KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/2138
- Karar no
- 2024/1835
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/09/2021
- Numarası
- 2018/486 Esas - 2021/571 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sürücüsü tespit edilemeyen davalıya zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı aracın 16/03/2016 tarihinde seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, davalıya başvurulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 100,00-TL sürekli iş göremezlik ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, kazanın yaralamalı olması nedeniyle kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK gereğince öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, davacının, kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunduğunu iddia ettiği, davalı yanın ise aracı kullanan sürücünün tespit edilmesi gerektiğini savunduğu,
bu nedenle kazaya karışan araç sürücüsünün tespitine yönelik inceleme yapılması gerektiği, Menderes Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/128 esas, 2019/233 karar sayılı ilamı ile 1.26 promil alkollü olarak araç kullanan sanık ...'in (davacı) güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği gerekçesi ile TCK'nın 179/3 maddesi delaleti ile 179/2, 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği,
kararın 28/06/2019 tarihinde kesinleştiği, TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakiminin bu bağımsızlığının sınırsız olmayıp, ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığı, ceza mahkemesince verilecek mahkûmiyet kararı ve belirlenecek maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olmakla huzurdaki davacının kazaya kendi fiili neticesinde sebebiyet verdiği,
kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; ceza yargılamasında müvekkilinin aracı kullandığı kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiş ise de verilen kararın hukuk hakimini bağlamadığı, aracı dava dışı meçhul şahsın kullandığı ve aksine kanıt bulunmadığı, kazaya karışan aracın müvekkili tarafından kullanıldığının ispatlanamadığı, müvekkilinin kazadan sonra alkollü olduğunun tespit edildiği, yapılan soruşturma neticesinde araç kullananın kimliğinin belirlenemediği, ceza mahkemesince kusur ve sorumluluğa ilişkin kararının davaya dayanak yapılmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 74.maddesi "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir" hükmünü taşımakta olup yasal düzenleme gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenen kusur durumu, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ve beraat kararı ile bağlı değil ise de; ceza mahkemesinde belirlenen maddi vakıa ile bağlıdır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde.
Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davacı aleyhine alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.06.2019 tarihli 2019/128 Esas ve 2019/233 Karar sayılı ilamı ile, kazaya karışan ve davalıya trafik sigortalı aracın davacı tarafça alkollü olarak kullanıldığı ve davacı sanığın güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği gerekçesi ile davacının 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
mahkeme ilamının istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 28.06.2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bu hali ile, ceza mahkemesince, kazaya karışan aracın davacı tarafından kullanıldığına dair tespit edilen maddi vakıa kesinleşmiş olmakla hukuk hakimi ceza yargılamasında kesinleşen ve tespit edilen maddi vakıa ile bağlıdır.
Dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, dosya kapsamına alınan ceza yargılamasında belirlenen ve kesinleşen maddi vakıaya göre davaya konu tek taraflı trafik kazasının,
kazaya karışan aracın davacının sevk ve idaresinde iken meydana gelmiş olmasına ve kazanın meydana gelmesinde davacının tamamen kusurlu olmasına göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile 368,30-TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2138, K. 2024/1835, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama