KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2018
- Esas no
- 2017/925
- Karar no
- 2018/910
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 14/11/2016
- Numarası
- 2014/1514 Esas - 2016/798 Karar
- Dava
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
1.709 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2016 tarih, 2014/1514 E. ve 2016/798 K. sayılı dosyası kapsamında verilen karara karşı, istinaf yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
28/08/2014 tarihinde, davalı ...'ye ait ve davalı...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, yoldan karşıya geçmeye çalışan müvekillerinin murisi ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunu, müteveffanın kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin murisi ...'in emekli öğretmen olduğunu ve aynı zamanda ... kolejinde çalıştığını, vefat nedeniyle müvekkillerinin desteklerini yitirdiğini, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını iddia ederek,
fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla, her bir müvekkili için 1.000,00 'er TL'den olmak üzere, toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL defin masrafının 28/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir müvekkili için 30.000,00'er TL'den olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...ve . ...'dan, kaza tarihi olan 28/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın .... A.Ş'ye kiralandığını, meydana gelen kaza nedeniyle tüm maddi ve manevi sorumluluğun kiralayana ait olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin ticari olmadığını, dolayısıyla davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, olayda müvekkilinin asli kusurlu olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının çok fahiş olduğunu, müvekkilinin herhangi bir mal varlığının bulunmadığını, 3 çocuklu 5 kişilik ailesinin geçimini tek başına taksicilik yaparak sağlamaya çalıştığını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi; davacılar tarafından davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar tarafından davalı ...ye karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının husumet nedeniyle reddine, davacı .. ...r ve ...'in davalı ...n'a açtığı destekten yoksun kalma tazminat isteminin reddine, davacı...'in davalı ..'a karşı açtığı destekten yoksun kalma tazminat isteminin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ....'in davalı ... ...'a karşı açtığı cenaze ve defin giderleri talebi bakımından istemin kısmen kabulüne,
900,00 TL cenaze giderinin 08/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ....'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, davacıların davalı ...'a açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 3.500,00'şer TL (toplam 10.500,00 TL) manevi tazminatın olay tarihi olan 28/08/2014 tarihiyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine karar vermiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olaya karışan aracın maliki davalı ... hakkında davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, araç malikinin işleten sıfatının devam ettiğini, davacılar .. ... ve...r için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... için, kusur oranı dikkate alınarak hükmedilen 47.511,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının az olduğunu yani müvekkillerinin murisine izafe edilen %70 kusur oranının kabul edilemeyeceğini, bu kusur oranı dikkate alınarak hükmedilen 900,00 TL defin giderinin az olduğunu,
müvekkillerinin defin gideri olarak 4.300,00 TL maddi zararlarının meydana geldiğini, her bir müvekkili için 3.500,00'er TL olarak hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, defin ve cenaze gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, 28/08/2014 tarihinde, davalı ...ye ait ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıların murisi ...'e çarparak vefatına sebebiyet verdiği, davacıların bu vefat nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları anlaşılmıştır.
18/01/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, meydana gelen kazada, davacıların murisi müteveffa ...'in %70 oranında, davalı sürücü ...'ın %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu tespitin, ceza mahkemesindeki dava dosyasına ibraz edilen kusur bilirkişisinin raporuyla örtüştüğü, bu kusur oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu, davacı eş ...r'in destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 47.511,19 TL olduğu, diğer davacılar .. ...'in kaza tarihi itibariyle yetişkin oldukları gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı haklarının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde her ne kadar kusur oranlarının yerinde olmadığını dolayısıyla maddi tazminat miktarının bu kusur oranı dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu iddia etmiş ise de, mahkemece hükme dayanak yapılan kusur raporunun olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, davacılar vekilinin dolayısıyla bu kusur raporu dikkate alınarak hesaplanan destekten yoksun kalma ve cenaze ve defin masraflarına yönelik istinaf iddia ve itirazları yerinde değildir. Ayrıca, müteveffa ...in oğulları olan davacılar ....r'in, yetişkin ve destek yaşından çıkmış olmaları dikkate alındığında, bu davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde de usul ve yasa açısından herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır.
Bir başka deyişle, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı da yerinde değildir.
Davacılar vekilinin, kazaya karışan araç maliki ...hakkındaki davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf ve itirazına gelince, davalı ...vekili, kazaya karışan ve müvekkiline ait ...plakalı aracın, 14/02/2014 tarihli adi yazılı "Plaka Komisyon Hizmet Sözleşmesi" ile dava dışı ....A.Ş'ye kiraya verildiğini iddia etmiş ve mahkemece de, araç maliki davalı ...'nin işleten olarak sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak bu karar usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Çünkü, adi yazılı şekilde düzenlenen "Plaka Komisyon Hizmet Sözleşmesi ", davalı araç maliki ...'nin işleten olarak sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte bir sözleşme değildir. Ayrıca, her zaman düzenlenmesi de mümkündür. Bu sözleşme ancak sözleşmeyi düzenleyenler açısından bağlayıcı nitelikte olabilir.
Dolayısıyla, kazaya karışan araç maliki ...'nin işleten olarak diğer davalı sürücü ... ile birlikte, cenaze ve defin giderleri ile manevi tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Davacılar vekilinin, manevi tazminat miktarlarının az olduğuna yönelik istinaf iddia ve itirazlarına gelince ise, TBK'nın 56.maddesine göre, hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Olayın meydana gelmesinde davacıların murisi müteveffa ile davalı sürücünün kusur durumları, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi birlikte dikkate alındığında, manevi tazminat olarak, müteveffanın eşi ve evlatları olan davacılar için 3.500,00'er TL tutarında manevi tazminatlara hükmedilmesi azdır. Bir başka deyişle, her bir davacı için 3.500,00 'er TL'den olmak üzere, toplamda 10.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Bu çerçevede, takdiren davacı eş .....için 7.500,00 TL', davacılar ...için 5.000,00'er TL'den olmak üzere toplam 17.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.
Bu bağlamda, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının, ( Davacı.... için 7.500,00 TL, davacılar İ... ve ,... için 5.000,00'er TL manevi tazminat verilmesi ve araç maliki davalı ...nin, diğer davalı ...'la birlikte cenaze ve defin gideri ile manevi tazminat miktarlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması şeklinde) düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm oluşturulmasına karar verilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.
İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde mahkemesince yatırana iadesine, 2-Davacı tarafça, istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 85,70 TL istinaf yasa yoluna başvuru harcı ile 53,00 TL posta giderinden oluşan toplam 138,70 TL yargılama giderinin davalı ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde verilecek bir dilekçe ile Yargıtay yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.07/06/2018
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/925, K. 2018/910, 7 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama