KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/2149
- Karar No
- 2024/1117
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/12/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ... numaralı ortağı olduğunu, davalı kooperatifte 2018 yılında yolsuzluk ve zimmet olayları çıktığını, davalı kurum çalışanları ... adlı şüphelilerin yolsuzluk ve zimmet yaptıklarını, birçok çifiçiyi mağdur ettikleri ortaya çıktığını, bu hususa ilişkin raporlar düzenlenip soruşturması da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin kandırıldığı olaylardan sonra tutulan müfettiş raporunda da ortaya çıktığını, müvekkilinin ifadesinin mevcut olduğunu, borcun müvekkiline ait olmadığını,
senetteki imzanın müvekkiline ait olup olmadığının belli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için imzanın müvekkiline ait olduğu düşünülse dahi bu imzanın müvekkilinin kandırılarak attırıldığını, ilgili ifadelerin bunu doğruladığını, müvekkilinin davalı kooperatif tarafından söylendiği gibi borca dayanak hiçbir mal almadığını, bu malların alındığını iddia eden davalının, malların alındığını gösterir kantar, ambar ve çıkış fişlerini de sunması gerektiğini, mal alındığını gösterir herhangi bir çıkış fişinin olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından davaya dayanak gösterilen senedin genel kredi sözleşmesine dayalı olarak düzenlendiğini, kredi borç senedinde yazılı miktarda davacıya kredi kullandırıldığını, bu hususun senet üzerinde bulunan davacıya ait imza ile sabit olduğunu, davacının borcu ödemediğini ve borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir tahsilat fişi veya ödeme dekontu ibraz etmediğini, davaya gerekçe gösterilen hususların kooperatifin iç işleyişine ilişkin sorunlardan kaynaklı soruşturmalar olduğunu, kooperatif personelinin kooperatifi zarara uğratacak şekilde hareket ettiği iddiasına ilişkin yapılan inceleme ve soruşturmanın devam ettiğini,
soruşturmanın davacının borcunu ilgilendiren veya ortadan kaldıran bir yönü bulunmadığını, kooperatifin iç işleyişine ilişkin soruşturmanın davacı tarafından borçtan kurtulma amacıyla bahane olarak gösterildiğini, HMK.'nun 200. maddesine göre davacının iddiasını ancak belgeyle ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davalı kooperatiften davacıya ait kooperatif üyelik dosyası ile borca dayanak gösterilen belgeler, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinden davalı kooperatif hakkında düzenlenen idari soruşturma raporu, davacının mal teslimine ilişkin faturadaki ve borçlanma senedindeki imzalara itirazı üzerine imza incelemesine esas olmak üzere mukayaseye esas imzalı belge asılları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacının imza ve yazı örnekleri alındıktan sonra faturadaki ve kredi borçlanma senedindeki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığının tespitine ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, davalı kooperatif çalışanları tarafından usulsüz bir şekilde davacı kooperatif üyesi hakkında düzenlendiği iddia edilen borçlandırıcı işlemlerden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı tarafça, davacının davalı kooperatife olan borcun dayanağı, ... tarihli, ... seri/sıra numaralı 58.695,00 TL bedelli fatura ile ... düzenleme, ... vade tarihli ve 58.695,00 TL bedelli ... nolu Kredi Borç Senedi olarak gösterilmiştir. ... tarihli faturanın alt kısmında fatura muhteviyatına konu ürünlerin teslim alındığına dair davacı imzası bulunmaktadır. Davacı vekili fatura ve borçlanma senedindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüştür.
Uyuşmazlık, fatura ve borçlanma senedindeki imzaların davacıya ait olup olmadığına, buradan varılacak sonuca göre davacının ilgili belgelerden dolayı davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir.
Faturadaki ve borçlanma senedindeki imzaların davacıya ait olup olmadığına ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda; imzaların davacının elini ürünü olmadığı mütalaa edilmiştir.
Davacının davalı kooperatife olan borca dayanak gösterilen belgeler altındaki imzaların davacıya ait olmaması nedeniyle kooperatif yetkilileri hakkında yürütülen soruşturmanın sonuca etkili olmayacağı değerlendirilmiş ve ilgili fatura ve borçlanma senedinden dolayı davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, davalı 2804 Sayılı ... Tarım Kredi Kooperatifi tarafından davacı ...'a hitaben düzenlenen ... tarihli, ... seri/sıra numaralı 58.695,00 TL bedelli fatura ile ... senet nolu, ... düzenleme, ... vade tarihli ve 58.695,00 TL bedelli Kredi Borç Senedinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.009,45 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 1.878,53 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 2.130,92 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvuru harcı ile 1.878,53 TL peşin harcın toplamı olan 1.937,83 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 771,25 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.225,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.996,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı ...
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/2149, K. 2024/1117, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama