KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/3419
- Karar no
- 2024/2235
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2024
- Numarası
- 2023/314 Esas, 2024/608 Karar
- Davanın konusu
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali
Karar Metni
1.260 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili, dava dışı ... San.Tic.Ltdi.Şti ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine teminat olarak davacı ...'ya ait olan Kadıköy ilçesi ... mahallesi ... Ada ...
Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... nolu bağımsız bölüm üzerinde ipotek tesis edildiğini, davacıların karı koca iken İstanbul Anadolu 18.Aile Mahkemesinin 2015/323 sayılı dosyası ile boşandıklarını, boşanma protokolü gereğince ipoteğe konu dairenin davacı bayana devri yapıldığını, tapuda ipotekli olarak devredildiğini;
devirden önce davacı kadın müvekkili banka müdürüyle görüştüğünü, banka müdürünün ''kredi borcu ödenmiş, talep edin kaldıralım'' dediğini, 11/05/2022 tarihinde ipoteğin kaldırılması için bankadan talepte bulunulduğunu, ancak olumlu bir sonuç alınamadığını bunun üzerine 29/06/2022 tarihinde Noter ihtarı gönderilerek ipoteğin kaldırılmasının istendiği, bankanın 13/07/2022 tarihli cevabı ihtarında ''borç devam ediyor'' denildiğini; bir müddet sonra davalı ... tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu Gayrimenkul İcra Dairesinin ... sayılı icra takibi başlatılarak ipoteğin paraya çevrilmesinin istendiğini;
... tarafından banka borcu ödenerek banka alacağının temlik alındığından bahisle icra takibine başlandığını; bu şahsın borçlu şirket ...
San.Tic.Ltd.Şti'nin ortağı olduğunu, banka ile aralarında muvazaa yaparak iş bu temliği gerçekleştirdiklerini; şirketinin borçlarını ödeyen ...'ın artık sadece bu borca ipotek veren davacı yana başvuramayacağını belirterek; alacağı kalmayan bankanın söz konusu temliği yapamayacağını, temliğin geçersiz olduğunu bu nedenle ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı ... vekili, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, usulünce oluşturulan ipoteğin yasal gereklilikler oluşmadan fekkinin talep edilemeyeceğini, müvekkilinin ipotek ve teminat altına alınan banka borcunu ödeyerek bankadan alacak haklarını temlik aldığını, temliğin usulünce alındığını, dava dışı borçlu şirketin 2 ortaklı bir şirket olduğunu, müvekkilinin %50 hissesinin bulunduğunu; bu nedenle müvekkilinden şirketin sahibi olarak bahsedilmesinin ve borçlu şirket ile temlik alacaklısı sıfatlarının birleştiğinden bahsedebilmenin mümkün olmadığını, davacı ...'nin ve ortaklarının ...
Şirketinden haksız menfaat sağlamak amacıyla hileli davranışlarda bulunarak yüklü miktarda mal aldıklarını, ödeme yapmayarak şirketi zarara soktuklarını; alacakları içinde ...'nun ortağı olduğu ... Tic. Ltd.
Şti'nin yarı hissesinin müvekkiline devrini taahhüt ettiklerini, tüm görüşmeler ve çekilen ihtarlara rağmen hisse devrini gerçekleştirmediklerini müvekkili ile banka arasındaki anlaşma gereğince, müvekkilince ortağı olan şirketin tarafı olduğu kredi ilişkisini sona erdirmek ve şirketin daha çok zarar görmesini engellemek için müvekkilinin kendi cebinden borcu ödeyerek banka alacağını temlik aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı banka cevap dilekçesinde özetle, dava dışı ...
Şirketine kredi verdiklerini, verilen krediye teminat olarak; o vakit taşınmazın maliki olan davacı ...'nun rızası ile ipotek konduğunu; daha sonra taşınmazın ipotekli olarak ... tarafından diğer davacıya satıldığını; taşınmaz üzerinde ..'nun mülkiyet hakkı sona erdiği için esasen aktif dava ehliyeti kalmadığını; temlik tarihi itibarıyla bankanın kredi alacağının devam ettiğini, kredi alacağının bir kısmının temlik edildiğini, bunu içinde ipotekten kaynaklı haklarının da bulunduğunu; ipoteğin doğmuş ve doğacak tüm borçlar için kurulup limiti ve temin ettiği borç miktarı ile geçerli olduğunu;
alacaklı bankanın herhangi bir izne tabi olmaksızın alacağını temlik etme hakkının bulunduğunu; bu çerçevede temliğin gerçekleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2023/314 E, 2024/608 K sayılı kararı ile, "Davanın ... Bankası yönünden HUSUMETTEN REDDİNE, Davanın davalı ... yönünden ise ESASTAN REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İstanbul anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/325 e.
Sayılı dosyasının celp edilmediğini, bu dosya içeriğinde davalı ...'ın muvazaalı işlemler ile ... şirketinin içini nasıl boşaltıp, müvekkilinin mal varlığını haksız ve hukuka aykırı bir şekilde almış olduğu hususunu ortaya konulduğunu, bu dosya içeriği ve bu dava dosyasında belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince muvazaaya ilişkin açıklamalar derinlemesine incelenmeden karar tesis edildiğini, ayrıca taşınmaz üzerinde hala 6.000.000 TL bedelli ipotek bulunduğunu, davanın açılmasından sonra tapuda ipoteğin temlik edildiğini ve öncesinde temlik işlemi dahi yapılmadığını,
hala tapuda ipotek bedeli bu miktarın göründüğünü, delillerin değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ipoteğin fekkine ilişkindir.6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir. Yine. HMK'nun 357.
Maddesine göre de "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." HMK.'nun 114. maddesinde " diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. " denilmek suretiyle dava şartlarına atıfta bulunulmuştur.
HMK.nun 353/1-a-4 maddesine göre " ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa (diğer dava şartlarına aykırılık bulunması halinde) Bölge Adliye Mahkemesi esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye ...gönderilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.
"492 sayılı Harçlar Kanunu'nun “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32.maddesinde ise, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
492 Sayılı Kanun'un 30. Maddesinde de, yargılama sırasında tesbit olunan dava değerinin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için yargılamaya devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı.
HMK da gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu belirtildiğine göre, yargılama sırasında tesbit olunan dava değeri üzerinden tarife uyarınca alınması gereken peşin nispi karar ve ilam harcı ilgilisince tamamlanmadan davaya devam edilmesi olanağından söz edilemez.
492 sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Aksi halin kabulü, istinaf ve temyiz sınırlarına göre tarafların kanun yoluna başvuru hakkının elinden alınmasına neden olacağından HMK. nun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.
Harç ikmali davaya devam şartlarından olduğu için öncelikle incelenmesi gerekmiştir. Somut olayda, davacı taraf İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davalı banka lehine konulan 6.000.000 TL bedelli ipoteğin terkinini talep etmiş olup, fekki istenilen ipotek bedeli (6.000.000 TL) üzerinden hesaplanacak harcın ikmal ettirilmesi zorunludur. Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemleri yapılmaz.
Mahkemece, harcın ikmali için aynı kanunun 30. maddesi uyarınca süre verilerek, re'sen eksik harç tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde, yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, dava dosyasında eksik nisbi harçla davanın yürütülüp karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri incelemeksizin kamu düzenine aykırılık nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3419, K. 2024/2235, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama