KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Dosya no
- 2018/126
- Karar no
- 2019/4106
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/11/2017
- Numarası
- 2017/6535 Hakem Kar. Saklama, 2017/6535 K.
- Davanın konusu
- Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
- İstinaf karar tarihi
- 19/12/2019
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna sunduğu dava dilekçesi ile, 16/02/2016 tarihinde ZMMS Poliçesi olmayan ... plâka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malûl kaldığını, davalı Güvence Hesabına yapılan başvurunun reddedildiğini, ceza davasında şikayetten vazgeçilmiş olmasının davacının tazminat istemini ortadan kaldırmayacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.001,00-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesi ile.
Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2874 Soruşturma, 2016/2961 Karar no'lu dosyasında 10/05/2016 tarihli uzlaştırma raporunda belirtildiği üzere davacı ... yapılan uzlaşma teklifini kabûl ettiği, zararlarının giderildiği ve şikayetten vazgeçtiği, bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının araç sürücüsü ile uzlaşmış olması nedeniyle CMK.253/19.maddesi gereğince artık tazminat talebinde bulunayacağını, kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini,
malûliyet oranının belirlenmesine ilişkin alınacak rapor ile tazminat hesaplamasının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlarda belirtilen esaslara yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince.
Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında davacı ile araç sürücüsü ... arasında 10/05/2016 tarihli uzlaştırma raporunun düzenlendiği, davacının uzlaşma raporundaki beyanlarından anlaşılacağı üzere araç sürücüsü ile uzlaşmayı kabûl ettiği, zararının giderildiği, olay nedeniyle kimseden herhangi bir şikâyetinin olmadığı, maddi ve manevi hiçbir talebi bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu, CMK.253/19.maddesi hükmü dikkate alındığında davacının artık tazminat davası açamayacağı görüşünden hareketle davacının talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine,
İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri; davacının ceza davasındaki şikayetten vazgeçmesinin tazminat istemesine engel olmadığı, KTK'dan kaynaklanan hukuki sorumlulukları ortadan kaldıran ya da daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, yargılama yapılarak tazminat talepleriyle ilgili karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava trafik kazası nedeniyle malûliyet talebi tazminatı isteğine ilişkin bulunmaktadır.16/02/2016 tarihinde ... plakalı aracın davacıya çarpması şeklinde trafik kazası gerçekleştiği, kaza sonucu davacının yaralandığı dosya kapsamıyla sabittir.
Olaya ilişkin olarak açılan Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/2874 sayılı soruşturma dosyasında, savcılık tarafından, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulmuş, kazadaki yaralanma nedeniyle şüpheli ... davacıya 1.500,00-TL. ödemesi konusunda tarafların uzlaştıklarına dair 10/05/2016 tarihli uzlaştırma raporu düzenlenmiş, Cumhuriyet Savcısınca uzlaştırma raporu onaylanmış ve Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04/05/2016 tarihli kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın dayanağını oluşturan 10/05/2016 tarihli uzlaşma raporu incelendiğinde,
tarafların anlaşmaya vardıkları 1.500,00-TL'lik bedelin davacı tarafından kaza sonrasında hastane masrafları da dahil olmak üzere yapılan masraflara ilişkin olduğu, bedelin davacının maluliyet tazminatına ilişkin olmadığı, hatta bu tarih itibariyle davacının maluliyet durumunu belirleyen bir raporun dahi düzenlenmemiş olduğu, uzlaşmanın sonuçları hakkında da davacıya yeterli ve açık bir bilgi verilmediği, davacı ile telefon ile görüşüldüğü sadece "uzlaşmanın anlam ve sonuçları anlatıldı" şeklinde soyut bir ifade ile yetinildiği görülmektedir.
Bu durumda, söz konusu uzlaşma raporunun yasanın aradığı anlam ve nitelikte bir uzlaşma kapsamında bulunmadığı, diğer bir ifadeyle davacının şartlarını ve sonuçlarını tam olarak kavrar bir biçimde özgür iradesiyle yaptığı bir anlaşma niteliği taşımadığı gibi, davacının uğramış olduğu maluliyet zararının giderilmesine ilişkin bir belge niteliğinde de bulunmamaktadır.
Bu nedenle söz konusu uzlaşma tutanağına istinaden CMK 253/19. maddesi gereğince davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi hatalı bulunmaktadır. Bu itibarla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince verilen kararın kaldırılmasına, davacının tazminat talebi ile ilgili olarak yargılama yapılıp yeniden karar verilmesi amacıyla dosyanın Tahkim Komisyonuna geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/126, K. 2019/4106, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama