İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/2128 K.2023/602

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2022/2128Karar2023/602Tarih12 Nisan 2023Okuma10 dk · 1.993 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Nisan 2023
Dosya no
2022/2128
Karar no
2023/602
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/07/2022
Numarası
2021/177 Esas - 2022/465 Karar
Davanın konusu
Rücuen Tazminat
İstinaf karar tarihi
12/04/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.993 kelime·10 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı römorkun 25/02/2015 tarihinde İtalya'nın Trieste limanında roro gemi sahasına indirilirken Mafi adıyla tabir edilen çekici aracın hatalı kullanılması nedeniyle hasara uğradığını, bu kaza sonucunda oluşan hasar bedeline karşılık olarak vekil edeni şirket tarafından sigortalıya, 21/04/2015 tarihinde 14.600,00-TL ödeme yapılarak TTK'nun 1301.madde hükmü uyarınca haklarına halef olunduğunu ve hasarın oluşumunda davalı şirketin sorumluluğu bulunduğunu beyan ederek,

fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 14.600,00-TL tazminatın, sigortalıya yapılan ödeme tarihinden işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevabında özetle;

davacı sigorta şirketinin öncelikle aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığını kanıtlaması gerektiğini, zira sigortalısına sigorta tazminatı ödeyen sigortacının, yaptığı ödemeyi rücu edebilmesi için sözü edilen bu ödemenin bir sigorta sözleşmesinden doğan borca karşılık yapılmasının aranacağını, bu olmadığı takdirde halefiyetten söz edilemeyeceğini, ayrıca dava dışı sigortalı ... ile vekil edeni şirket arasında deniz taşımacılığı konusunda sözleşme bulunduğunu, talep konusu hasarın yükün tahliyesi sırasında meydana geldiğinin ileri sürüldüğünü,

bu durumda taşıma işinden kaynaklanan bir zarar mevcut olmadığından vekil edeni şirketin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini belirterek davanın öncelikle aktif husumet ehliyeti yokluğundan olmadığı takdirde ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporları doğrultusunda.

"Davacı sigortacının, sigortalının haklarına TTK 1472 hükmü uyarınca kanunen halef olabilmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesinin hükümlerine göre sigorta tazminatını ödemiş olması şarttır. Buna ek olarak zarar, sigorta sözleşmesinde öngörülen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda meydana gelmiş olmalı ve sigorta himayesi kapsamında bulunmalıdır.

Son olarak rizikonun gerçekleşmesi sonucunda meydana gelen zararlar İçin sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talep hakkına sahip olması gerekmektedir. Davacı, dava dışı sigortalı ile arasındaki sigorta sözleşmesine ilişkin olarak dosyaya Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi sunmuştur.

Kasko Sigortası Genel Şartları'nın 5.9. maddesine göre. "taşıtın bir hasar veya arıza nedeniyle zorunlu olarak taşınması veya çekilmesi nedeniyle meydana gelen teminat kapsamındaki zararlar hariç olmak üzere, taşıtın kendi gücü ile girip çıkacağı düzenli (tarifeli) ve ruhsatlı sefer yapan gemiler ve trenler dışında, kara, deniz, nehir ve havada taşınması sırasında uğrayacağı zararlar" teminatın kapsamı dışındadır.

Dosya kapsamında dava konusu olayda sigorta ile teminat altına alınan ... plakalı dorsenin taşımanın gerçekleştiği ... gemisine kendi gücü ile girip çıkmadığı, mafi denilen ve dosyada alınan bilirkişi raporunda açıklanan çekici marifeti ile gemiden tahliye edildiği ve tahliye esnasında hasarın meydana geldiği anlaşılmıştır. Bu halde davaya konu hasarın kasko sigortası teminatı kapsamı dışında olduğu mahkemece kabul olunmuştur.

Dolayısıyla davacı sigortacının TTK 1472 maddesi kapsamında geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını ödediğinden bahsedilemeyeceğinden davacının aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı kabul edilmiştir.

Sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta himayesinde bulunmayan bir zarar için sigorta tazminatı ödediği kabul olunan davacı dosyaya zarar gören sigortalısının zarar sorumlusuna karşı olan tazminat talep hakkı alacağını temlik aldığına ilişkin olarak da dosyaya herhangi bir delil sunmamıştır." gerekçesiyle, görülmekte olan davada, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde özetle; oluşan zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususundaki inceleme ve araştırmanın yetersiz olduğuna işaret edilmek suretiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü kapsamında kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dairemizce verilen 24/04/2021 gün 2021/591 E. - 2021/723K. sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek. "Davalının taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu hususunda ise uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK1185/1 maddesi uyarınca “ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şartlır.

Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir.” Dosyada bulunan 25/02/2015 tarihli hasar raporundan, hasarın dava konusu römork henüz gemiden tahliye edilmeden, dolayısıyla teslimden önce fark edildiği ve tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Tutanakta taşıyanın acenlesinin ve geminin 2. kaptanının da imzasının bulunması karşısında hasarın TTK 1185/1 maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğinin kabulü ile davaya konu hasara sebebiyet vermediği hususnda ispat yükünün davalı taşıyan üzerinde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu hasarın, ...

Plakalı yarı römorkün ... gemisinin ambarından tahliyesi sırasında meydana gelmiş olduğu dosya kapsamında sabit olmakla, buradan yola çıkılarak ve dosya içeriğinde, dava konusu olayda TTK 1167 maddesinin aksinin kararlaştırıldığını ve yükün gemiden boşaltılması işinin gönderilene ait olduğunu ortaya koyan bir belge ya da bilgi bulunmadığından, TTK 1179/1 maddesi uyarınca zararın meydana gelmesinde kendisinin ve adamlarının kusursuz bulunduğunu ispat yükünün taşıyanın üzerinde olduğu göz önünde bulundurularak,

üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremeyen ve zararın meydana gelmesinde kendisinin yahut adamlarının bir kusuru bulunmadığını ortaya koyamayan davalı taşıyanın dava konusu yük zararından sorumlu olduğu mahkemece kabul edilmiştir.

Dosyada Bam kararı öncesi alınan bilirkişi raporu ile hasar miktarının kadri maruf olduğu belirtildiğinden; dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle;

davanın kabulü ile 14.600,00-TL'nin 12/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri.

İBAM 8. Hukuk Dairesince verilen kaldırma kararından önce yapılan yargılama sırasında, dosyaya kazandırılan bilirkişi heyet raporunda; davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyeti olmadığı yönünde görüş bildirildiği ve kaldırma kararından sonra alınan 28/02/2022 günlü ek raporda da esasen kök rapordaki belirlemeler gibi açıklamada bulunulduğu halde, 28/02/2022 günlü ek raporu düzenleyen bilirkişinin; raporun sonuç bölümünde, daha önce dahil olduğu bilirkişi heyetinin görüşünün aksine olacak şekilde " hasarın teminat kapsamında olduğunun değerlendirilebileceği" şeklindeki görüşünün hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,

bilirkişi ek raporundaki asıl kanaat ile raporun sonuç kısmının çeliştiğinin gözetilmediği, kaldı ki ... vasıtasıyla gemiye yükleme ya da gemiden tahliye işlemlerinin "çekme" değil sadece "yükleme" veya "boşaltma" işlemi olduğu dikkate alındığında, oluşan rizikonun davacı tarafın iddiası aksine, dava dışı sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinin, A.4.7. maddesi kapsamında olamayacağı, dolayısıyla talep konusu rizikonun da ek teminat kapsamına alındığından söz edilemeyeceği,

ayrıca tahliye işleminde kullanılan ...'nin tahliye limanı olan Trieste Limanı'nın işletmecesine ait olduğu ve ... sürücüsünün de anılan liman işletmesi çalışanı bulunduğu gözetildiğinde ...'nin hatalı kullanılması nedeniyle oluşan hasardan, vekil edeninin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği halde, yazılı biçim ve şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasının isabetsiz bulunduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.

Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin zarar sorumluğu olduğu ileri sürülen davalıdan, rücuan tahsili talebiyle açılan tazminat isteğine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan ... plaka sayılı kapalı kasa römorkun,

davalı şirket tarafından taşındığı davalı şirketin taşıyan dava dışı sigortalının ise taşıtan olduğu ve römorkun İtalya'nın Trieste Limanına aktarımı sırasında ... tabir edilen aracın hatalı kullanılması nedeniyle hasara uğradığı ve bu nedenle davacı sigortacı tarafından sigortalısına 21/04/2015 tarihinde 14.600,00-TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı anlaşılmakta olup, bu hususta taraflar arasında da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı sigortacının ödemesine konu rizikonun kasko sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı ve eğer kasko sigorta poliçesi teminatı kapmasında ise; davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına yaptığı ödemeyi, 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet kuralları gereğince, zarar sorumlusundan rücuan talep edemeyeceği ve davalının da zarar sorumlusu olup olmadığına ilişkindir.Dairemizce verilen kaldırma kararında da işaret edildiği üzere.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.

Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur.

Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğinden, sigortacı ancak sigortalısının zarar veren kişiden isteyebileceği kadar ve yaptığı ödemeyle sınırlı olarak rücu talebinde bulunabilir.

Sigortalının zararını talep hakkı bulunmadığı durumlarda, sigortacı da halefiyetle talepte bulunamaz. Yani sigortacının bu madde hükmüne dayanarak zarar sorumlusu olduğunu ileri sürdüğü davalıdan rücuan tazminat isteğinde bulunabilmesi için, rizikonun poliçenin teminatı kapsamında kalması gereklidir.

Diğer bir ifade ile police kapsamında teminat dışı kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir.Talebin dayanağını oluşturan poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Kasko Sigortası Genel Şartlarının "Teminat Dışında Kalan Zararların" düzenlendiği A.5 maddesinin (7.) bendinde de " Aracın bir hasar veya arıza nedeniyle zorunlu olarak taşınması veya çekilmesi nedeniyle meydana gelen teminat kapsamındaki zararlar hariç olmak üzere, taşıtın kendi gücü ile girip çıkacağı ruhsatlı sefer yapan gemiler ve trenler dışında, kara, deniz,

nehir ve havada taşınması sırasında uğrayacağı zararlar" ın teminat kapsamı dışında kaldığı hükme bağlanmıştır. Ne var ki, eldeki davada davacı sigorta şirketi, dava dışı ...

A,Ş ile aralarında başlangıç tarihi 07/04/2014 ve bitiş tarihi 31/03/2015 olan "Genişletilmiş Kasko Sigorta Policesi" imzalanmış olduğunu ve poliçeye konu ... plaka sayılı römorkun gemi ile taşınması için davalı şirket ile sigortalı arasında sözleşme yapıldığını, söz konusu bu römorkun İtalya'nın Trieste Limanında gemiden indirilirken mafi tabir edilen çekicinin hatalı kullanımı nedeniyle hasara uğradığını,

sigortalı aracın hasarsız bir biçimde gemiden indirilmesini sağlamakla yükümlü olan davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden oluşan zarardan sorumlu bulunduğunu ve oluşan zararın kasko sigorta poliçesine dahil edilen ek teminatın kapsamında olduğunu ileri sürmüştür. Davacı sigorta şirketiyle, dava dışı ...

A.Ş arasında düzenlenen bu poliçe incelendiğinde; poliçeye "Türkiye sınırları dışında meydana gelen zararlar (A.4.1)" ile "Yetkili olmayan kişilere çektirilen araca gelen zararlar ile kurallara uygun olmadan çekilen veya çektirilen araçlara gelen zararlar (A.4.7)"ın teminat kapsamına dahil edildiği görülmüştür.

Her ne kadar davalı vekili hasarın aracın çekilmesi sırasında değil, aracın gemiden boşaltılması sırasında meydana geldiğini, bu nedenle kasko sigorta poliçesinin ek teminata ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanamayacağını ileri sürmüş ise de; hasarın kendi başına hareket kabiliyeti bulunmayan bir aracın gemiden liman sahasına aktarılması amacıyla ... adı verilen çekiciyle çekildiği sırada meydana geldiği konusunda bir duraksama bulunmamaktadır.

Bu durumda oluşan hasarın kasko sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olduğu hususundaki mahkeme kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön mevcut değildir.TTK'nın 1167. madde hükmüne göre de.

"Sözleşme, boşaltma limanı düzenlemeleri ve bunlar yoksa yerel teamül ile aksi öngörülmüş olmadıkça eşyanın gemiden çıkartılması gideri taşıyana, geri kalan boşaltma giderleri ise gönderilene aittir." yani yükün gemiden boşaltılması işi taşıyana ait olup, bu işlemi gerçekleştiren kişiler de TTK'nın 1179/2 hükmü uyarınca taşıyanın yardımcısı olan kişilerdir.

Somut olayda davalı, yükün gemiden boşaltılma işinin gönderilene ya da taşıtana ait olduğu yolunda iddiada bulunmadığı gibi bu konuda herhangi bir bilgi ve belge de sunmamıştır.Hal böyle olunca, yükün (aracın) gemiden tahliyesi için kullanılan ve ... tabir edilen çekicinin Trieste Liman işletmecisine ait olması ve ... sürücüsünün de anılan liman işletmesinin bir çalışanı bulunması gibi olgular, davalının TTK'dan kaynaklanan ve yükün sorunsuz bir biçimde gemiden çıkartılması gerektiğine ilişkin olan ve gemi çalışanları aracılığıyla yerine getirilmesi gerekli bulunan denetim ve gözetim yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağından,

yazılı biçim ve şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde hatalı bir uygulama tespit edilemediğinden, davalı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b/1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 997,32-TL harçtan peşin yatırılan toplam 330,03-TL harcın düşümü ile kalan 667,29-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

SONUÇ / HÜKÜM

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK.m.362/1-a hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.12/04/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2128, K. 2023/602, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2128
Karar No
2023/602
Tarih
12 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2022/2424 K.2023/1108
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2022/2450 K.2023/1051
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/2607 K.2023/113
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2866 K.2023/614
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/3355 K.2023/430
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/2 K.2023/311

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.