KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2022
- Dosya no
- 2019/4760
- Karar no
- 2022/1644
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/09/2019
- Numarası
- 2015/691 Esas - 2019/533 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 24/11/2022
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
10.05.2015 tarihinde, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasar verdiğini, davalıya yapılan başvuru nedeniyle hasar dosyası açılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalının müvekkilinin zararını tazmin etmek durumunda olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''...
02.10.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davacının kusursuz olduğu, dava dışı sürücü ...'un ise % 100 oranın da kusurlu olduğunun tespit edildiği, 15.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda hasar miktarının 1.840,00- TL olduğunun belirlendiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre davalı ... şirketinin davacının aracında meydana gelen zararı tazmin etmekten sorumlu olduğu'' gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.840,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: davacı vekili, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, dsyada aracın fotoğrafları ve tamir faturası bulunduğunu, bunlara bakıldığında müvekkilinin aracında daha fazla hasar oluştuğunun görüleceğini,15.12.2017 tarihli raporun yetersiz ve tarafsızlıktan uzak olduğunu, bu rapora göre verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, kazanın kavşak içinde meydana geldiğini, ATK raporundaki kusurun kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece hükme esas alınan ve davalı tarafça itiraza uğrayan 15.12.2017 tarihli raporda, davacı aracının hasarlı parçaları ve tutarları tek tek belirtilmemiş, hangi verilerden yararlanıldığı,
hasarın nasıl tespit edildiği net bir şekilde açıklanmamış, aracın tamir faturasının dosyada bulunmadığı belirtilerek ekspertiz raporundaki rakamın KDV hariç 1.840,00-TL, KDV dahil 2.171,20-TL olduğunun açıklanması ile yetinilmiştir. Oysa, raporda atıf yapılan ekspertiz raporu, hasara uğrayan araç görülmeden hazırlanmıştır.
Kaldı ki, davacı vekilince araç tamir fatura aslı sunularak iş bu rapora itiraz edilmiş olup, yerel mahkemece gerekçesiz olarak yeniden rapor alınması talebinin reddedildiği görülmüştür.Bu itibarla; eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu durumda yerel mahkemece yapılacak iş; öncelikle hasar dosyasının tamamı dosyaya kazandırılarak,
İTÜ gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek, araç hasarı konusunda uzman bir bilirkişiden, hasar dosyası ve hasar gören aracın fotoğrafları değerlendirilerek davaya konu kaza sebebiyle davacı aracında hasar gören parçalara göre oluşan hasar miktarının belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.(Bknz.
Yargıtay 17.HD'nin 2014/20517 Esas, 2017/7126 Karar; 2016/9004 Esas, 2017/3076 Karar sayılı ilamları) Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, kararın HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına; kararın kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4760, K. 2022/1644, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama