KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Mahkemenin Dosyası İle Birleşen İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1029 Esas Sayılı Dava Dosyası;
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2020
- Dosya no
- 2018/506
- Karar no
- 2020/10
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/12/2017
- Numarası
- 2014/319 E., 2017/1217 K.
- Davanın konusu
- Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat.
- İstinaf karar tarihi
- 09/01/2020
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili asıl dava dosyasına sunduğu dava dilekçesi ile. 03/11/2013 tarihinde, ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... A.
Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, yolcu konumunda olan davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını belirterek, 6100 Sayılı HMK 107. maddesi gereğince, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili Mahkeme dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1029 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesi ile. 03/11/2013 tarihinde, ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ...
Kooperatifi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, yolcu konumunda olan davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan ... A. Ş. aleyhine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/319 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, söz konusu dosya kapsamında temin edilen bilirkişi raporu ile davalı ...
Kooperatifi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün de kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun tespit edildiğini belirterek, 6100 Sayılı HMK 107. maddesi gereğince, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini, HMK 166 maddesi gereğince açılan davanın Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/319 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 10/11/2017 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davalı ...A. Ş.'ye yönelik talebini 18.340,00-TL'ye yükseltmiş, ayrıca davalı ... A. Ş. ile sulh olunduğundan bu davalıdan herhangi bir taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir. Davalı ... A.
Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Kooperatifi vekili cevap dilekçesi ile, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyete uğradığını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; yapılan yargılama sonunda. "ASIL DAVADA,1-Asıl dosya bakımından davanın KABULÜNE, 18.340-TL'nin poliçe limitleri dahilinde davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 3.000-TL'sinin dava tarihinden, bakiye kısma ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 10/11/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,...BİRLEŞEN DAVADA;1-Birleşen dosya bakımından davalı ...
AŞ ile sulh olunduğu bildirilmiş olmakla, bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri; belirsiz alacak davası olarak açılan davada, kabulüne karar verilen tüm tazminat miktarı için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslah ile artırılan miktar yönünden ıslah tarihiden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu hususuna ilişkindir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davaya konu ettiği maddi tazminat için temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, dava dilekçesinde istenen miktara, davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden, ıslah ile artırılan bölüme ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır.
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısı bakımından ise, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.Mahkeme tarafından, dava dilekçesinde talep edilen bedellere, dava tarihinden faiz işletilmesinde bir usulsüzlük bulunmamakla birlikte;
davalı sigortacı yönünden, ıslah edilen kısım itibariyle de dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2016 tarih ve 2014/14326 E., 2016/11637 K. sayılı kararı).Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın kaldırılmasına,
Mahkemece kabulüne karar verilen tüm maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/506, K. 2020/10, 9 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama