İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2026/405 K.2026/556

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi…

Esas2026/405Karar2026/556Tarih8 Nisan 2026Okuma9 dk · 1.890 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
8 Nisan 2026
Dosya no
2026/405
Karar no
2026/556
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/12/2025
Numarası
2025/498 Esas - 2025/1038 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat
İstinaf karar tarihi
08/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.890 kelime·9 dk okuma·1 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

27/04/2021 kaza tarihinde, davalı nezdinde .......Poliçesi ile sigortalı olan, dava dışı ...’e ait ve dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresinde ki ... plakalı aracın dur ikazına uymaması ve bu suretle müvekkiline ait olup Emniyet Müdür lüğü'ne kiralanan ...plakalı ve ... plakalı sivil ekip otosuna çarpması neticesinde araçlarda hasar oluşmasına neden olduğunu, bu araçların polis ekiplerince sivil ekip otosu olarak kullanılmaları nedeniyle kiralama süresi boyunca plakalarının değiştirildiğini, ......plakalı aracın eski plakasının ...;

... plakalı aracın eski plakasının ...olduğunu, davalı şirkete ... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin tahsili için 05/10/2021 tarihli ihtarname tebliğ edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını beyanla, (HMK.m.107) 100,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın 27/04/2021 tarihinde meydana geldiğini, davanın zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "gerçekleşen trafik kazasında yalnızca maddi hasar meydana geldiği, bu sebeple davanın 2 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, davacının 08.10.2021 tarihinde davalıya başvurduğu, yine davacı tarafından yapılan başvuru üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'nun .......esas ........ karar sayılı kararı verildiği, işbu kararın ......

İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, işbu tarihler itibariyle zaman aşımının kesildiği, davacı tarafından 10.04.2025 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, işbu tarih itibari ile sürecin sonladığı tarih arasında zaman aşımı durmuş ise de, işbu davanın 12.06.2025 tarihinde açıldığı, yani arabuluculuğa başvuru tarih itibariyle 2 yıllık zaman aşımının dolduğu" gerekçeyle; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri;

ilk derece mahkemesince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle red karar verilmesine dair hükmün hatalı olduğu, müvekkilinin .......... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında 14/04/2023 tarihinde icra takibi başlattığı ve bu takibin 24/04/2023 tebliğ tarihinden itibaren zamanaşımı süresini durdurup baştan başlattığı, 10.04.2025 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurulduğu, sürecin 03.06.2025 tarihinde sona erdiği, 24.04.2023 tarihinde yeniden başlayan 2 yıllık süre dolmadan 10.04.2025 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurularak işleyen zamanaşımı barkodlu son tutanağın düzenlendiği, 04.06.2025 tarihine kadar durduğu, bu süreye kalan 14 gün eklendiğinde alacağın zamanaşımına uğrayacağı tarihin 18.06.2025 tarihi olduğu, davanın süre dolmadan önce 12.06.2025 tarihinde açıldığı,

kararda isabet bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli tazminatı talebine ilişkindir.

2918 sayılı KTK'nın 109.maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde,

bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.Yine maddi ve manevi tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı süreleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.) maddesinde de düzenlenmiştir.6098 Sayılı TBK'nın 72/1. maddesinde "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsü -nü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır" denilerek mülga 818 sayılı BK'nın 60. maddesinde olduğu gibi üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüştür.6098 Sayılı TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/1.) maddesi, özellikle zamanaşımının başlangıç anını belirleyen bir düzenlemedir.

Bu düzenlemeye göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Burada, uygulamada "kısa süreli zamanaşımı" olarak adlandırılan süre söz konusu olup, sürenin başlangıcı sübjektif bir koşula bağlanmıştır.

Çünkü, sürenin başlaması zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusu kişiyi öğrenmesi gibi sübjektif bir koşulun gerçekleşmesi ile mümkündür.Mutlak nitelikteki "uzun süreli zamanaşımı"nın başlangıç tarihi ise zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir. Buna göre, tazminat istemi her halde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar.

Burada on yıllık sürenin başlangıç anı, zarar verici eylemin gerçekleştiği tarih gibi objektif bir koşula bağlanmıştır. Olağan zamanaşımı süresi iki yıllık olan kısa zamanaşımı süresidir. Diğer bir anlatımla iki yıllık zamanaşımı süresi on yıllık süre ile sınırlıdır. Zarar ve zararın sorumlusu olan kişi öğrenildiği takdirde davanın kısa zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerekir.

Zarar veren eylemin işlenme -sinden itibaren on yıl geçtikten sonra zarar ve zararı veren kişi öğrenilmiş olsa bile tazminat istemi, zamanaşımı def'î ile karşılaştığın da reddedilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20/12/2017 tarih ve 2017/3-2786 E., 2017/2016 K. Sayılı kararı).TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/2.) maddesinde düzenlenen üçüncü süre ise "ceza zamanaşımı süresi"dir.

Zarara neden olan eylem, aynı zamanda ceza kanun ları uyarınca suç teşkil eden bir eylem oluşturuyor ve bu eylem için ceza kanunlarının öngördüğü zamanaşımı süresi daha uzun bir süre ise bu takdirde uygulanacak olan zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu ceza zamanaşımı süresidir.

Ceza zamanaşımı süresinin başlangıç anı da zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir.6098 sayılı TBK'nın 153.maddesinde zamanaşımının durması, 154.maddesinde ise zamanaşımının kesilmesi düzenlenmiştir.Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zaman -aşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir.

Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının ya da hakimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başla -masıdır. Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Zamanaşımını kesen sebepler TBK'nın 154.maddesinde gösterilmiştir.

TBK'nın 154.maddesinde “Zamanaşımının Kesilmesi” başlığında. “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir. 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa” şeklinde düzenleme mevcuttur.

İlgili maddeye göre zamanaşımı: borçlunun bir fiili ile, alacaklının bir fiili ile, yargılama ve takibe ilişkin bir işlemle veya yargıcın emir ve hükmüyle kesilebilir. Alacaklının fiilleri ise dava açması, defî dava zımnında mahkemeye müracaat etmesi, hakeme başvurması, icra takibine başvurması veya iflas masasına başvurması şeklinde gerçekleşmektedir.

Alacaklının bir mahkemede alacağıyla ilgili dava açması zamanaşımının kesilmesi için yeterli olup, davanın niteliği önem arzetmemektedir. Ayrıca dava açıldıktan sonra hakimin duruşma esnasında veya dosyada yaptığı her işlem ve hüküm ile tarafların her işlem ve eylemi sonunda zamanaşımı yeniden kes -ilir, süre tekrar işlemeye başlar. Diğer yandan zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için, zarar gören tarafından failin yanında zararın da öğrenilmesi gerekir.

Bedensel zararlarda, ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gös -teriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır.

Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğu -nun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.Somut olayda. 27.04.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, uzamış zaman aşımı uygulanamayacağı için KTK'nın 109.maddesi hükmü gereğince uygulanması gereken zamanaşımı süresi 2 yıldır.

27.10.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle zamanaşımı süresi içerisinde davacı tarafça 14/04/2023 tarihinde davalı aleyhinde ...... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Görülmekte olan dava, 12/06/2025 tarihinde açılmıştır.Bu durumda; davacı tarafça .....

İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takip tarihi olan14/04/2023 tarihinde zamanaşımı süresinin az yukarıda açıklanan yasal hükümler gereğince kesileceği ve takip dosyasında takip tarihinden sonra yeniden işlemeye başlayacağı (-takip dosyasında alacaklının takibin devamını sağlayacak nitelikte başkaca bir takip işlemi de olmadığı gözetilerek-), bu tarih itibariy -le işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin 14/04/2025 tarihinde dolacağı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davacı tarafın zamanaşımı süresini durduran sebeplerden olan 10/04/2025 tarihli arabuluculuk başvurusu bulunmakta ise de, arabuluculuk faal -iyetine dair son tutanağın 03/06/2025 tarihinde düzenlendiği, bu tarihten sonra duran zaman aşımının işlemeye başlayacağı ve sürenin 10/06/2025 tarihinde dolacağı gözetildiğinde görülmekte olan davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı, sonucu -na varılmıştır.

Hal böyle olunca mahkemece, süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu gözetilerek davanın zamanaşımı neden -iyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Gerekçe uyarınca,

1/İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../12/2025 tarih, 2025/... Esas,- 2025/.. Karar sayılı kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine,

2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 732,00-TL harç peşin olarak alındığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy çokluğu ile karar verildi.08/04/2026

MUHALEFET ŞERHİ

Sayın Heyet çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı, dava konusu alacağa ilişkin olarak, davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında, takibin başlatılması ile kesilen ve yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği işleminin zamanaşımı süresini yeniden başlatıp başlatmayacağı, dolayısıyla eldeki davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı noktasındadır.

Eldeki davada, davacı tarafça, davalı şirkete zorunlu trafik sigortalı aracın, neden olduğu trafik kazası sonucunda meydana gelen araç hasarından kaynaklı tazminat isteminde bulunulmuş olup, uygulanacak zamanaşımı süresi, 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde yer alan 2 yıl olup, cismani zarara ilişkin bir talep bulunmadığından söz konusu Yasa maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ceza zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir.Bundan ayrı, 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesinde;

zamanaşımının hangi sebeplerle kesileceği, 156 ve devamı maddelerinde ise, hangi durumlarda kesilen zamanaşımı sürelerinin başlayacağı düzenlenmiş olup, "Alacaklının fiili hâlinde" başlığını 157. maddesinin 2. fıkrasında "Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmiş ise, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar." hükmüne yer verilmiştir.Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu kazanın 27.04.2021 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça, davaya konu tazminat istemine ilişkin olarak 14.04.2023 tarihinde takip talebinde bulunularak ........

İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe ilişkin ödeme emrinin 18.04.2023 tarihinde düzenlenerek tebliğe çıkartıldığı ve davalıya 24.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 27.04.2023 tarihinde takibe itiraz edildiği, davacı tarafça eldeki dava açılmadan evvel 10.04.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve arabuluculuk faaliyetine dair son tutanağın 03.06.2025 tarihinde düzenlendiği, eldeki davanın da, 12.06.2025 tarihinde açıldığı görülmüştür.

Yasal düzenlemeler ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek 2 yıllık zamanaşımı süresinin 27.04.2023 tarihinde dolacağı, ancak, davacı tarafça, davalı aleyhine 14.04.2023 tarihinde başlatılan icra takibinin, TBK m. 154 gereğince zamanaşımını kestiği, aynı Yasa'nın 157/2 madde hükmü gereğince de, zamanaşımı süresinin "alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra" yeniden işlemeye başlayacağı, icra takibinde, ödeme emri düzenlenmesinin ve ödeme emrinin davalı tarafa tebliğinin, alacağın takibine ilişkin işlem olduğu, bu hali ile,

ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği 24.04.2023 tarihinde yeniden işlemeye başlayan (Bknz.

Yargıtay 17.HD'nin 27.02.2018 tarihli 2015/12069 E. - 2018/1379 K. sayılı, Yargıtay 11. HD'nin 27.09.2022 tarihli 2021/2398 E. - 2022/6376 K. sayılı ilamı) 2 yıllık zamanaşımı süresinin 24.04.2025 tarihinde dolacağı, arabuluculuk faaliyetleri sırasında geçen 54 günlük sürenin eklenmesi halinde zamanaşımı süresinin 17.06.2025 tarihinde son bulduğu, eldeki davanın ise, zamanaşımı süresi dolmadan 12.06.2025 tarihinde açıldığı göz önünde bulundurularak, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile,

ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, Sayın Heyetin, zamanaşımı süresinin dolduğu yönündeki görüşüne katılmıyorum.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/405, K. 2026/556, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/405
Karar No
2026/556
Tarih
8 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/406 K.2026/706
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/406 K.2026/816
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/406 K.2026/369
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/406 K.2026/365
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/407 K.2026/413
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/408 K.2026/392

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.