KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Birleşen Dava
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2021
- Dosya no
- 2020/579
- Karar no
- 2021/1929
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/11/2019
- Numarası
- 2015/873 Esas 2019/1036 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 17/12/2015
- Dava türü
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 09/12/2021
Karar Metni
1.503 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, 26/11/2015 kaza tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacıların desteğinin sürücüsü odluğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada desteğin yaşamını yitirdiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere her bir müvekkili için şimdilik 500'er TL destekten yoksunluk tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen, her bir davacı için 200.000,00'er TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise,
her bir müvekkili için şimdilik 500'er TL destekten yoksunluk tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle her bir davacı için 200.000,00'er TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda. 1-Davalılar ... LTD.ŞTİ. Ve ...
A.Ş. hakkındaki maddi ve manevi tazminat davalarının husumet nedeniyle REDDİNE, 3-Asıl dava davalısı ... ve ... sigorta şirketi ile Birleşen dava davalısı ...
LTD.ŞTİ. haklarındaki destekten yoksunluk tazminatına ilişkin davanın davacı ... yönünden kabulü ile 140.305,47 TL destekten yoksunluk tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, İşbu miktar tazminata davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 27/11/2015 kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 4-Davacıların Asıl dava davalısı ... ile Birleşen dava davalısı ...
LTD.ŞTİ. hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL; davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 27/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bu davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Davalılar ... A.Ş, ... ve ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili tarafından ise katılma yolu ile istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... A.Ş ve ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminata ilişkin karar ve ilam harcının hatalı hesaplandığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ...
Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davalı sigorta şirketi tarafından davalılara yapılan ödemenin güncellenerek tenzil edilmediğini, ödenen bedel ile belirlenen tazminat arasında nispetsizlik bulunmadığını, davalı sürücünün kusurunun tespit edilemediğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...'ın halen bekar olduğunu, ailesi ile yaşadığını, bu nedenle bu davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... Ltd Şti ile ... A.Ş'nin işleten sıfatına haiz olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır. 26/11/2015 kaza tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacıların desteğinin sürücüsü odluğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada desteğin yaşamını yitirdiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıkları anlaşılmıştır. Davalılardan ... LTD.ŞTİ.'nin kazaya karışan ... plak sayılı aracın maliki olduğu, bu aracı dava dışı ...
Ltd Şti'ne uzun süreli kiraladığı, bu şirketinde aynı aracı davalı ... LTD.ŞTİ.'ne uzun süreli kiraladığı, kazanın da kiralama süresi içinde meydana geldiği, kaza tarihinde işleten sıfatının birleşen davalı ... LTD.ŞTİ.'nde bulunduğunun saptandığı, yine ... A.Ş'nin hizmet alım sözleşmesi ile işi gördürdüğü gözönünde tutulduğunda, davalılar ... LTD.ŞTİ. Ve ... A.Ş'ye yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında ödenen tazminatın güncellenmeden tenzilinin doğru olduğu, alınan bilirkişi raporu ile belirlenen zarar arasında açık nispetsizlikte bulunduğu gözönünde tutulduğunda, bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların desteğinin olayda ölmüş bulunması, desteğin yaşı, davacıların ölenle yakınlık durumu ve, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacı ...'ın 22 yaşını geçtiği, yüksek öğrenimine devam etmediği ve destek çağını geçtiği gözönünde tutulduğunda davacı yönünden destek tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğu, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı da anlaşıldığından bu yönlere ilişkin istinaf talep yerinde değildir.
Ancak, manevi tazminat yönünden nispi karar ve ilam harcının fazla hesaplanması hatalıdır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekili ile davalı ...
A.Ş ile ... vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulüne, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/579, K. 2021/1929, 9 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama