KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Dosya no
- 2017/709
- Karar no
- 2018/322
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14/02/2017
- Numarası
- 2017/682 E. - 2017/682 K.
- İstinaf karar tarihi
- 29/03/2018
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Başvuran vekili sigorta tahkim komisyonun verdiği dilekçede özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru neticesinde 07/11/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vekil edeni ...'in yaralanarak malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda bir miktar ödemede bulunulmuş ise de; bu ödemenin yetersiz olması nedeniyle yapılan ikinci başvurunun ise sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 5.100-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı sigortadan tahsiline karar verilmesini istemiş, 19/09/2016 günlü dilekçe ile de istek miktarını 50.718,78-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili cevabında özetle; vekil edeni şirket nezdinde trafik sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı motosikletin çarpışması soncunda 07/11/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in yaralanarak malul kalması nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün olayda %25 oranında kusurlu bulunduğu ve maluliyet oranınında %12 olduğu kabul edilerek kendisine 12.928,00-TL maluliyet tazminatı ödendiğini, dolayısıyla başkaca bir sorumluluğun kalmadığını,
ancak yeniden zarar hesaplamasına gidilecek olursa hesaplamanın TRH 2010 mortalite tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulaması yapılarak belirlenmesini istediklerini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olması nedeniyle kusur oranının belirlenmesi ile birlikte yapılan ödemenin güncelleştirilmesi gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretininde her iki taraf için A.A.Ü.T. göre belirlenecek miktarın 1/5 oranında uygulanmasını istediklerini belirterek davaya karşı koymuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı bulunan... plaka sayılı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda 07/11/2014 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının %50 sigortalı araç sürücüsünün %25 ve dava dışı olup, kazanın oluşumuna katkı sağladığı anlaşılan kurumunda %25 oranında kusurlu bulunduğu,
davacıda meydana gelen yaralanmaya bağlı iş gücü kaybı oranın %12 olduğu görüşünden hareketle hükme esas alınan hesap bilirkişi raporu doğrultusunda talebin kabulü ile 50.718,78-TL tazminatın 17/05/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, sigorta şirketinin sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetine itirazı üzerine; itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; tahkim yargılamasında herhangi bir kusur belirlemesi yapılmadan ceza soruşturması sırasında alınan hatalı kusur belirlemesinin esas alınmasıyla ve başvuru sahibinin kusurunun değerlendirme dışı tutulmasıyla verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu hususuna yöneliktir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı olarak açılmış geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı zararının tazmin edilmesi isteğine ilişkindir.
İstinaf edenin sıfatına istinafın kapsam ve nedenine göre yapılan değerlendirmede taraflar arasında davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucunda 07/12/2014 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak %12 oranında beden gücü kaybına uğradığı, geçici iş göremezlik süresinin 7 gün olduğu ve davacıya sigorta şirketi tarafından başvuru sonucunda 17/05/2016 tarihinde 12.928,00-TL kısmi ödeme yapıldığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kazanın oluşumunda davacının ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranlarının ne olduğu ve belirlenen tazminat miktarından davacıya ait kusur oranında indirim yapılıp yapılması gerekmediğine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevabında; kusur oranlarının Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/70863-64 no'lu soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini buna göre davacının %50 oranında sigortalı araç sürücüsününde %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini açıklayarak vekil edeni şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında olduğunu ileri sürmüş ve fakat yeniden kusur raporu alınması isteğinde bulunmamıştır.
Bu nedenle sigorta tahkim komisyonunca yapılan yargılamada yeni bir rapor alınmadan mevcut duruma göre karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki somut olayda davacının olaydaki kusurunun %50 olduğu belirgindir.
Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda belirtilen toplam zarar tutarının davacının kusuruna denk gelen kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu olamayacağı düşünülerek, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda belirlenen 64.003,81-TL toplam zarar miktarından davacının %50 kusuruna denk gelen miktarın düşülmesi ve ondan sonra sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirmesi sonucunda bilirkişi tarafından tespit edilen 13.285,03- TL'nin indirilmesi ile bulunacak tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken,
davacı olayın gerçekleşmesinde hiç kusurlu değilmiş gibi yapılan hesaplama sonucunda yazılı olduğu biçimde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, az yukarıda açıklanan uyarlama ilkeleri gözetilerek; HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/709, K. 2018/322, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama