KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2019
- Dosya no
- 2017/2129
- Karar no
- 2019/769
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/05/2017
- Numarası
- 2015/468 E. 2017/473 K.
- Davanın konusu
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 18/04/2019
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
21/12/2013 günü İstanbul ... caddesi mevkiinde davalı..... yönetimindeki araç ile karşıdan karşıya geçen müvekkillerinin annesi-eşi olan ..... çarparak kaçtığını ve ölümüne sebebiyet verdiğini , ceza mahkemesince alınan kusur raporunun %50 oranında olduğunu ,bilirkişi marifeti ile cenaze giderlerinin tespitini istediklerini , müteveffa eşinin ev hizmetlerinin yapılamamasından dolayı yoksunluk yaşadığını ,sigorta firmasının başvuru sonucu yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılar .... ve ... müştereken müteselsilen sigorta dahilinde tazminat sorumluluğu var ise ....
Sigortadan sorumluluğu nispetinde olmak üzere ... için 20.000 TL diğer davacılar için 6.000'er TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın davalılar yönünden olay tarihinden sigorta yönünden ise sigortanın manevi tazminat sorumluluğu bulunması halinde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle alınarak davacılara verilmesini ,Davacı .... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere tutarı belirlenerek davalılar .... ve .... müştereken müteselsilen olay tarihinden işletilecek faizi ile şimdilik 1.000 TL,
sigortadan ise sorumluluğu ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden işletilecek yasal faiz ile 1.000 TL'nin alınarak davacılara verilmesini ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmilini talep etmiştir.Davalı .... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Kazada kusuru olmadığını ,kaza sırasında kaza mahallinde dahi olmadığını ,sigorta şirketince davacılara ödeme yapıldığını ,davacıların aylıklarının sorulması gerektiğini ,ceza dosyasında kusur oranının %50 olduğunu ,istenen maddi tazminatın fahiş olduğunu ,istenen manevi tazminatı ödeme gücünün olmadığını belirterek davanın reddini yargılama giderlerinin davacılara tahmilini talep etmiştir.Davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle ;Davaya konu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve azami 250.000-TL ile sınırlı olduğunundan davanın reddini yargılama giderlerinin davacılara tahmilini talep
etmiştir.Mahkemece; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacı .... maddi tazminat talebinin reddine, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne, davacı .... için 10.000 TL, diğer davalılar .... için ayrı ayrı 3.000,00-er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve.... müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, ....
Sigortaya yönelik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Davacılar ..... vekili ile davalı .... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacılar ..... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu, davacı .... yeniden evlenebilmek amacıyla yapmış olduğu 30.000,00-TL masrafın değerlendirilmediğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalının istinafı üzerine verdiği dilekçe de ise vekalet ücretinin kendileri yönünden de düzeltilmesini istemiştir.Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece takdir edilen manevi tazminatın fazla olduğunu, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, sigorta şirketi tarafından maddi tazminata ilişkin yapılan fazla ödemelerin manevi tazminattan mahsubu gerektiği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
21/12/2013 olay tarihinde davalı .... sürücüsü davalı .... maliki davalı .... AŞ.nin ise ZMM sigortacısı olduğu ..... plaka sayılı aracın davacıların desteği .... çarpması sonucu desteğin yaşamını yitirdiği, davacıların ise destekten yoksun kaldığı anlaşılmıştır.Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır. 1- Davalı ... tarafından 75,15-TL istinaf karar ve ilam harcı mahkemesince muhtıra çıkarılmasına rağmen yatırılmamıştır.
Bu nedenle davalı .... in istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı .... dava dilekçesinde destekten yoksun kalma için tazminat talebinde bulunduğu, bu haliyle yeniden evlenmek için yaptığı harcamalara ilişkin talebinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu talebin doğrudan zarar kapsamı içerisinde yer almadığı anlaşıldığından bu yöne ilişen istinaf talebi yerinde değildir.3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu,davacıların desteğin kendi kusuruna göre tazminat talep etmesi, davacıların desteğinin olayda ölmüş bulunması, desteğin yaşı, davacıların ölenle yakınlık durumu ve, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda.
Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.4- Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, bu nedenle her bir davacının davasının bağımsız olduğu ve davacılar .... ile ... vekilinin bulunmadığı gözetildiğinde vekalet ücreti de hatalı hesaplanmıştır.Yukarıda belirtilen 3 ve 4. Bendde belirtilen nedenlerle kararın kaldırılması gerektiği ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden tarafların bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK.353/1-b/2 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/2129, K. 2019/769, 18 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama