KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Dosya no
- 2019/4108
- Karar no
- 2021/1846
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/05/2019
- Numarası
- 2015/1785 2019/578
- Dava türü
- Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- İstinaf karar tarihi
- 25/11/2021
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
04.04.2013 kaza tarihinde Sultanbeyli çıkış 6 nolu HGS gişesine ..., sevk ve yönetiminde olan ... plaka nolu aracın çıkış yaptığı sırada zarar verdiğini, yaşan kaza nedeniyle idarenin zararının 26.449,70- TL olduğunu, ...'ya ait aracın meydana getirdiği hasarın dolar karşılığının 10.000,00-TL olarak sabitlendiğini, olay nedeniyle aracın trafik sigortasına yazı gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, araç maliki tarafından da ödeme yapılmadığından İstanbul Anadolu ... îcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bütün bu nedenlerle, borçluların itirazlarının iptalini ve takibin devamını,
takip konusu alacağa %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
04.04.2013 tarihinde Sultanbeyli gişelerine girerken sağ ön lastiğinin patlaması üzerine direksiyon hakimiyetini ve üzücü kazanın meydana geldiğini, kazanın yoldaki demir parçasının aracının lastiğine girmesi sonucu meydana geldiğini, karayollarının yolların temizliğinden sorumlu olduğunu, meydana gelen kazada hiçbir kusuru yokken ve icra takibine itiraz ettiğini, trafik sigortasının bu bedeli ödemesi gerektiğini, bütün bu nedenlerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda. Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 18.108,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa 23/01/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; zararın giderildiği tarihteki USD kuru ve ödenen KDV üzerinden karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinden davalıların müteselsil sorumluluğuna karar verilmesinin ve icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, olayın aracın lastiğinin patlamasında kaynaklandığını, kusurunun bulunmadığını, zararın sigorta şirketinden alınması gerektiğini, olay nedeniyle mağdur olduğunu, Anayasa Mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuracağın belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
Dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasıdır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, lastik patlamasının teknik kusur olup, mücbir sebep sayılamayacağı, müteselsil sorumluluk gereği davacının müteselsil sorumluların tümünden zararı talep edebileceği, alacağın likit olamaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olduğu, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı da anlaşıldığından bu yöne ilişkin tarafların istinaf talepleri yerinde değildir.
Ancak davanın zararının 22/01/2014 tarihli fatura ile giderildiği ve davacı tarafından KDV de ödendiği anlaşıldığından davacının davasının zararın tümü yönünden kabulüne karar verilmemesinin ve yargılama giderlerinden davalıların müteselsilen sorumlu tutulmamasının hatalı olduğu, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalının istinaf taleplerinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin ise HMK 353/1/b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4108, K. 2021/1846, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama