KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/2377
- Karar no
- 2024/1824
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2021
- Numarası
- 2020/383 Esas - 2021/712 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARA R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin desteği ...'ın 06.06.2013 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde vefatı ile müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, müteveffa ... ile müvekkilinin 2008 yılında boşanmalarına rağmen aynı evde imam nikahlı olarak yaşamaya devam ettiklerini, müvekkilinin aynı kazada araçta yolcu olarak bulunduğunu ve hafif şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 5.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
yargılama aşamasında sunduğu 19.08.2020 tarihli dilekçe ile, tazminat talebini 151.441,37-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, destek ...'ın araç sünücüsü olduğunu ve kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, müteveffanın alkollü olması nedeniyle alacaklı ve borçlu sıfatının birleşeceğini, müteveffanın, davacıya destek olduğunun ispatı gerektiğini, müteveffanın alkollü olması sebebiyle müterafik kusuru bulunduğunu, emniyet kemerini takıp takmadığının da tespiti gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince;
desteğin imam nikahlı eşi olduğu iddia edilen davacı ile müteveffa ...'ın kazadan önceki mernis kayıtlarına göre boşanma sonrasındaki bir dönem adresleri farklı ise de sonrasında bir araya geldikleri ve adreslerinin aynı olduğu, yapılan araştırma ile davacı ile desteğin kaza tarihinden evvel fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, davacı ile müteveffa arasında fiili desteklik ilişkisi bulunduğu,
alınan bilirkişi raporu ve davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile kazaya karışan aracın kamyonet vasfında olduğu dikkate alınarak sigortanın temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği kanaati ile.
"1)Davacı ... yararına 151.441,37-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... sigorta yönünden temerrüt tarihli olan 28/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...
Sigorta'dan tahsili ile, davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacının tazminat talebinin TBK'nın 52. maddesinde yer alan "hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesine aykırı olduğu, kazanın, desteğin kusuru ile meydana geldiği,
tazminat talebinin bu nedenle reddi gerektiği, hükmolunan tazminata avans faizi işletilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;
davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu belirleyen poliçenin düzenleme tarihi olan 18.04.2013 tarihi itibariyle geçerli ZMMS Genel Şartlarının, Karayolları Trafik Kanunu ile Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine aykırı olmayan hükümleri ile Yargıtay'ın 01/06/2015 tarihinde uygulanmaya başlanılan genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, buna göre, sürücü ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan,
desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağı, sürücünün tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişilerin tazminat isteme hakkına sahip olmasına göre davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de, dosya kapsamı itibariyle kazaya karışan aracın ticari amaçla kullanıldığının iddia ve ispat edilememiş olmasına göre takdir edilen tazminat miktarına yasal faiz işletilmesi gerekirken avans faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı olup davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.Ne var ki,
Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın davacı lehine takdir edilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 2.634,30-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,
c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,2/Başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, a/Davanın KABULÜ ile, davacı ... yararına 151.441,37-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 28/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine,
b/Karar harcı 10.344,96 -TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90-TL peşin harç ve 501,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 9.808,06-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, c/Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin harç, 501,00-TL ıslah harcı, 35,90-TL başvurma harcı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında yapılan 1.510,86-TL olmak üzere toplam 2.083,66-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,ç/Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT'ye göre belirlenen 18.336,93-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2377, K. 2024/1824, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama