KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2018
- Dosya no
- 2017/609
- Karar no
- 2018/80
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/02/2017
- Numarası
- 2015/80 - 2017/104
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 31/01/2018
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan davalılardan ...'un işleteni diğer davalı ...'un ise sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsünün tam kusuru neticesinde, davacıya ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda 06/01/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vekil edenine ait aracın hasarlandığını, davalı sigorta şirketine başvuru sonucunda kendilerine 22.000,00-TL ödemede bulunulabileceğinin bilgisinin verildiğini, ancak hasar bedelinin bu miktarın çok üzerinde olduğunu açıklayarak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla.
26.800,00-TL'si hasar bedeli, 1.000-TL'si değer kaybı bedeli 1.000-TLsi aracın alımı için kullanılan taşıt kredisine ödenen faiz miktarı, 1.000-TL si ikame araç bedeli, 1.000-Tl'side kazanç kaybına karşılık olmak kaydıyla 4.000-TL maddi tazminat dahil toplam 30.800,00-TL'nin ( 26.800,00-TL'sinden sorumlu olan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile) kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 22/06/2016 günlü ıslah dilekçesi ile de;
hasar bedeline ilişkin istek miktarını 33.000,00-TL'ye ikame araç bedeli zararına karşılık olan istek miktarını da 1.475,00-TL ye çıkarttıklarını açıklamıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili cevabında; vekil edeni şirketin trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar bedeline bağlı sorumluluğunun poliçe limiti olan 26.800,00-Tl ile sınırlı bulunduğunu, davacının zararını kanıtlaması gerektiğini, dava öncesinde herhangi bri başvuru olmaması nedeniyle faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar ise cevaplarında özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece; 06/01/20415 tarihinde meydana gelen ve davacıya ait ... plaka sayılı aracın hasarlanmasıyla sonuçlanan çift taraflı trafik kazasında, kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsü H...n %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz bulunduğu kabul edilerek, benimsenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının aracında meydana gelen gerçek hasar tutarının 33.000,00-TL olduğu, ikame araç bedelinin ise 1.475,00-TL bulunduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dikkate alındığında 26.800,00-TL ile sınırlı olduğu, değer farkı, taşıt kredisi faizi ve kazanç kaybına ilişkin taleplerin ise yersiz bulunduğu görüşünden hareketle;
1- Davanın davalılar ... ile davalı ... yönünden kısmen kabulü ile
a)Hasar tutarı olan 33.000 TL'nin 26.800 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketinden 16.05.2015 tarihinden, davalı ....i'den ise kaza tarihi olan 06.01.2015 tarihinden ; 6.200 TL'lik kısmının ise davalı .....'den ıslah tarihi olan 24.06.2016 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)İkame araç bedeli 1.475,00 TL'nin 1.000 TL'sinin 06.01.2015 kaza tarihinden;475 TL'sinin 24.06.2016 ıslah tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalı .....'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalı ölü .. hakkında açılan davanın miraçılar ... , ... , ... ve ...li'nin mirası reddetmeleri nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Karara karşı davalılardan ....A.Ş vekili tarafından süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; vekil edenin sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı belirlenirken 09/02/2015 tarihinde yapılmış olan 22.000-TL lik hasar ödemesinin dikkate alınmaması sonucunda bakiye sorumluluk sadece 4.800-TL olmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı bulunduğu ve ayrıca aracın sovtaj değerininde yanlış belirlendiği hususlarına yöneliktir.
Dava, trafik kazası sonucunda meydana gelen araç hasarına bağlı olarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.
1-İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenine, dosya arasındaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delilerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle uzman bilirkişilerce düzenlenen rapordaki zarar belirlemelerinin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi nedeniyle hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilememesine ve bilirkişinin sovtaj değerine ilişkin değerlendirmesine, davalı sigorta şirketinin rapora itirazında herhangi bir karşı koymasının da olmamasına göre; yazılı şekilde karar verilmesinde aşağıda belirtilen husus dışında bir yanlışlık bulunmamaktadır.
2-Yargılama sırasında davalı sigorta şirketi vekili, davacıya hasar bedeli olarak 22.000-TL ödeme yapıldığını belirterek, buna ilişkin kayıtları ve ödeme belgesini dosyasına sunmuştur.Davacı taraf da , davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden sonra kendilerine 22.000-TL ödeme yapıldığını 26/03/2015 günlü dilekçe ile açıkça kabul etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu ödemenin dikkate alınmamasının nedeni; mahkemenin 23/03/2015 günlü yazısı gereğince .....A.Ş tarafından dosyaya gönderilen 04/08/2015 günlü yazı cevabında, 22.000,00-TL'nin destekten yoksun kalma tazminatı olarak ödendiğine ilişkin maddi hataya dayandığı çok belirgin olan açıklamasıdır.
Bu durumda davalı sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında sorumlu olduğu 26.800-TL hasar bedelinin 22.000-TL lik kısmını davacıya ödediği anlaşıldığına ve hasardan sorumlu olanların birinin yaptığı ödeme kadar davanın konusuz kalacağı belirgin bulunduğuna göre; haksız zenginleşmeye de neden olunmaması için ödenen miktarın dikkate alınmasıyla hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı bir biçimde yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kazanılmış haklar, kesinleşen hususlar ile harcın da kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/609, K. 2018/80, 31 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama