İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1410 K.2024/1993

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu…

Esas2021/1410Karar2024/1993Tarih5 Aralık 2024Okuma10 dk · 2.082 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
5 Aralık 2024
Dosya no
2021/1410
Karar no
2024/1993
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/04/2021
Numarası
2018/743 Esas - 2021/497 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İstinaf karar tarihi
05/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.082 kelime·10 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacılar vekili asliye hukuk mahkemesine hitaben sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ...

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin maliki, diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu ZMM sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın yaya konumundaki ...'ya çarpması neticesinde meydana gelen 26/05/2016 günlü trafik kazasında, vekil edenlerinden davacı ...'nın eşi, davacı ... ve ...'nın oğlu, diğer davacıların da babası olan ...'nın hayatını kaybettiğini, kazaya sebebiyet veren aracın ZMM sigortası bulunmadığından davalı ...'na 01/12/2016 tarihinde yapılan müracat neticesinde vekil edenlerine 26/01/2016 tarihinde toplam 62.394,00-TL, müteakip 06/03/2017 tarihinde de toplam 202.497,00-TL ödeme yapılmış ise de;

bu ödemelerin gerçek zarar miktarını karşılamadığı gibi poliçenin teminatı limiti altında kaldığını ve kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00-TL olmak üzere toplam 6.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan (-...nın yapmış olduğu ödemeler mahsup edilmek ve teminat limiti gözetilmek suretiyle) ayrıca, davacı ... tarafından yapılan yaklaşık 8.000,00-TL'lik cenaze masrafı ile davacı ..., davacı ..., davacı ... ve ... için ayrı ayrı 150.000,00-TL,

davacı anne ve babanın her biri için de ayrı ayrı 50.000,00-TL olmak üzere toplam 700.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş. 14/12/2020 günlü talep arttırım dilekçesi ile de; destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istek miktarının bilirkişi raporu doğrultusunda toplam 158.990,52-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.

Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Dosya kapsamından, davanın açıldığı İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2017/149 esas, 2017/435 karar sayılı ilamla; davacılar tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava bakımından hükmolunan görevsizlik kararının kesinleşmesini müteakip davanın İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/743 esasına kayıtlandığı anlaşılmıştır.

Ticaret mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; -Davanın KABULÜ İLE; -Davacı ... için 71.865,85.-TL, -Davacı ... için 11.759,48.-TL, -Davacı ... için 26.355,94.-TL, -Davacı ... için 26.355,94.-TL, -Davacı ... için 14.414,56.-TL ve davacı ... için 8.238,85.-TL olmak üzere toplam 158.990,62.-TL destekten yoksun kalma tazminatının, -Davalı ... Hesabının; -Davacı ... için 20.392,10.-TL, -Davacı ... için 3.336,10.-TL, -Davacı ... için 7.477,10.-TL,

-Davacı ... için 7.477,10.-TL, -Davacı ... için 4.089,20.-TL ve Davacı ... için 2.337,40.-TL olmak üzere toplam 45.109,00.-TL sinden sorumlu olmak kaydı ile; davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Den kaza tarihi olan 26/05/2016 tarihinden, davalı ... Hesabından temerrüt tarihi olan 26/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ...

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; vekil edenine ait aracın geçici olarak verildiği şirket yetkilisinin bilgisi ve rızası dışında alınarak veya çalınarak kullanıldığı esnada kazanın meydana geldiği dosya kapsamıyla belirlendiği halde, mahkemece işleten sıfatı bulunmayan vekil edenine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu; ayrıca vekil edeni şirketin kusur durumu hakkında herhangi bir inceleme yapılmadan ve kusura ilişkin itirazları üzerinde durulmadan karar verilmiş olmasının da isabetsiz bulunduğu;

kabule göre de davacı eşin evlenme ihtimali olduğu halde, bu ihtimalin sıfır olarak kabul edilmesi neticesinde yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının hatalı bulunduğu; davacı anne ve babaya fiilen desteklik sağlandığı kanıtlanmadan yararlarına destek tazminatı hükmolunamayacağının karar yerinde gözetilmediği ve dava açan dilekçede; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını gösterir herhangi bir beyan bulunmadığından, eldeki davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi ve bu nedenle de ıslahla arttırılan miktar bakımından yapmış oldukları zaman aşımı itirazlarının değerlendirilmesi gerekirken, bunun yapılmış olmasının doğru olmadığı;

kaldı ki zaman aşımı süresi geçirilmemiş olsa dahi ıslah suretiyle alacak miktarının arttırılması durumunda ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğinin de dikkate alınmadığı hususlarına ilişkindir.

Davacılar vekilinin istinaf nedenleri ise; müteveffanın aylık kazancı gerçekte asgari ücretin çok üzerinde bulunduğu halde, bu yönde yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan gelirin asgari ücret olduğu varsayımıyla düzenlenen aktüer hesaplamasının hükme esas alınmasının doğru olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.

Görülmekte olan dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.1-Davacılar ile eldeki davanın davalılarından ...

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... arasında aynı kazaya ilişkin olarak İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2017/498 esas - 2017/467 karar sayılı dava dosyası nedeniyle dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 2020/2010 esas - 2023/2220 karar sayılı kararda da işaret edildiği üzere.

İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.

Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.

2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de; bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devredilmesi halinde, artık üzerinde fiili hakimiyetin kalmadığı ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının da kalktığı durumlarda o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.

Yerleşmiş yargısal uygulamalara göre işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması da şarttır.

Görülmekte olan davada davalı araç maliki şirket, vekil aracılığıyla dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde ve diğer tüm beyanlarında; kazaya sebebiyet veren ...'in dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti'nin personeli bulunduğunu, bu şirketin söz konusu araçla ekmek dağıtımı yaptığını, ekmek dağıtımında kullanılın araçlarında işin gereği personel yedinde bırakıldığını, ancak kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün olayla ilgili olarak yapılan kovuşturma sırasındaki beyanlarında;

araç anahtarlarını şirket sahibinin bilgisi ve rızası dışında alarak kullandığını bildirdiğini, bu durumda müvekkiline ait araç geçici olarak dava dışı şirket personelinin kullanımında iken aracın çalınması veya izinsiz olarak kullanılması sırasında meydana gelmesi nedeniyle, sorumlulukları yoluna gidilemeyeceğini savunmuş ise de, davalı şirkete ait aracın geçici olarak dava dışı şirketin kullanımına bırakıldığı ve bu durumun davalı araç maliki şirket tarafından da açıkça kabul edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, aracın araç sürücüsü tarafından çalındığı veya aracın geçici olarak bırakıldığı ...

Şirketi'nin yetkilisi/sahibinin (...) veya söz konusu bu aracın kullanılmak üzere bırakıldığı şirket personelinin (...) bilgisi ve rızası dışında araç anahtarının ele geçirilmesi neticesinde alındığı konusundaki araç malikine ait iddianın ... tarafından doğrulanmadığı, aksine ... tarafından; söz konusu aracın kendisinin izinli olduğu günlerde kendisi yerine yeğeni olan ... tarafından kullanıldığı ve günlük yevmiyesinin de ... tarafından ödendiği,

olay günü de kendisi ile birlikte evde bulunan yeğeni ...'in araç anahtarını alıp, dışarı çıkması sırasında meydana geldiği ve ...'in kazaya karıştığını ve kaza yaptığını söylemesi üzerine Kartal Polis Merkezine gidip, olayı anlattıkları ve yeğenin teslim olduğu yönündeki aksi kanıtlamanayan ifadesi değerlendirildiğinde;

aracın veya araç anahtarının, araç sürücüsü tarafından çalındığının somut olarak kanıtlanabildiğinden söz edilemeyecek olması karşısında, kazaya sebebiyet veren araç maliki olan davalının Yasa'nın aradığı anlamda işleten sıfatını ortadan kaldırmaya yetecek şartların eldeki dava bakımından gerçekleşmediği konusundaki belirleme ve değerlendirme de herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, 2918 sayılı KTK'nın 85/son madde hükmüne göre,

araç sürücüsünün kusurundan yasa gereği kendi kusuru imiş gibi sorumlu bulunan araç maliki-işleteni davalının araç sürücüsü ile birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir durum tespit edilememesi karşısında, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince.

Dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, talep konusu kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu bildiren ve Makine Yüksek Mühendisi ...'ın katılımıyla düzenlendiği anlaşılan 19/11/2020 günlü rapordaki kazanın oluş şekli ile taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun,

denetlenebilir gerekçeler içermesi ve kusura ilişkin bu belirlemelerin olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülerek davalı araç sürücüsünün mahkumiyeti ile sonuçlandırılan ve yasa yolun denetiminden de geçmek suretiyle 27/04/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 2016/302 esas - 21017/12 karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki tespitlerle de tam olarak örtüşmesi karşısında mahkemece kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, müteveffa yayaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığının kabul edilmiş olması doğru olmakla.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/son madde hükmü uyarınca araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuru imiş gibi sorumlu olan davalı araç maliki şirketin diğer zarar sorumlusu araç sürücüsü ile birlikte sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında herhangi bir yanılgı bulunmamasına.

Bundan ayrı, görülmekte olan davada uygulanması gereken uzamış ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup, dava tarihi olan 2017 tarihi ile talep miktarının arttırıldığı 14/12/2020 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığının belirgin bulunmasına ve dahi trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılan davada araç maliki/işleten bakımından temerrüt hali esasen kaza tarihinde oluşacağından,

fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan böyle bir davada ıslahla veya bedel arttırımı dilekçesi ile arttırılan miktar dahil istinaf eden davalı aleyhine hüküm altına alınan tüm tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmiş olmasında da bir yanılgı mevcut olmamasına. Tüm bunlardan ayrı, davacı eş ... kaza tarihinde 30-31 yaşında olup, AYİM tablosuna göre yeniden evlenme ihtimali %17-27 aralığındadır.

Davacı ...'nın 18 yaşından oldukça küçük 3 çocuğu olduğu ve adı geçen davacının halen evlenmemiş bulunduğu dikkate alındığında evlenme tenzili yapılmadan karar verilmiş olması somut olayın özelliklerine uygun ve doğru bulunmasına göre davalı vekilinin açıklanan bu hususları amaçlayan istinaf itirazlarının da reddine karar verilmesi gerekmiştir. 3-Davacılar vekilinin gelire ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde.

Haksız bir eylem nedeniyle meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi tazminat talepli bir davada müteveffa gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru belirlenmesinde önemli bir yer tutmakta ise de; dava açan dilekçede davacının kaza tarihinde ne iş yaptığı ve gelirinin ne olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış olup, SGK'dan getirtilen bilgi ve belgelere göre de müteveffanın 2004-2008 yılları arasında "4a" kapsamında sigortalı olarak çalıştığı, bundan sonrasında sigortalı bir çalışmasının gösterilmediği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 28/01/2020 günlü dilekçede müteveffanın aylık kazancının 4.500,00-5.000,00-TL arasında olduğu ileri sürülmüş ise de, müteveffanın bu miktar gelire sahip olduğunu gösterir herhangi somut bilgi ve belge sunulmamış ve davacının kaza tarihinde ne iş yaptığı da açıkça bildirilmemiş, sadece müteveffa gelirinin tanık beyanları ile tespit edilebileceği açıklanmıştır.

Ancak böyle bir iddia somut yan delillerle desteklenmediği (- müteveffanın var olduğu iddia edilen ve devamlılık gösterdiği belirtilen çalışmaları yapmaya ehil olduğunu gösteren sertifika veya işin karşılığında yapılan ödemelerin varlığını gösteren belge gibi-) sürece sadece tanık beyanlarıyla ispatı mümkün değildir. Davacı taraf istinaf aşaması dahil bu iddiasını kanıtlar somut hiçbir bilgi ve belge ibraz etmemiştir.

Kaldı ki, müteveffa gelirinin asgari ücret olduğu varsayımından hareketle düzenlendiği anlaşılan 19/11/2020 günlü aktüer bilirkişi raporuna karşı, müteveffa gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu yönünde herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin iş bu rapor doğrultusunda talep arttırıma gidilmiştir.

Hal böyle olunca gelirin asgari ücret olduğu yönündeki bilirkişi raporundaki belirleme şeklinin davalı taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturacağı da sabit olmakla; mahkemece 19/11/2020 günlü aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmuş olmasında herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun da reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili ve davalı ...

Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacılardan alınması gereken 2.565,60-TL (427,60*6) harçtan peşin yatırılan 355,80-TL harcın düşümü ile bakiye 2.209,80-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacılardan müsavi şekilde tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı ... şirketinden alınması gereken 10.860,64-TL harçtan peşin yatırılan 2.717,17-TL harcın düşümü ile bakiye 8.145,47-TL istinaf ilam harcının istinaf eden iş bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

SONUÇ / HÜKÜM

3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin yapan üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.05/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1410, K. 2024/1993, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1410
Karar No
2024/1993
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1417 K.2024/1268
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1426 K.2024/1771
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1427 K.2024/1264
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1428 K.2024/1624
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1429 K.2024/1991
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1437 K.2024/1138

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.