KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2021
- Esas no
- 2019/2464
- Karar no
- 2021/1407
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 05/03/2019
- Numarası
- 2017/179 Esas - 2019/180 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 27.07.2015 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kaza neticesinde destek ...'in vefat ettiğini, kazanın oluşumunda kusurun sürücüye ait olduğunu, davacılar ...'in desteğin eşi, ... ve ...'in ise çocukları olduğunu, kazaya konu ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde ... poliçe numaralı ZMSS ile sigortalı olduğunu, davacıların ölenin ardında bakmakla yükümlü oldukları kişiler olmaları nedeniyle üçüncü kişi durumunda bulunduklarını belirtmiş,
poliçede belirtilen meblağ üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davacılara ödenmesini dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, trafik sigortası yeni genel şartları uyarınca sürücünün %100 kusurlu olarak ölmesi sonucu varislerin destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, işleten ve sürücünün ölümünün trafik sigortası teminatına girmediğini, davacının öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davalının dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu,
zararın Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı ... tarafından, davalı aleyhine açılan davanın reddine, davacı ... ile ... tarafından, davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile, ... için 50.634,94 TL, ... için 32.989,42 TL olmak üzere toplam 83.624,36TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/11/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılar ... ile ... ödenmesine " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ... vekili ve davalı .... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının aynı zamanda aracın sigortalısının olduğu ve 3.kişi konumunda olmadığı için teminat kapsamında olmadığını belirtmişse de bu ibarenin yanlış olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sürücünün %100 kusurlu olarak yapmış olduğu kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle varislerinin tazminat talep etme hakkının bulunmadığını ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İHH tarafından verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 27.07.2015 tarihinde davalı ... şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı, davacı ...'e ait, davacıların miras bırakanı sürücü ...'in sevk ve idaresindeyken tek taraflı kaza yapması sonucu, ...'in vefat ettiği, müteveffanın eş ve çocukları olan davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre, “İşletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
Aynı Kanun'un 85/1.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.", 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinden,
zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Davacıların desteği müteveffanın, ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile olsun, salt vefat etmiş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup, desteğin kusurunun olması, davacıların hakkına halel getirir bir unsur olarak kabul edilemez. Dolayısıyla destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın, sigortacıdan talep edilmesi mümkündür.
Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/17669 E. ve 2017/919 K.sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 E. ve 411 K.sayılı kararı, 22.2.2012 gün, 2011/17-787 E. ve 2012/92 K. sayılı kararı, 16.1.2013 gün 2013/17-1791 E. ve 2013/74 K. sayılı kararları).
Davacılar murisinin sürücüsü olduğu araç ile 27.07.2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kaza neticesinde vefat etmiştir. Davalı nezdinde ZMMS poliçesi tanzim tarihi 17.03.2015 tarihidir.
Yeni genel şartlar 01.06.2015 tarihinde, Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinde değişiklik yapan yasa ise 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğinden somut uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunmayan Yeni Genel Şartlar hükümlerinin, dava konusu olayda uygulanması olanaklı değildir.
Bu halde yukarıya aktarılan Yargıtay kararları gereğince davacılar ... ve ... mirasçı olarak değil, zarar gören 3. kişi konumunda bulunduğu, bu nedenle murisin kusurunun yansıtılamayacağı, destekten yoksunluk zararını, davalı taraftan talep edebileceği anlaşıldığından bu hususa yönelik davalı istinaf itirazı yerinde değildir.
Davacı vekilinin davacı ... bakımından istinaf talebi değerlendirildiğinde: Davalı ...., davacı ...'in işleteni olduğu ... plakalı aracın, zmms sigortacısıdır.
Poliçe tanzim tarihine göre uygulanması gereken (15 Ağustos 2003 yürürlük tarihli) ZMSS Genel Şartlarının "A.3- Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı kısmının b bendinde, “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri" teminat dışında bırakıldığından, başka bir ifadeyle işleten, sigorta sözleşmesi kapsamında 3. kişi konumunda olmadığından davacı ... tarafından, açılmış olan maddi tazminat davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı istinaf talebi yerinde değildir.
Bu nedenlerle; davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/2464, K. 2021/1407, 16 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama