KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2021
- Dosya no
- 2019/3281
- Karar no
- 2021/2007
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/05/2019
- Numarası
- 2014/247 Esas - 2019/514 Karar
- Dava
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 16/12/2021
Karar Metni
1.506 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı ticari aracın neden olduğu 01/04/2013 günlü trafik kazasında ...'ın yaralanarak kalıcı şekilde maluliyete uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) yol masrafı olarak 1.000,00-TL, sürekli iş göremezlik zararına karşılık olarak 3.000,00-TL, tedavi süreci ile ömür boyu bakıcı gideri zararına karşılık olarak 2.000,00-TL olmak üzere toplam 6.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte.
200.000,00-TL manevi tazminatın da davalı ...'ten olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş.
19/02/2018 günlü bedel artırım dilekçesi ile de bilirkişi raporu ile sürekli iş göremezlik zararının 230.988,90-TL, bakıcı gideri zararının da 282.861,44-TL olduğunun belirlendiğini açıklayarak iş gücü kaybı-sürekli iş göremezlik tazminatı ilişkin istek miktarını 230.988,90-TL'ye, tedavi süreci ile ömür boyu bakıcı gideri zararına ilişkin istek miktarını da 282.861,44-TL'ye çıkarttıklarını bildirmiştir.
Davalılar cevaplarında özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsünün %25 oranında, davacının ise %75 oranında kusurlu olduğu, kaza sonunda davacının %73 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 18 ay bulunduğu, davacının iyileşme süresi içinde bakıcı ihtiyacı var ise de, ömür boyu bakıcı ihtiyacı olmadığının ATK raporu ile belirlendiği, bu durumda sürekli bakıcı gideri zararının talep edilemeyeceği, her ne kadar 01/04/2019 günlü hesap raporunda;
davacının uğradığı sürekli iş göremezlik zararının 316.309,90-TL olduğu belirtilmiş ve bu raporun hükme esas alınması gerektiği görülmüş ise de talepten fazlasına hükmedilemeyeceği benimsenmek suretiyle. 1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 230.988,90 TL iş göremezlik tazminatı ve 1.000 TL yol masrafı olmak üzere toplam 231.988,90 TL maddi tazminatın davalılar ... yönünden kaza tarihinden itibaren (01/04/2013) , davalı ... Sigorta A.Ş.
Yönünden (poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) temerrut tarihi olan 17/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan müştereken mütesselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Islah talebi doğrultusunda bakıcı giderine ilişkin talebin reddine, 2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (01/04/2013) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; %75 oranında malul kaldığı belirlenen bir kişinin sürekli bakım ihtiyacı olmadığına ilişkin hatalı ATK raporuna dayanılarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kaldı ki böyle bir maluliyet durumunda ömür boyu bakıcı ihtiyacı olup olmadığına ilişkin bir tespit olmadan bakıcı gideri zararına ilişkin isteğin kabul edilmesi gerektiği, ayrıca ATK raporunda davacının 18 ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğu belirtildiği ve bu dönem için bakıcı gideri hesaplaması yapıldığı halde, belirlenen bu tazminat miktarından SGK 'nca yapılan engelli bakım ödemelerinin düşülmemesi gerektiği halde,
bu döneme ilişkin bakıcı gideri zararına hükmedilmemiş olmasınında isabetsiz bulunduğu, kabule göre de zarara neden olan aracın ticari taksi olduğu gözetildiğinde, maddi tazminata ilişkin talepler bakımından avans faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olmasının da doğru olmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.
İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup, maddi tazminata ilişkin talebin bir bölümü, kalıcı iş göremezlik zararına, bir bölümü geçici ve kalıcı iş göremezlik zararına ve bir bölümü de tedavi sürecinde yapılmak zorunda kalınan yol giderlerine yöneliktir.
1-%73 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olsa dahi kişinin ömür boyu bir başkasının bakımına ihtiyaç duyup duymadığının, duyuyor ise duyulan bakıcı ihtiyacı süresinin ve bakıcı ihtiyacının tam zamanlı mı, yarı zamanlı mı olduğunun bir doktor raporu ile belirlenmesi gerekir. ...'ın kazadan sonra ki tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi ve kurumca bizzat yapılan muayenesi sonucunda, kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri gözetilerek,
ATK 3. İhtisas Dairesince düzenlendiği anlaşılan 11/07/2018 günlü raporda, davacıda kaza sonrasında meydana gelen arızaların, aynı yönetmeliğin 4. bölüm, madde 15, a bendi kapsamında bulunmadığından "ömür boyu bir başkasının bakımına ihtiyacı olmadığı, olay tarihinden sonra iyileşme süresi olan 18 (onsekiz) ay boyunca bir bakıcıya gereksinim duyabileceği bildirilmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, konusunda uzman resmi bilirkişi niteliğine haiz ATK 3. İhtisas Dairesince düzenlendiği anlaşılan yeterli ve geçerli nitelikteki raporun hükme esas alınması sonucunda davacı tarafın ömür boyu bakıcı gideri zararına ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden, bu yöne ilişen istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince.
Görülmekte olan davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde açıkça fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle, tedavi sürecindeki bakıcı gideri ve ömür boyu bakıcı gideri zararına karşılık olarak 2.000,00-TL maddi tazminat isteğinde bulunulmuş. 19/02/2018 günlü bedel artırım dilekçesi ile de "tedavi süreci ile ömür boyu bakıcı gideri olarak" 282.861,44-TL'nin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bu açıklamalara göre davacının geçici ve sürekli bakıcı gideri zararını istediği açıktır. Yargılama sırasında temin edilen aktüer raporlarda, kişinin iyileşme süresi olan 18 ay boyunca 4.723,20-TL bakıcı gideri zararı oluşacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, iyileşme süresinde %100 malul sayılması gereken davacı yararına 4.723,20-TL bakıcı gideri zararına hükmedilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması isabetsiz olmuştur.
Bundan ayrı kazaya neden olan aracın, ticari taksi niteliğinde olduğu gözetildiğinde, aracın maliki ve ZMM sigortacısına karşı açılan davada maddi tazminata ilişkin istek bakımından talep gibi avans faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olması da doğru olmamıştır.
Ancak yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan şekilde oluşan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına, istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ile reddedilen istinaf itirazları da gözetilerek sadece yanılgılı olan hususların düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/3281, K. 2021/2007, 16 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama