İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/431 K.2024/821

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2021/431Karar2024/821Tarih16 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.061 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Dosya no
2021/431
Karar no
2024/821
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/09/2020
Numarası
2017/1169 Esas - 2020/394 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İstinaf karar tarihi
16/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.061 kelime·10 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunuğu ... plaka sayılı aracın, Ahmet Yesevi caddesinden karşıya geçmekte olan vekil edenleri küçük ... ve küçük ...'ya çarpması neticesinde meydana gelen 25/06/2016 günlü trafik kazasında her iki küçüğün de yaralandığını, kaza nedeniyle ...'nın bacağında aksama ve güç kaybıyla birlikte sabit iz kaldığını, ...'un da çenesinin kırıldığını ve bu suretle çenesinde bariz biçimde sabit iz kaldığını, eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 25/10/2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş ve buna istinaden hasar dosyası açılmış ise de,

sağlık kurulu heyet raporu temin edilememesi gerekçe gösterilerek herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 5.000,00-TL maddi ve her bir davacı küçük için ayrı ayrı 50.000,00-TL manevi, davacı anne ve babanın her biri için de yine ayrı ayrı 25.000,00-TL olmak üzere 150.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... ve ... vekili ise her bir müvekkili açısından ayrı ayrı sunduğu cevap dilekçelerinde özetle; kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen ... plaka sayılı aracın ...

Sigorta A.Ş nezdinde ZMM sigortalı olduğunu, bu nedenle oluşan zararın giderilmesinden poliçe limiti dahilinde sigorta şirketinin sorumluğu bulunduğunu, ayrıca kazanın oluşumunda taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğunu ve davacıların müterafik kusurlu bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, keza kaza nedeniyle maluliyet oluşup oluşmadığının da davacıların ATK 3. İhtisas Dairesine sevk edilmeleri suretiyle belirlenmesi istediklerini ve davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarlarının çok fazla bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacı küçüklerin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda yaya ... ve yaya ...'ın %85 oranında, davalı araç sürücüsün ...'ın %15 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacı ...'un 2 ay; davacı ...'nın ise 4 ayda iyileşecek şekilde yaralandığı,

ancak herhangi bir kalıcı maluliyete uğramadıkları, her ne kadar 11/03/2020 günlü aktüer bilirkişi raporunda davacı küçükler yararına geçici iş göremezlik dönem zararı hesaplanmış ise de, davacı küçüklerin kaza tarihinde 18 yaşından küçük olmaları ve gelir getirici bir işte çalışmamaları ve maluliyetlerinin de olmadığı gözetildiğinde, maddi tazminata ilişkin talebin reddi gerektiği, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin de kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;

-Davanın maddi tazminat istemleri yönünden REDDİNE, -Manevi tazminat istemleri yönünden açılan davanın, davalılar ... ve ... yönünden Kısmen Kabulü ile, -Davacılar ... ve ... yararına takdiren 1.500,00'er-TL olmak üzere toplam 3.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan haksız eylem tarihi olan 25/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,

fazlaya dair istemin reddine, -Davacılar ... ve ... yararına takdiren 1.000,00'er-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL manevi tazminatın ... ve ...'tan haksız eylem tarihi olan 25/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinaf nedenleri; yerinde keşif yapılmadan ve tanıklar dinlenilmeden yapılan kusur incelemesinin hatalı olduğu, ayrıca somut olay gerçekleşmeden önce davacı küçüklerin hiçbir sağlık sorunlarının olmadığı, kaza neticesinde kolu ve bacağı kırılan ...'nın geçirmiş olduğu tedavilere rağmen eski haline kavuşamadığı, bacağında aksama, güç kaybı ve sabit iz kaldığı,

diğer davacının da yüzünde sabit iz kalacak biçimde yaralandığı sabit bulunduğu halde, plastik ve estetik cerrahi uzmanı olmaksızın temin edilen maluliyete ilişkin yetersiz raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı gibi davacı küçüklerde oluşan sabit izlerin estetik tedavi yoluyla giderilmesinin mümkün bulunup bulunmadığının ve tedavi için gerekli giderlerin ne olduğu konusunda da araştırma yapılmadan maddi tazminat taleplerinin reddedilmesinin isabetsiz bulunduğu, sonuç itibariyle;

ergin olmayan kazazedelerde kaza neticesinde oluşan tahribatların niteliği dikkate alınarak buna göre maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olmasının hatalı olduğu, tüm bunlardan ayrı davacı annenin çocuklarına bakmak için işinden olduğunun karar yerinde hiç gözetilmediği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği hususuna yönelik olup.

03/12/2020 günlü ek istinaf başvuru dilekçesinde; küçük ...'un çenesinde meydana gelen tahribattan dolayı halen sert besinleri tüketemediğini, çiğnemekte zorluk yaşadığını, küçük ...'nın da halen şiddetli ağrılar çektiğini, aksadığını, akşam saatlerinde bacaklarında şişme ve morarma meydana geldiğinin belirtildiği ve müteakip sunulan 17/08/2023 günlü dilekçe ekinde de davacı ...'nın daha sonra görmüş olduğu iddia edilen tedavi evrakları ile ameliyat epikriz raporlarının sunulduğu görülmüştür.

Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zararlara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle dava açan dilekçede davacı annenin kazadan sonra çocuklarına bakmak için işinden ayrıldığı ve tekrar işe alınmadığı belirtilmiş ise de bu anlatımın davacı anne ve babanın manevi tazminat talep etme sebeplerinden biri olarak açıklandığı yani davacı annenin kendi uğradığı maddi zararların tazminine yönelik bir talepte bulunmadığı gözetildiğinde,

HMK'nın 26. madde hükmü uyarınca taleple bağlı olan mahkemece bu husus üzerinde durulmamış olmasının doğru olmasına; keza kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gözetilerek davacı küçüklerin kazaya bağlı yaralanmaları nedeniyle geçirmiş oldukları tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi, şikayetlerin gözetilmesi ve bizzat muayenelerinin yapılması suretiyle aralarında Radyoloji Uzmanı, Nöroloji Uzmanı, Ortopedi-Trav.

Uzmanı, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı ve Diş Hekimi bulunan konusunda uzman doktor bilirkişilerden oluşturulan ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlendiği anlaşılan 29/05/2019 günlü maluliyete ilişkin raporların yeterli ve geçerli nitelik taşıması karşısında hükme esas alınmasında herhangi bir yanılgı tespit edilememesine ve her ne kadar maluliyete ilişkin raporlara karşı sunulan 20/09/2019 günlü itiraz dilekçesinde dava konusunun, trafik kazası nedeniyle oluşan zararların ve sabit izler nedeniyle gerekli tedavi giderlerinin tazmini olduğu açıklanmış ise de,

ne dava dilekçesinde ne de 26/10/2018 günlü ön inceleme duruşmasındaki "taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazasına bağlı iş göremezliğe dayalı maddi tazminat davası olduğu" yönündeki mahkeme tespitine karşı konulmayarak, tedavi gideri zararlarının da giderilmesi yönünde de talepte bulunulduğu ileri sürülmediğine, yani maddi tazminata ilişkin talep kalemleri içinde yapılması muhtemel tedavi gideri zararının bulunduğu beyan edilmediğine göre, davanın başında talep edilmeyen bir hususun sonradan dava konusu hale getirilmesi mümkün olmadığından,

mahkemece, ATK raporunun dosyaya kazandırılmasından sonra estetik cerrahi için yapılması muhtemel tedavi giderlerinin ne olduğunun da belirlenmesi gerektiği yönündeki davacı taraf talebi dikkate alınmaksızın, karar verilmiş olmasında da yanılgı bulunmamasına, bu durumda hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporların düzenlenmesi sırasında görülmekte olan dava bakımından Plastik Cerrahi Uzmanından görüş alınmasının gerekmemesine,

keza İTÜ Makine Fakültesi Otomotiv Ana Bilim Dalı emekli öğretim görevlisi ...'nun katılımıyla düzenlendiği anlaşılan 11/03/2023 günlü rapordaki kazanın oluş şekliyle kazaya karışanların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun,

denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin kaza tespit tutanağındaki tespitlerle de örtüşmesi ve kaza tespit tutanağındaki tespitlerin aksinin de davacı tarafça (dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmadığı gibi yargılama sırasında da herhangi bir tanık ismi dahi bildirilmediği dikkate alındığında) somut biçimde kanıtlanamamış olması karşısında mahkemece kazanın oluşumunda davacı küçüklerin %85 oranında, davalı araç sürücüsünün ise %15 oranında kusurlu olduğunun benimsenmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf aşvurusunun yerinde olmadığı,

esastan reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Davacıların manevi tazminata ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.

Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hal böyle olunca; her ne kadar kazanın oluşumunda davacı küçükler %85 oranında asli, davalı araç sürücüsü ile %15 oranında tali kusurlu ise de, kazanın meydana geldiği tarih (-25/06/2016), davacı küçüklerin yaralanmalarının niteliği (-davacı ... kolunda ve bacağında kırık oluşacak ve 4 ayda iyileşebilecek şekilde, davacı ... ise çenesinde kırık oluşacak ve 2 ayda iyileşebilecek şekilde yaralanmış olup, her iki davacıda maluliyet oluşmamış ise de dosyadaki fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere her iki davacı da bu yaralanmalarına bağlı ciddi yara izleri bulunduğu görülmüştür), davacı küçüklerin kaza tarihindeki yaşları (davacı ...

13, ... ise 9 yaşındadır), böyle bir kaza ve sonuçlarının davacı küçükler ile anne ve babaları üzerinde hayat boyu bırakacağı etki, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle davacı taraf yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı TMK'nın 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre yetersiz olduğu, davacı taraf yararına daha yüksek bir tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Ancak manevi tazminatın miktarının belirlenmesi bakımından yapılan hatalı değerlendirmenin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.

353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ve harcında kamu düzeninden olduğu gözetilerek maddi tazminata ilişkin hüküm bölümlerine dokunulmaksızın (harç hariç); davacı ... yararına 10.000,00-TL, davacı ... yararına 6.000,00-TL, davacı anne ve baba için de ayrı ayrı 3.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-)İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2020 tarih ve 2017/1169 Esas - 2020/394 Karar sayılı kararının maddi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-)İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2020 tarih ve 2017/1169 Esas - 2020/394 Karar sayılı kararının manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle KABULÜNE,

a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından ayrı ayrı yatırıldığı anlaşılan maktu istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde ilgili davacılara iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren davacılar üzerinde bırakılmasına,

2-)İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2020 tarih ve 2017/1169 Esas-2020/394 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 3-)Davanın maddi tazminat istemleri yönünden REDDİNE, a-)Davacı tarafça peşin yatırılan 529,41 TL harçtan, reddedilen edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 341,55 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,86 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE, b-)Davalı ...

Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...

Sigorta'ya verilmesine, 4-)Manevi tazminat istemleri yönünden açılan davanın, davalılar ... ve ... yönünden Kısmen Kabulü ile, a-)Davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ... için 6.000,00-TL, davacı anne ... için 3.000,00-TL ve davacı baba ... için de 3.000,00-TL olmak üzere toplam 22.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 25/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,

fazlaya dair istemin reddine, b-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca manevi tazminat bakımından alınması gereken 1.502,82-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'tan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-)Davacı tarafından ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında yapıldığı anlaşılan 583,91-TL tebligat ve posta gideri ve 600,00-TL bilirkişi ödemesi olmak üzere toplam 1.183,91-TL yargılama giderinin kabul ve ret durumu dikkate alındığında takdiren 165,75-TL' sinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,

bakiyesinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına, d-)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan toplam manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-)Yatırılan gider avanslarından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle KESİN;

SONUÇ / HÜKÜM

maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK'nın 361.madde hükmü uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ YASA YOLU açık olmak olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/431, K. 2024/821, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/431
Karar No
2024/821
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/432 K.2024/540
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/432 K.2024/344
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/436 K.2024/69
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/436 K.2024/323
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/437 K.2024/81
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/441 K.2024/296

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.