KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2018
- Dosya no
- 2018/844
- Karar no
- 2018/409
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2017
- Numarası
- 2017/1129 E- 2017/1169 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 12/04/2018
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, trafik kazası sonucu tazminat istemine ilişkindir. Davalı ...Ş şirketine ait diğer davalı ... in kullandığı aracın, trafik kazası yapması sonucu davacının yararlandığını ileri sürülmüştür. Mahkemece,davanın haksız fiile dayalı tazminat istimine ilişkin olması ve davacı tarafın tacir olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
İstinaf istemi; trafik kazasının davalıların işleten ve sürücü olduğu otobüste, davacının şehirler arası yolculuk yaparken meydana geldiğini, yolcu taşıma sözleşmesi TTK nun 850.ve devamı maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle taşıma işinin de ticari işletme faaliyeti bulunduğunu, davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmasına rağmen hatalı karar verildiğine ilişkindir.
Davalılardan biri tacir olmakla birlikte; davacı tacir değildir ve davalılar arasında sigorta şirketide bulunmamaktadır.bu durumda olay ticari işletme ile ilgisi değildir.
07.11.2013 tarihinde kabul edilen, 28.11.2013 tarihli 28835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinden altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2.maddesinde: "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik işlemleri kapsar" hükmüne yer verilmiş.
Yasa'nın 3.maddesinin (1.) bendinin (1) alt bendinde: "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi"; aynı maddenin (k) alt bendinde ise: "Tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Yine aynı maddenin (d) alt bendinde: "Hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu ifade eder" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin, 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için; yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal veya hizmet satışının: başka bir ifade ile bir tüketici işleminin olması gerekir.
6502 sayılı Yasanın 73/1'inci maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davaların, tüketici mahkemelerinde çözümleneceği" öngörülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde,yolcu taşıma sözleşmesi uyarınca şehirlerarası yolda otobüsle seyahat eden davacı tüketici, davalı ise satıcı konumundadır. Dava, yasanın yürürlüğe girdiği 28.5.2014 tarihinden sonra 15.12.2017 tarihinde açıldığına göre davaya bakma görevi tüketici mahkemesine aittir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup; yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. (HMK. M.1). Mahkemece, yanlış mahkemeye yönelik görevsizlik kararı verilmesi yerine anlatıldığı biçimde hüküm kurulması gerektiğinden; davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulu ile kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/844, K. 2018/409, 12 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama