KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/2258
- Karar no
- 2024/1907
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/06/2021
- Numarası
- 2016/918 Esas - 2021/408 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar ve Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 28/11/2024
Karar Metni
1.128 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARA R
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
02.01.2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları tırın sola hatalı manevrası neticesinde meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, önce Samsun Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü sonrasında İstanbul GATA Hastanesine götürüldüğünü, korse tedavisi önerilerek taburcu edildiğini, halen acı ve ağrı içerisinde hayatını sürdürmeye devam ettiğini, aynı zamanda müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile;
aracında oluşan değer kaybı için şimdilik 500,00-TL, müvekkilinin vücudunda oluşan organ, uzuv zayıflaması ve güç kaybı için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 1.500,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti tarafından yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış, yargılama aşamasında sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince.
Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 17/07/2020 tarihli 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı iptal kararına binaen maluliyetin ''Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine ve maluliyet oranına göre tatbiki mümkün ise Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği,
davacının memur olması nedeniyle çalışamadığı sürelerde de maaşını almaya devam ettiği için geçici işgöremezlik dönemine ilişkin maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, araçta meydana gelen değer kaybı istemi yönünden Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerektiği,
dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre değer kaybı zararının 1.000,00-TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak davanın 500,00-TL üzerinden kabulünün gerektiği, davacının maluliyeti kalıcı olmasa da davalı ...'ın haksız eylemi neticesinde yaralandığı ve böylece bedensel bütünlüğünün zedelendiği, bu nedenle meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların ekonomik gücü, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı hususları gözetilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerektiği kanaati ile;
" Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,-Davacının bedensel zararları nedeniyle açılmış olan maddi tazminat davasının tüm davalılar bakımından REDDİNE,-Davacının araçta meydana gelen değer kaybı isteminin kabulü ile 500-TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 27/08/2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 02/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, -Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile , 3.000-TL manevi tazminatın 02/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...
ŞTİ.'den alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri.
Çorum Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor ile mahkemece alınan rapor arasında çelişki bulunduğu, vücut ve organlardaki uzuv güç kaybı talebinde bulunulmasına rağmen adli tıp tarafından iş gücü kaybı raporu düzenlendiği, kaza sebebiyle müvekkilinin beli ve omurgasının zarar gördüğü, işinden ayrılmak zorunda kaldığı, belirlenen değer kaybı miktarının gerçeği yansıtmadığı, takdir edilen manevi tazminat miktarının çok az olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile araç hasarı nedeniyle değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.
(1)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur.
Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Eldeki davada kaza, 02.01.2016 tarihinde meydana gelmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulandığı görülmüştür.
Eksik inceleme ile karar verilemez.Bu durumda mahkemece; davacının, kaza sonrası önce Samsun Devlet Hastanesi'nde yatarak tedavi gördüğüne ilişkin beyanları da göz önünde bulundurularak, davacıdan, kazanın hemen akabinde hangi hastaneye sevk edildiğinin ve hangi hastanelerde tedavi gördüğünün sorulması, bildirilecek hastanelerden (Samsun Devlet Hastanesi de dahil olmak üzere) davacının trafik kazasına yönelik tedavilerine ilişkin tüm tıbbi bilgi ve belgelerin (var ise çekilmiş grafiler, CD...vs dahil olmak üzere) dosya arasına celbedilmesi,
akabinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından, davacının, bizzat muayene edilmek suretiyle, kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, dosya kapsamında yer alan tüm raporların değerlendirildiği,
usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı kurulan nitelikte, davacının, geçici maluliyet süresi ile var ise sürekli maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davacı vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜ ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
28/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2258, K. 2024/1907, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama