KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2019
- Dosya no
- 2017/2228
- Karar no
- 2019/843
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/03/2017
- Numarası
- 2016/1019 E.-2017/432 K.
- Davanın konusu
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 24/04/2019
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
02/11/2014 olay tarihinde davalı ....Ltd.Şti.nin maliki, davalı ...'ün sürücüsü olduğu .... plaka sayılı araca diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu .... plaka sayılı aracın çarpması sonucu .... sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların anne ve babasının yaşamını yitirdiğini ve davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00-TL manevi tazminatın sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ....
Ltd.Şti.cevabında; davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile; davacıların herbiri için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın 3.000,00 TL kısmından davalı ... , 7.000,00 TL kısmından diğer davalılar sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar vermiştir.Davacılar vekili ile davalı ....Ltd.Şti.vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde;
mahkemce hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.Davalı ....Ltd.Şti.vekili istinaf dilekçesinde; olayı iş kazası olmadığını bu nedenle tazminat ile sorumlu tutulamayacaklarını, kusur raporunun hatalı olduğun, hükmedilen manevi tazminatın ise fahiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
02/11/2014 olay tarihinde davalı ....Ltd.Şti.nin maliki, davalı ...'ün sürücüsü olduğu .... plaka sayılı araca diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu .... plaka sayılı aracın çarpması sonucu.... sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların anne ve babasının yaşamını yitirdiği ve davacıların destekten yoksun kaldığı anlaşılmıştır.Dava, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davalı ....Ltd.Şti.nin araç maliki olup işletenin sıfatı ile meydana gelen kazadan kaynaklanan zararlardan sorumlu olduğuna, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf istemleri yerinde değildir.2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre,
hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, ölenlerin kusursuz oluşu, davacıların anne ve babalarının aynı anda ölmüş bulunması, yaşları ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı fazla değil, azdır.
Yukarıda ki açıklamalar ışığında davalı vekilinin 1 ve 2 nolu bentte belirtilen sebeplerle istinaf talebinin HMK 353/1/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacının istinaf talebinin 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle kabulü ile kararın bu nedenle kaldırılmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK.353/1-b/2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/2228, K. 2019/843, 24 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama