KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/4111
- Karar no
- 2025/2779
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/04/2025
- Numarası
- 2024/40 - Derdest
- Davanın konusu
- Cezai Şart, Tazminat, Nama İfaya İzin Verilmesi - Tedbir
- İstinaf tarihi
- 05/05/2025
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.
İstinaf sebepleri: Davacı ara karara süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde davalı şirket tarafından bina inşa edilerek okul binası olarak tarafına kiralanmasına ilişkin olarak 01.06.2018 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket tarafından inşası üstlenilen taşınmazla alakalı olarak birtakım eksikliklerin ve sözleşmeye aykırılıkların mevcut olduğunu,
taraflar arasındaki sözleşme ve eklerine göre binadaki eksikliklerin ve sözleşme ve eklerine aykırılıkların ve bu eksik ve aykırılıkların her birinin giderilmesi için gerekli olan harcama tutarlarının tespiti amacıyla İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/37 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti istendiğini ve işbu dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile eksiklik ve aykırılıkların tespit edildiğini ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için ödenmesi gereken bedelin toplamda 479.500,00 TL olduğunun bildirildiğini, davalı şirketin,
sözleşme gereği yapması gerekip de yapmadığı ya da ayıplı olarak yaptığı işler bulunduğunu ve halen tamamlanmadığını, herhangi bir gecikmeye ve ek zarara sebebiyet verilmemesi amacıyla davalı şirket tarafından yapılmayan işlerin yapılması,
ayıplı işlerin ayıplarının giderilmesi işlerinin tarafına ya da yetkili kılacağı üçüncü kişiler tarafından yapılmasına izin verilmesinin talep edildiğini, binada tespit edilen temel sorunun, izolasyon sorunu olduğunu, halen okul olarak kullanılmakta olan binadaki bu sorunun yaz aylarında mutlaka giderilmesi gerektiğini, işbu eğitim yılının sona ermesi ile birlikte Eylül 2025 itibariyle yeni öğretim yılının başlayacağı öngörüldüğünden izolasyon sorununun o tarihe kadar giderilememesinin, öğretimde aksamalara yol açabileceğini,
yaklaşık ispat ve tedbir şartlarının oluştuğunu belirterek ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, açtığı sözleşmenin 2.9. maddesinde belirtilen ve 30.04.2019 tarihinden itibaren işlemeye başlayan cezai şart alacağının şimdilik 1.000.000,00 TL tutarındaki kısmının 30.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili, davalı şirket tarafından eksik bırakılan ya da ayıplı olarak yapılmış olan işlerin yapılmasına izin verilmesi,
davalı şirket tarafından eksik bırakılan ya da ayıplı olarak yapılmış olan işlerin bedelinin şimdilik 479.500,00 TL tutarındaki kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili talepli davasında, öncelikle dava konusu binanın okul olarak kullanılması nedeniyle yaz aylarında yapılarak yeni öğretim yılına kadar tamamlanması gereken izolasyon işlerinin davacı şirket ya da davacı şirketin yetkili kılacağı 3. kişiler tarafından yapılmasının sağlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme 16/04/2025 tarihli ara kararı ile, İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/37 D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırılmış olması, söz konusu tespite ilişkin dosyanın UYAP içeriği, ihtiyati tedbire ilişkin yasal düzenlemeler, yakın ispata ilişkin kurallar, ihtimali durumlara bağlı menfaat dengeleri, öncelikli hukuki yararın olup olmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde söz konusu tedbir talebinin yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varıldığından tedbir talebinin reddine karar vermiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 389/1 maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Dava konusunun sözleşmenin 2.9. maddesinde belirtilen ve 30.04.2019 tarihinden itibaren işlemeye başlayan cezai şart alacağının şimdilik 1.000.000,00 TL tutarındaki kısmının 30.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili, davalı şirket tarafından eksik bırakılan ya da ayıplı olarak yapılmış olan işlerin yapılmasına izin verilmesi, davalı şirket tarafından eksik bırakılan ya da ayıplı olarak yapılmış olan işlerin bedelinin şimdilik 479.500,00 TL tutarındaki kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili talepleri olduğu,
öncelikle özellikle dava konusu bina okul olarak kullanıldığından yaz aylarında yapılarak yeni öğretim yılına kadar tamamlanması gereken izolasyon işlerinin tarafından veya yetkili kılacağı üçüncü kişiler tarafından yapılması konusunda ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin mahkeme ara kararının, Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği ve HMK'nun 391. maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere, "dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde" başka bir deyişle "davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde" ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle hukuka uygun olduğu,
istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dairemiz ilk derece mahkemesi ara kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, ara kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme ara kararının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi, E. 2025/4111, K. 2025/2779, 18 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama