İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/321 K.2025/1015

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi…

Esas2025/321Karar2025/1015Tarih26 Haziran 2025Okuma19 dk · 3.793 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
26 Haziran 2025
Dosya no
2025/321
Karar no
2025/1015
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/07/2024
Numarası
2022/249 Esas - 2024/411 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İstinaf karar tarihi
26/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.793 kelime·19 dk okuma·1 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARA R

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın 22/06/2006 tarihinde çarpışması neticesinde ... plaka sayılı aracın kontrolden çıkarak, yaya konumunda bulunan ve yol dışında yürümekte olan vekil edenine çarparak ağır biçimde yaralanmasına neden olunduğunu, sakat kalma ihtimali bulunan vekil edeninin tedavisinin halen devam etmekte bulunduğunu, tedavi giderlerinin davalı tarafça karşılanmadığını ileri sürerek,

fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL maddi ve 35.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş.

24/05/2012 günlü ıslah dilekçesi ile de dava açıldığı tarihinde vekil edeni hastanede yatmakta ve tedavisi devam etmekte olduğundan, sigortanın ödediği hastane masrafları dışında kendisi tarafından yapılacak masrafların tam olarak belli olmadığını, bu nedenle tahmini olarak açılan davada maddi tazminat miktarının düşük gösterildiğini, ancak bugüne kadar davacının şahsen yapmak zorunda kaldığı giderler toplamının 13.179,16-TL'ye ulaştığını belirterek,

yapılan giderlere ilişkin belgeleri ibraz ederek 5.000,00-TL maddi tazminata ilişkin istek miktarını 13.179,16-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde ise özetle.

22/06/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan araç sürücülerine karşı açtıkları 2006/206 Esas sayılı tazminat davasına ilişkin yargılama sırasında; kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nin 3/8, diğer davalı ...'ın da 5/8 oranında kusurlu olduklarının ve vekil edeninin %10 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin belirlendiğini, bilirkişi Av.... tarafından düzenlenen 26/10/2016 tarihli hesap raporunda davacının 43.153,87-TL sürekli iş gücü kaybı karşılığı tazminat hesaplandığını, önceki dava;

ıslahla yalnızca yapılmış tedavi giderlerine hasredildiğinden artan asgari ve emsal ücretlerden kaynaklanan hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere iş gücü kaybı karşılığı 43.153,87-TL maddi tazminatın, kazaya karışan araç sürücüleri olan davalılar ... ve ... ile birlikte kazaya neden olan araçların ZMM sigortacısı bulunan ... A.Ş ve ...

A.Ş 'den kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ( sigorta şirketleri bakımından poliçe limitleri aşılmamak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili ve davalı ... vekili asıl davaya karşı ayrı ayrı verdikleri cevaplarında özetle; davanın reddine karar verilmesini istemişler; birleşen davaya karşı verdikleri cevaplarında da zaman aşımı itirazında bulunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Birleşen davanın, davalıları olan sigorta şirketleri vekilleri de ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle;

zaman aşımı itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır,Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, davalı sürücü ...

3/8, diğer davalı ...'ın ise 5/8 oranında kusurlu oldukları, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının kaza sonucunda %10 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 2 ay bulunduğu benimsenmek suretiyle;"... kaza tespit tutanağı, poliçe örneği, trafik kayıtları, tarafların mali ve sosyal durumları, kesinleşen ceza dosyası kapsamı ile içinde kusura ait bilirkişi ve Adli Tıp raporları, celp ve incelenen Üsküdar 3. İş mahkemesinin dosyası içeriği, davacının yaralanmasına,

kazanma gücünün kaybı oranına ve iş göremezliğine ait Adli Tıp raporu, birleşen dosya içeriği, ıslah dilekçesi, hesap bilirkişisinin ön ve hesaba ait son raporu ile tüm dosya kapsamına göre, hesap bilirkişi raporunu; aynı olaya ait ...'nın davalılar hakkında açtığı İş Mahkemesi dosyasının sonucuna göre kıyaslama yaparak hesapladığı ve davacının adli raporunun kapsamı ile kusur raporundaki oranları dikkate alındığı, ilk ıslahtan sonra ıslah mümkün olmadığından dava ve ıslah miktarını aşan alacağın ek dava ile istendiği,

her ne kadar ek davaya karşı zamanaşımı itirazı var ise de davaya esas olayın taksirli suç olup olay yeni Ceza Yasasının yürürlüğünden sonra meydana gelip olayda uzamış ceza zamanaşımı uygulanması gerektiği, bunun azami 8+4=12 sene olup ek davada olay tarihine göre bu sürenin geçmediği anlaşılmakla dosya ve ek dosya kapsamı ile talepler dikkate alınarak davacının maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmesini gerekmiştir" şeklindeki gerekçeyle; -Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;

dosya kapsamı, dava dilekçesi, ıslah dilekçesi ve birleşen dosyanın dava dilekçesi ve bilirkişi raporu dikkate alınarak 48.865,87 TL'nin kusur oranları nispetinde 5/8 payının davalı ...'dan, 3/8 payının ise davalı ...'den alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazla isteğin REDDİNE, karar altına alınan miktara olay tarihinden itibaren yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE, -Davacının manevi tazminat isteminin de KISMEN KABULÜ ile takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın kusur oranlarına göre 5/8 payının davalı ...'dan, 3/8 payının ise davalı ...'den alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazla isteğin REDDİNE,

karar altına alınan miktara olay tarihinden itibaren yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE," karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 30/09/2021 gün 2019/3012 Esas-2021/1429 Karar sayılı ilamla. "Davaya konu zararlandırıcı eylem, 22/06/2006 tarihinde meydana gelmiş.

2006/206 esas sayılı asıl dava 13/07/2006 tarihinde açılmıştır.Asıl davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HMUK hükümleri uyarınca; asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki bir görev ilişkisi niteliğinde olmayıp, iş bölümü ilişkisi niteliğinde olduğundan ve yargılama sırasında taraflarca usulüne uygun şekilde yapılmış bir iş bölümü itirazı da bulunulmadığından,

asıl davaya asliye hukuk mahkemesince bakılıp sonuçlandırılmış olmasında bir yanılgı bulunmamakta ise de, birleşen dava 21/03/2017 tarihinde açılmıştır.Birleşen davanın açıldığı tarih olan 21/03/2017 tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır.

TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle mutlak ticari bir dava söz konusu olup, asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2017 gün ve 2016/15755-2017/8206 sayılı kararı).

Açıklanan nedenle birleşen dava bakımından uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiği ve bu tarihte Beykoz İlçesinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyette bulunduğu dikkate alınarak, mahkemece birleşen dava yönünden görevsiz olduğu düşünülerek, gerekli tefrik işleminin yapılması ve sonrasında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken birleşen dava yönünden de işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde asıl davadaki taleplerle birlikte hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle;

tarafların esasa ilişkin istinaf itirazları değerlendirilmeksizin ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/3 hükmü uyarınca kaldırıldığı görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/520 Esasına kayıtlanan dosya kapsamında verilen görevsizlik kararının yasa yoluna başvuru konusu yapılmaksızın 01/03/2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine, dosyanın İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/249 Esasına kayıtlandığı ve davacı asil tarafından Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde devam eden yargılama sırasında dosyaya sunulan 29/02/2024 günlü dilekçe ile;

görevsizlik kararından önceki hükümde maddi tazminat olarak 48.865,87-TL'nin 3/8 payının ...'den alınmasına karar verildiği ve 48.865,87-TL'nin 3/8 tutarı olan 18.324,70-TL asıl alacağın, işlemiş faizlerinin ve bu orandaki masraf ve vekalet ücretlerinin ...'nin sigortacısı olan ... A.Ş.tarafından 28/05/2020 tarihinde taraflarına ödendiğini ve söz konusu sigorta şirketi ile yapılan protokolün dosyaya sunulduğunu beyanla; davalı ... ve sigortacısı olan diğer davalı ...

A.Ş.yönünden ...'nin sorumlu olduğu maddi tazminat miktarı bakımından talebinden feragat ettiğini bildirmiş ve müteakip vekili aracılığıyla sunduğu 22/05/2024 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de ek dava ile tüm davalılar yönünden talep ettikleri 43.143,97-TL olan istek miktarını davalı ... ve ...

Sigorta A.Ş.bakımından 294.856,13-TL daha arttırarak 338.000,00-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Bu suretle İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde;Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne;-Asıl davada,

davalı ... yönünden talep edilen 8.236,97 TL tedavi gideri tazminatı talebinin 3.576,25 TL üzerinden kısmen kabulü ile kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,-Asıl dava da davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,-Asıl ve birleşen davada, asıl ve birleşen dava davalısı ... ve birleşen dava davalısı ...

A.Ş. yönünden maddi tazminat talepleri açısından davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,-Birleşen davada, 335.366,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (... Sigorta Şirketi yönünden birleşen dava tarihi olan 21.03.2017 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ( Davalı ...

Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 57.500 TL ile sınırlı olmak üzere) karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve ...

Sigorta A.Ş.vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; maddi tazminat bakımından aktüer hesaplamanın 2024 verilerine göre yapıldığı, olası kaldırma kararı sonrası yeniden hesap raporu alınacak olur ise müvekkili lehine olacak tüm güncel verilerden yararlandırılması gerektiği, dolayısıyla davalılar lehine olacak usuli kazanılmış hakları kabul etmediklerini beyanla; hüküm altına alınan manevi tazminatın son derece yetersiz olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak,

talep doğrultusunda manevi tazminata ilişkin talebin tümüyle kabulü gerektiğine yöneliktir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; birleşen dava zaman aşımına uğradığı halde bu konudaki savunmaları dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, kabule göre de birleşen dava bakımından zaman aşımı itirazları kabul edilmese dahi, olay tarihinden faiz uygulanmasının isabetsiz bulunduğu ve davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının da çok fazla olduğuna ilişkindir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri;

kazanın oluşumunda müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı halde, 3/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek sorumluluğu yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmolunan manevi tazminat tutarlarının çok fazla bulunduğu ve kabule göre manevi tazminat bakımından vekil edeninin sorumluluğunun kusuruna göre belirlenmesi gerekirken, diğer zarar sorumlularıyla birlikte müteselsilen sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasının doğru olmadığı ve vekalet ücretinin de bu nedenle hatalı belirlendiği, bu nedenle açıklanan hususlardaki hatalı değerlendirmelerin giderilmesi gerektiğine yöneliktir.

Davalı ...

Sigorta A.Ş.vekilinin istinaf nedenleri ise; müvekkili şirket tarafından ...'nın uğramış olduğu zarara karşılık ...'ya ödeme yapıldığı halde, bu ödemenin poliçe teminat limitinden düşülmemiş olmasının isabetsiz olduğu, ayrıca sigortalı araca atfedilen kusur oranının hatalı tespit edildiği ve tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1.8 teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerekirken, progresif rant uygulamasıyla yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının doğru olmadığı, davacının müterafik kusur durumunun da karar yerinde değerlendirilmediği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak,

müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Asıl ve birleşen dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; asıl davada tedavi gideri zararlarına karşılık olarak maddi ve ayrıca manevi tazminat talep edilmiş; birleşen davada ise kalıcı iş göremezlik zararının tahsili talep edilmiştir.

Asıl dava, kazaya karışan her iki araç sürücülerine, birleşen dava ise, zarara sebebiyet verdiği ileri sürülen araçların sürücüleri yanında, söz konusu araçların ZMM sigortacılarına yöneltilerek açılmıştır olup; taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçelerinde açıkça ileri sürdükleri sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,

kararının dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dairemizin de katıldığı Yargıtay'ın güncel içtihatları dikkate alınarak davacının uğradığı kalıcı iş göremezlik tazminatının belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihteki verilere göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile düzenlendiği anlaşılan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;

ayrıca kazanın oluş şekli, kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin yapılan belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun olması ve olayla ilgili olarak Beykoz 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2006/432 esas sayılı ceza yargılama dosyasında ki tespitler yanında, dava dışı ... tarafından rücuan tazminat talebiyle,

eldeki davanın davalıları aleyhine 22/06/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle Üsküdar 3.İş Mahkemesi nezdinde rücuan tazminat talebiyle açılan ve Yargıtay denetiminden de geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılan 2009/29 esas- 2010/200 karar sayılı ilamın dayanağını teşkil eden 16/04/2009 günlü bilirkişi raporuyla da tam olarak örtüşmesi karşısında, mahkemece talep konusu kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın 5/8 oranında, ...plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...' nin 3/8 oranında kusurlu olduğunun,

yaya konumunda bulunan davacıya atfedilebilecek her hangi bir kusur bulunmadığının kabul edilmiş olmasında bir yanılgı olmadığı gibi; eldeki davada tedavi gideri zararının tazmini amacıyla davalı ... Sigorta şirketine yöneltilmiş bir talep bulunmadığı ve adı geçen sigorta şirketinin hüküm altına alınan tedavi giderlerinden de sorumlu tutulmadığı gözetildiğinde, davalı ... Sigorta şirketi tarafından kazazede ...'nın özel sağlık sigortacısı dava dışı...

Şirketine yapıldığı ileri sürülen tedavi giderine ilişkin ödemelerin; kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMM Sigortası Genel Şartları gereğince tedavi gideri klozu ile sakatlık klozlarının ayrı olması ve ayrı ayrı teminat limitleri içermeleri nedeniyle, tedavi giderleri kapsamında yapılan böyle bir ödemenin sakatlık teminat limitinden düşülemeyeceğinin açık bulunmasına; keza geçici iş göremezlik zararı da tedavi gideri klozundan karşılanması gereken bir zarar türü olmakla (Bkn; yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/5454 Esas-2019/11118Karar sayılı içtihadı) davalı ...

Sigorta Şirketi'nin ...'nın rücu talebi gereğince ...'ya bu kapsamda yaptığı ödemenin de sakatlık klozuna ait teminat limitinden indirilmemiş olmasının doğru bulunmasına ve dahi kazanın meydana geldiği tarih, oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, kaza tarihindeki paranın alım gücü,

tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları gözetildiğinde davacı yararına belirlenen manevi tazminat miktarının 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı içtihatı birleştirme kararında gösterilen ilkeler ile 4721 sayılı TMK'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala uygun olup az veya fazla olmamasına;

teselsül hükümlerine dayanılarak kusursuz kazazede tarafından kazaya sebebiyet veren araç sürücülerine karşı açılan manevi tazminat talepli bir davada, kusur oranı zarar sorumlularının kendi iç ilişkilerini ilgilendiren, rücuda dikkate alınabilecek husus olması nedeniyle, kusur ayrımı yapılmaksızın davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminattan davalı gerçek kişilerin yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretleri dahil birlikte sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında her hangi bir isabetsizlik olmadığı gibi davanın haksız fiilden kaynaklandığı gözetildiğinde,

zarar sorumlusu olan sürücü ... bakımından talep konusu alacak haksız fiil tarihinde muaccel olmakla aleyhine hükmolunun tazminatlara dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasında da bir yanılgı tespit edilememesine göre; açıklanan hususları amaçlayan tüm taraf istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.2-Davalı ... vekilinin;

birleşen davanın zaman aşımına uğradığına ilişkin istinaf itirazına gelince;2918 sayılı KTK.nun 109. maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.

Yine maddi ve manevi tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı süreleri kaza tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.maddesinde düzenlenmiştir.

(Benzer düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72.maddesinde de bulunmaktadır.) 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.madesinde "Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namıyla nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrur olan tarafın zarara ve failine ittila tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.

Şu kadar ki, zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince mühdeti daha uzun müruruzamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruruzaman tatbik olunur. " denilmektedir.Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 72.maddesinde de;"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." denilerek mülga 818 sayılı BK'nın 60. maddesinde olduğu gibi üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 6098 Sayılı TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/1.) maddesi, özellikle zamanaşımının başlangıç anını belirleyen bir düzenlemedir.

Bu düzenlemeye göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Burada, uygulamada "kısa süreli zamanaşımı" olarak adlandırılan süre söz konusu olup, sürenin başlangıcı sübjektif bir koşula bağlanmıştır. Çünkü, sürenin başlaması zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusu kişiyi öğrenmesi gibi sübjektif bir koşulun gerçekleşmesi ile mümkündür.

Mutlak nitelikteki "uzun süreli zamanaşımı"nın başlangıç tarihi ise zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir. Buna göre, tazminat istemi her halde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Burada on yıllık sürenin başlangıç anı, zarar verici eylemin gerçekleştiği tarih gibi objektif bir koşula bağlanmıştır.Olağan zamanaşımı süresi iki yıllık olan kısa zamanaşımı süresidir.

Yani zarar ve zararın sorumlusu olan kişi öğrenildiği takdirde davanın kısa zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerekir. Ve bu iki yıllık zamanaşımı süresi on yıllık süre ile sınırlıdır.

Bu nedenle zarar veren eylemin işlenmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra zarar ve zararı veren kişi öğrenilmiş olsa bile tazminat istemi, zamanaşımı def'î ile karşılaştığında reddedilir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20/12/2017 tarih ve 2017/3-2786 E., 2017/2016 K. Sayılı kararı).TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/2.) maddesinde düzenlenen üçüncü süre ise "ceza zamanaşımı süresi"dir.

Zarara neden olan eylem, aynı zamanda ceza kanunları uyarınca suç teşkil eden bir eylem oluşturuyor ve bu eylem için ceza kanunlarının öngördüğü zamanaşımı süresi daha uzun bir süre ise bu takdirde uygulanacak olan zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu ceza zamanaşımı süresidir.

Ceza zamanaşımı süresinin başlangıç anı da zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir.Somut olayda; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası 22/06/2006 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2 ve 66/1.e madde hükümleri uyarınca, uzamış (ceza) zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Bu durumda, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetildiğinde, birleşen dava tarihi olan 21/03/2017 tarihi itibariyle 8 yıllık uzamış ceza zaman aşımı süresinin ve dahi 10 yıllık genel zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşılmakta olup; birleşen dava bakımından zaman aşımını durduran veya kesen bir neden bulunmamaktadır.Hal böyle olunca; davalı ... aleyhine açılan birleşen davaya karşı süresi içerisinde zaman aşımı definde bulunulduğu gözetilerek; zaman aşımı süresinin geçirilmesinden sonra açıldığı anlaşılan birleşen davanın davalı ... bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması isabetsiz olmuştur.

Ancak, davalı ... bakımından gerçekleştirilen zaman aşımına ilişkin isabetsiz uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan bu sebebe münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek asıl davaya ilişkin hüküm bölümüne ve birleşen davaya ilişkin olarak diğer davalılar hakkında esas yönünde tesis edilen karar

bölümlerine dokunulmaksızın ( kararın yazım ve ifade şekline ilişkin düzeltimler hariç), sadece birleşen dava bakımından davalı ... aleyhine açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmek ve sonuç bu karara göre de birleşen dava yönünden tarafların yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin sorumluluklarını yeniden belirlemek suretiyle hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, (I)İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih ve 2022/249 Esas - 2024/411 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili, asıl ve birleşen dava davalısı ... vekili ve birleşen dava davalısı ...

Sigorta Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan sebeplerle HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,(II)İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih ve 2022/249 Esas - 2024/411 Karar sayılı kararına karşı asıl ve birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlere münhasır olmak üzere KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) nolu bentte işaret edilen sebeplerle REDDİNE,

a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'dan istinaf başvurusu sırasında peşin olarak alındığı anlaşılan 6.154,83-TL istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca tarafından alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 427,60-TL harcın düşümü ile kalan 187,80-TL istinaf karar ve ilam harcının davacı Server ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,

c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 3.927,82-TL istinaf karar ve ilam harcının, peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 5.727,22-TL'den düşümü ile kalan 1.799,39-TL fazla harcın talebi halinde davalı ...

Sigorta Şirketi'ne iadesine,ç/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'den karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 1.366,20-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 427,60-TL'nin düşümü ile kalan 938,60-TL bakiye harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,d/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,e/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca,

istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına,(III)İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih ve 2022/249 Esas - 2024/411 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

1/Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne;(a)Asıl davada;davalı ... yönünden talep edilen 8.236,97 TL tedavi gideri tazminatı talebinin 3.576,25 TL üzerinden kısmen kabulü ile kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,-Asıl dava da davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

fazlaya dair istemin reddine,-Asıl ve birleşen davada, asıl ve birleşen dava davalısı ... ve birleşen dava davalısı ... A.Ş. yönünden maddi tazminat talepleri açısından davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,(b)Birleşen davada, ...

Sigorta Şirketi yönünden açılan davanın talep gibi poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla kabulü ile 57.500.00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 21.03.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...

Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,-Davalı ... aleyhine açılan birleşen davanın ise zaman aşımı nedeniyle reddine 2/Asıl dava yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti; (a)Asıl davada Maddi Tazminat Yönünden;-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan,

tamamlama harcı olarak yatırılan 1.007,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davacıya iadesine,-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 427,60 TL tamamlama harcının davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 3.576,25 TL vekalet ücretinin ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,-Davalılar ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan ve alınması gereken 3.576,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ...'a

VERİLMESİNE,-Davacı tarafından yapılan 3.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 384,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.634,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 2.729,86 TL yargılama giderinin Davalı ... alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,

kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,(b)Asıl davada Manevi Tazminat Yönünden;-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 1.366,20 TL harcın Davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınıp hazineye İRAD KAYDINA,-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken

15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'ye VERİLMESİNE,3/Birleşen dava yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti;-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Hükümleri uyarınca kabul edilen tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 3.927,82-TL karar ve ilam harcının davalı ...

Sigorta Şirketi'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...

Sigorta Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,-Davalı ...'ın yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL ret vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE, (IV)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde.

SONUÇ / HÜKÜM

04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek-1 maddesi ikinci fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/06/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/321, K. 2025/1015, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/321
Karar No
2025/1015
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/517
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/323 K.2025/979
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/323 K.2025/605
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/324 K.2025/418
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/324 K.2025/725
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/325 K.2025/540

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.