KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul Anadolu 12.ASLİYE Ticaret Mahkemesi'nin 2020/374 Esas Sayılıdosyası
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/21
- Karar no
- 2024/154
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2021
- Numarası
- 2018/1115 Esas - 2021/815 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 15/02/2024
Karar Metni
1.411 kelime·7 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, yaya yolunda nişanlısı ile birlikte yürümekte olan vekil edenine çarpması neticesinde meydana gelen 10/07/2018 günlü trafik kazasında davacının ağır biçimde yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu ileri sürerek 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ile kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısı olan diğer davalı ...
Sigorta'dan (-poliçenin manevi tazminatı kapsaması kaydıyla) kaza tarihinden işletilecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde ise özetle; asıl davanın konusunu oluşturan trafik kazasına sebebiyet veren aracın, davalı ...
A.Ş nezdinde kasko sigortalı olduğuna ve poliçenin manevi tazminatları da teminat altına aldığını tespit ettiklerini beyanla sigorta şirketine yönelik açılan iş bu davanın asıl dava ile birleştirilmesini ve 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi ile asıl davanın davalısı Mustafa Çiçek'ten müştereken ve müteselsilen alınarak vekil edenine verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davanın davalıları ve birleşen davanın davalısı vekilleri aracılığıyla ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: iddia, savunma, toplanan deliller, olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılan 2018/726 esas - 2020/137 karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin kesinleşmiş karar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek.
Davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 10/07/2018 günlü trafik kazasının oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü/maliki olan davalı ... tam kusurlu olduğu, yaya davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın birleşen davanın davalısı ...
A.Ş nezdinde kasko + İMM Sigortalı olduğu, davacının kaza neticesinde %3 oranında maluliyete uğradığı ve yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin de 12 aya kadar uzayabileceğinin ATK raporu ile belirlendiği, bu durumda somut olayın özelliklerine göre davacının manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulüne hükmedilmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle;-Davacının açtığı asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 12. ATM'nin 2020/374 E. Sayılı manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile, -20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10/07/2018 ve birleşen dosya davalısı ...
A.Ş yönünden temerrüd tarihi olan 22/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, -Davalı ... karşı açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve birleşen davanın davalısı ... A.Ş vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının son derece yetersiz olduğu, kabule göre de kaza tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre davalı taraf yararına hükmedilecek ret vekalet ücretinin davacı yararına belirlenen vekalet ücretini geçemeyeceğinin karar yerinde gözetilmediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri ise; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının maluliyet oranının sadece %3 olduğu gözetildiğinde zenginleşmeyi sağlayacak biçimde fazla olduğu bu nedenle miktarın azaltılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış manevi tazminat isteğine ilişkindir.1-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda kazanın meydana geldiği tarih (-10/07/2018), oluş şekli, kusur durumu (-kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu oluşu, davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmayışı), davacının yaralanmasının özellikleri (-davacı beyin kanaması geçirecek biçimde yaralanmış olup, ayrıca omurgasında çatlak oluşmuş ve %3 oranında engelli hale gelmiştir.), iyileşme süresinin uzunluğu (-12 ay), davacının yaşı (-26), böyle bir kazanın ve sonuçlarının kalan yaşamında yaratacağı etki, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları,
olay tarihindeki paranın alım gücü ve manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olmadığı, ancak bir miktar yetersiz bulunduğu,
davacı yararına daha yüksek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf isteminin yerinde olduğu ve fakat davalı vekilinin istinaf talebi yerinde bulunmadığı bu durumda, davalı vekilinin hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla belirlendiğine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.2-Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazına gelince.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin manevi tazminat davalarındaki vekalet ücretini düzenlene 10/2 maddesinde açıkça "davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin 3.kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." denilmektedir.
Görülmekte olan davada, 100.000,00-TL manevi tazminat talep edildiğine ve talebin 20.000,00-TL'lik kısmı kabul edilerek fazlası reddedildiğine göre, ilk derece mahkemesince davacı yararına hüküm altına alındığı anlaşılan vekalet ücretini (-4.080,00-TL) aşar biçimde davalı taraf yararına (-11.200,00-TL) vekalet ücreti takdir edilmiş olması isabetsizdir.
Ancak vekalet ücretine ilişkin bu yanılgının giderilmesi ve davacı yararına belirlenecek manevi tazminat miktarının tespiti edilebilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.
353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılarak; davacı yararına 40.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek ve tarafların harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin sorumluluklarının da sonuç karara göre tespit edilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2018/1115 Esas 2021/815 Karar sayılı kararına karşı, birleşen davanın davalısı ...
Sigorta A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (1) ve (2) nolu bentte işaret edilen sebeplerle KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 1.366,20-TL istinaf karar ve ilam harcından,
istinaf başvurusu sırasında peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 342,00-TL'nin düşümü ile kalın 1.024,20-TL bakiye harcın davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına,
2-)İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2018/1115 Esas - 2021/815 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davacının açtığı asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 12. ATM'nin 2020/374 E. Sayılı manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile, -40.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10/07/2018 ve birleşen dosya davalısı ...
Sigorta A.Ş yönünden temerrüd tarihi olan 22/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, b-)Davalı ... karşı açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, c-)Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 2.732,40-TL nispi karar ve ilam harcının, asıl ve birleşen dosyada peşin olarak alındığı anlaşılan 3.415,50-TL harçtan mahsubu ile kalan 683,10-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, ç-)Davacı tarafça asıl ve birleşen dosyada peşin yatırılan 3.415,50 TL harçtan,
alınması gereken karar ve ilam harcının mahsup edilmesi nedeniyle, davanın başında davacıdan alınan 2.732.40-TL harcın davalılar ... ve ...
A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d-)Davacı tarafından tarafından asıl ve birleşen dosyada yapılan 71,80-TL başvuru harcı, 586,80-TL posta ve tebligat ücreti, 800-TL bilirkişi ücreti, 562-TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplam 2.020,60-TL yargılama giderinin, davanın kabul ret oranına göre 808,24-TL'sinin davalılar ... ve ...
A.Ş'den müşereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, e-)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'si hükümleri uyarınca hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f-)Davalılar ... ve ...
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/21, K. 2024/154, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama