KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2018
- Dosya no
- 2017/867
- Karar no
- 2018/564
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/12/2016
- Numarası
- 2016/4602E,- 2016/4602K.
- Davanın konusu
- Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
- İstinaf karar tarihi
- 24/05/2018
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Başvuran vekili, Sigorta Tahkim Komisyonuna sunduğu dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plâka sayılı aracın ... plâka sayılı duran araca çarpması sonucunda 09.07.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında... plâka sayılı aracın sürücüsü bulunan ve başvuru sahibi ...'ın da oğlu olan destek ...'ın hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 5.100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... şirketi vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuru sahibinin ıslah veya talep arttırım dilekçesi sunmadığı belirtilerek taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabûlü ile 5.100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı tarafça Uyuşmazlık Hakem Heyetince uzman bilirkişişi ...'tan alınan 19.07.2016 günlü rapora itiraz ettikleri, hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürdükleri ve yeniden hesaplama yapılmasını istedikleri halde bu yöndeki isteklerinin değerlendirme dışı tutulması sonucunda verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürülerek Sigorta Tahkim Komisyonuna İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itirazda bulunulmuş ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla dilekçe ekinde sundukları özel bilirkişi raporu doğrultusunda 97.722,24-TL tazminatın hüküm altına alınması istediklerini açıklamışlardır.
İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafın itirazları doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak; davalı ... şirketi nezdinde ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsü destek ...'ın tam kusurlu bir şekilde park halindeki diğer bir araca çarpması sonucunda 09.07.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiği;
davacının, oğlu olan ...'ın ölümüyle uğradığı destek zararının 04.11.2016 günlü bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere 70.194,92-TL olduğu kabûl edilerek başvurunun kısmen kabûlü ile 70.194,92-TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.04.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, bakiye 27.527,32-TL'lik talebin ise reddine karar verilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti karararına karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki destek paylarının hesaplanmasında hata yapılarak eksik zarar miktarı belirlendiği, kendi imkânları ile edindikleri bilirkişi raporu uyarınca karar verilmesi veya bu konuda ek rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporu uyarınca yazılı biçimde karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu hususlarına yöneliktir. Dava, trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüm olayına bağlı olarak açılmış destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. İstinaf edenin sıfatı, istinafın kapsam ve nedenleri ile sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme sonucunda;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle olaya, oluşa ve Yargıtay uygulamalarına uygun denetlenebilir gerekçeler içeren uzman bilirkişi .. . tarafından düzenlenen 04.11.2016 günlü hesap raporunun hükme esas alınmasında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması, davacı tarafın dayanağını oluşturan ve Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda;
açıkça gelir paylaştırma tablosuna göre anne ve babanın payının muhtemel çocukların payının yarısı olmasına rağmen destek hesabı yapılırken anne, baba ve çocukların paylarının eşit olacağı ve bakiye ömür hesaplamasının olay tarihi değil hesap tarihi olması gerektiği varsayımından hareketle yapılmış olması ve bu hesaplama şeklinin isabetsiz bulunduğunun belirgin olmasına,dolayısı ile çelişik bir durumun varlığından söz edilemeyeceğine göre; davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca isteğin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/867, K. 2018/564, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama