KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/2276
- Karar no
- 2024/1926
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2021
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... - -...- ...
- Vekilleri
- Av. ...-
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av. ...-
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 15/11/2024
- Yazım tarihi
- 15/11/2024
Karar Metni
1.359 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı, ... Karar Sayılı Kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ....
İcra Dairesi'nin ... esas nolu icra dosyası ile dava konusu bedelsiz senetleri tahsil etme amacı ile davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, davaya konu bedelsiz senet icraya konulmuş olduğu senet sebebi ile müvekkiline açılan icra takibi usulsüz olduğunu ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline davalı limited şirket tarafından herhangi bir nakdi ödeme yapılmadığını, senetler karşılığında davalıdan herhangi bir mal almadığını, senetlerin müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığını,
müvekkilinin dava konusu senetlerin bedelsizliği nedeniyle davalı şirkete karşı borcu olmadığının tespit edilmesiyle takibin iptaline karar verilmesini, bedelsiz senede dayalı olarak açılmış olan haksız icra takibinin müvekkilinin uğrayacağı zararın önlenmesi adına öncelikle teminatsız olarak durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin ... ... ilçesinde ... bayisi olarak çalıştığını ve beyaz eşya ticareti yapmakta olduğunu, davacı ve dava dışı ... müvekkilinin firmasına geldiğini, kredi kartlarının olmadığını, senetle beyaz eşya almak istediklerini beyan ettiklerini, müvekkilinin de davacıya güvenerek beyaz eşya verdiğini, ancak süreç içerisinde senetlerin ödemesi yapılmadığını, davacı ve ... hakkında ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyalı ile icra takibi başlatıldığını, davacı nişanlı olduğunu ve evleneceğini beyan ederek müvekkilinin firmasından kendisinin, ailesinin ve yakınlarının ihtiyacı olduğundan 3 adet televizyon, 2 adet klima aldığını, klimaların kurulumu yapılması için servisin adrese gittiğini, ancak kurulum yapılmasını istemediklerini, bu nedenle kurulum yapılmadan adrese teslim edildiğini, klimaları kurdurtmayarak başka kişilere sattığını, müvekkili olan firmadan da ödeme yapmayarak firmayı mağdur ettiklerini, davacı taraf senet imzaladığının ikrar ettiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesi kararında özetle; "davacı iradesinin fesada uğratılması sonucu senetleri imzaladığını savunduğundan ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı imzayı inkar etmeyip iradesinin davalı çalışanları ve dava dışı ... tarafından fesada uğratıldığını beyan ettiği, ancak bu hususta hiçbir delil sunmadığı, davacının bu iddiasını ispatlayamadığı, davalı davacıya mal sattığını savunduğundan ve senedin düzenleniş sebebini talil ettiğinden ispat yükü davalı üzerinde olduğu düşünüldüğü takdirde ise;
davalının Mahkemeye sunmuş olduğu whatsap yazışma içeriklerinde, davacı davalıya borcu olduğunu kabul ettiği, davacı vekili whatsap mesaj içerikleri bütünlük içerisinde Mahkemeye sunulmadığından kabul etmediklerini savunmuşsa da yazışma içeriklerini inkar etmediği, bu nedenle whatsap yazışma içeriklerinin delil başlangıcı niteliğinde olduğu, delil başlangıcı olduğu takdirde tanıkla ispatın mümkün olduğu, davalı tanık beyanlarıyla davacıya mal sattığını ispat ettiği, yapılan bilirkişi incelemesine göre davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmişse de;
davacı tacir olmadığından ve davacı davalının ticari defterlerine münhasıran dayanmadığından ticari defterlerin takdiri delil olduğu, bu delilin aksinin diğer delillerle ispatlandığı anlaşıldığından davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak senette "nakden" ibaresi bulunduğunu, davalı taraf senedin düzenleme sebebini talil ederek " malen" olduğunu iddia ettiğini, davalı tarafından sunulan whatsapp kayıtlarına itiraz ve inkar edildiğini, HMK 201.
Maddesi ve Yargıtay içtihatları gereğince senet sebebini talil eden davalının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, eksik ve hatalı değerlendirme ile tanık beyanlarına dayanarak verilen karar usule ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi incelemesine göre davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiğini, malen bir satış yapıldığını gösteren herhangi bir delil bulunmadığının açıkça belirtilmiş olmasına rağmen haksız olarak davanın reddine karar verildiğini,
davalı tarafın senetler karşılığı mal satışı yaptığı yönündeki iddiasının mevcut ise bu durumda Tüketicinin Korunması Kanunu ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığının taksitle Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmeliğin 3,5,9,11. Maddelerine uygun olarak bu senetleri, taksit sayısına bölünecek şekilde düzenlenmek zorunda olduğunu, vade sayısı kadar senet düzenlenmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, Bilirkişi Raporu, tüm dosya kapsamı.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafından, .... İcra Dairesi'ne ait ... esas sayılı icra dosyasında takibe dayanak teşkil eden bonoların, iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığı, bonolar karşılığında nakdi ödeme ya da mal almadığı, bonoların bedelsiz olduğu iddia edilerek, bu bonolar nedeniyle davalıya borcu olmadığının tespit edilmesiyle takibin iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, dava konusu bonoların, davacıya satılan beyaz eşyaların bedeline karşılık düzenlendiğini, davacının satın aldığı 3 adet televizyon ve 2 adet klimanın, davacının talebi üzerine kurulum yapılmadan teslim edildiğini kurulum yapılmadan adrese teslim edildiğini, bono bedelinin ise ödenmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olmadığının ispat yükümlülüğü davacı-borçlu tarafa aittir.
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senede “malen” veya “nakden” kaydı yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer.
6502 sayılı TKHK'un 4/5 maddesinde; "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." denilmektedir.
Dava konusu bonolarda davacı keşideci, davalı şirket ise lehtar olup, ihdas nedeni olarak “nakden” kaydı bulunduğu, davacı tarafından, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığının, nakden kayıtlı senedin bedelsiz olduğunun iddia edildiği, davalının ise, bonoların davacıya satılan beyaz eşya bedeline karşılık olarak düzenlendiğini savunduğu, dava konusu bonolarda ihdas nedeninin davalı tarafından talil edilmesi nedeniyle ispat yükünün davalıya geçtiği, davalı tarafından, bonoların beyaz eşya satımı nedeniyle düzenlendiği savunulduğundan taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı,
davalı tarafından takibe konu yapılan bonoların, 6502 sayılı TKHK'nun 4/5 maddesi gereğince, sadece nama yazılı olarak ve her bir taksit için ayrı ayrı düzenlenebileceği, ancak dava konusu olayda, bononun nama yazılı değil, emre yazılı olarak düzenlendiği, bu durumda takibin dayanağı olan bono vasfındaki senetlerin, davacı tüketici yönünden geçersiz olduğu ve geçersiz olan bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılamayacağı, bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Dosya istinaf aşamasındayken, davacı tarafından dairemize sunulan dilekçede, takibe konu olan borcun karardan sonra haricen ödendiği, bu hususun davalı alacaklı tarafından icra dosyasına bildirilmesi sonucu, takip dosyanın infaz edilerek kapatıldığı belirtilerek, açılan menfi tespit davasının istirdata dönüşmesi nedeniyle bu yönde karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, mahkemece, öncelikle, takibe konu olan borca ilişkin takip dosyasında ve haricen ne kadar ödeme yapıldığının net bir şekilde ortaya konularak ve bu husus aydınlatılarak, ödeme halinde davanın istirdat davasına dönüşeceği gözetilerek,
istirdata konu olan miktarın dava değerini aşması halinde, gerekirse harcın tamamlatılarak, ayrıca, davacının kötü niyet tazminatı da değerlendirilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen eksik hususların tamamlanıp, sonucuna göre bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2276, K. 2024/1926, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama