KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Dosya no
- 2017/767
- Karar no
- 2018/425
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11/10/2016
- Numarası
- 2016/3152 2016/3152
- Davanın konusu
- Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
- İstinaf karar tarihi
- 19/04/2018
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Başvuran vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna verdiği dilekçede özetle; davalı ... şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plâka sayılı araç sürücüsünün tam kusuru neticesinde 19.05.2008 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak İzmir 9 Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 22/06/2015 gün ve 318 sayılı raporundan da anlaşılacağı üzere %28 oranında kalıcı beden gücü kaybına uğradığını,
davalı ... şirketine yapılan başvurudan ise sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalma kaydıyla 45.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş, 08/03/2016 günlü ıslah dilekçesi ile de istek miktarını 100.000,00-TL'ye çıkardıklarını açıklamıştır.
Davalı ... şirketi vekili cevabında özetle; başvuru dilekçesine eklenen ve davacının %28 oranında beden gücü kaybına uğradığına ilişkin bulunan raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri ve ekindeki listelere göre düzenlenmediğini, bu nedenle yeniden malûliyet raporu alınması gerektiğini, ayrıca davacının sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi ve hatır için taşınması nedeniyle belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indirimi yapılmasını istediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davalı ... şirketi nezdinde trafik sigortalı bulunan ..plâka sayılı aracın sürücüsünün tam kusuru ile 19.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak %28 oranında beden gücü kaybına uğradığı,
davacının arkadaşının kullandığı araca binmesinin karşılıksız bir taşıma olmayıp aralarındaki uzun süreli ilişki nedeniyle olması karşısında bu taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği görüşünden hareketle hükme esas alınan 02/03/2016 günlü hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda davacının uğradığı beden gücü kaybı zararının 174.004,03-TL olduğu ancak davacının alkollü olduğunu bildiği araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araca binmesi nedeniyle takdiren %25 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği,
bu durumda davacıya ödenmesi gereken tazminat tutarının 130.503,17-TL olduğu ancak sigorta teminat limitinin 100.000,00-TL olması nedeniyle başvurunun kabûlü ile 100.000,00-TL tazminatın 13.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiş; sigorta şirketinin Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetine itirazı üzerine itirazın reddine karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararına karşı davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda muhtemel bakiye ömrün hesaplanmasında kaza tarihinin değil rapor tarihinin esas alınması sonucunda 1 yıl 8 aylık fazladan hesaplanma yapıldığı, Asgari Geçim İndiriminin hatalı uygulandığı, malûliyetin belirlenmesine esas alınan raporun yeterli ve geçerli bir rapor olmadığı, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmamasının doğru olmadığı ve kabûle göre de; davacı taraf lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla belirlendiği hususlarına yöneliktir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan kalıcı beden gücü kaybına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur. Bu belirlemenin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; davacı tarafça alınarak dava dilekçesine eklenen hükme esas alındığı anlaşılan 9 Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesine ait 22/06/2015 gün ve 318 sayılı Sağlık Kurulu Raporunun kaza tarihi olan 19.05.2008 tarihinde yürürlükte bulunan. "Sosyal Sigorta Sağlık İşleri Tüzüğüne" göre değil kaza tarihinden sonra 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren.
"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği" ekindeki Meslekte Kazanma Gücü Azalma Oranları Cetvelininin esas alınmasıyla düzenlendiği dolayısıyla yeterli ve geçerli bir rapor olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda hakem heyetince yargılamanın tahkim yargılaması olduğuda gözetilerek Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden seçilecek uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü esas alınarak davacıda var olduğu ileri sürülen işgöremezlik oranının ne olduğu tespit edilmeli ve ondan sonra davacının uğradığı gerçek zarar kapsamı belirlenmesi için aktüer bilirkişiden rapor alınmalı ve oluşacak duruma göre davacının talepleri konusunda bir karar verilmesi gerekirken bunların yapılmamış olması HMK'nun 353/1-a/6 maddesi kapsamında yerinde görülmediğinden;
davalının bu yönü amaçlayan istinaf itirazlarının kabulüne; belirlenen duruma göre de diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/767, K. 2018/425, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama