KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2018
- Esas no
- 2018/1618
- Karar no
- 2018/732
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 23/01/2018
- Numarası
- 2017/1107 E. (Derdest Dosya
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1107 E. Sayılı dosyası kapsamında verilen 23/01/2018 tarihli ara karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, dosyanın Dairemize tevzi edilmesi sonucu Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, dava dilekçesi ile. 23.03.2017 tarihinde, müvekkili ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile trafikte seyri sırasında, davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, müvekkilinin kullandığı araca çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek, HMK'nın 107.
Maddesi uyarınca, değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi ile artırılmak üzere, toplam 10.000,00 TL maddi tazminat'ın, davalı ... şirketinden 24/10/2017 tarihinden, davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ayrıca 300.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ...'dan, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalı ...'un maliki olduğu ...
14 plakalı sayılı araç ile menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi, İlk Derece Mahkemesi'nin 13.12.2017 tarihli ara kararı ile red edilmiş, davacı vekili mahkemeye ibraz ettiği 22/01/2018 tarihli dilekçesi ile; davalı ... yönünden ... plaka sayılı araç ile sair malvarlığı değerlerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 23/01/2018 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş, mahkemenin 23/01/2018 tarihli ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesi ile; ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi'nin 23/01/2018 tarihli ara kararının kaldırılarak, davalı ... yönünden, ... plaka sayılı araç ile sair malvarlığı değerlerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan, maluliyet nedeniyle nedeniyle haddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.
Zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin (Ölüm) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.
Mahkemece, davacı tarafın ihtiyati haciz talebi red edilmiş ise de; dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/101807 soruşturma sayılı dosyasına ait belgeler ve davanın niteliği dikkate alındığında, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, alacağın varlığının ve miktarının kesin olarak ispatının, bu aşamada gerekli bulunmadığı, bu nedenle, mahkemece ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekir iken, talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak, davacı tarafın ihtiyati haciz istemi yönünden, yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/1618, K. 2018/732, 11 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama