KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2023
- Esas no
- 2021/662
- Karar no
- 2023/1426
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 26/10/2020
- Numarası
- 2018/1041 Esas - 2020/707 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.585 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ile ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 28/01/2018 tarihinde karıştıkları kaza sonrasında müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, karşı tarafın %100 kusurlu olmasına rağmen müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın karşılanmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracını yaklaşık 15 gün kullanamadığını, tamir süresinde işgücü kaybı ve araçta değer kaybı oluştuğunu, aracın çekici işlemleri için 531,00 TL sarf edildiğini belirterek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 17.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davaya bakmakla yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kazanç kaybının trafik sigortası poliçesi teminatında olmadığını, eksper raporunda tespit edilen hasarın başvuru sahibine ödendiğini savunarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve davalı ... cevap dilekçesi sunmamışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın kısmen kabulüne, Toplam 11.097,36 TL hasar bedeli, 531,00 TL çekici masrafı ile taleple bağlı kalınarak 419,00 TL ikame araç bedelinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Dava dilekçelerinde tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece faize hükmedilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç hasar bedeli hesaplamasının hatalı olduğunu, öncelikle hesaplamalarda yapılan iskonto oranlarının yüksek olduğunu, bilirkişi raporundaki değer kaybı olmadığı yolundaki tespitlere katılmanın mümkün olmadığını, aracın daha önce hasar kaydının bulunmasının değer kaybı olmamasına neden olamayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ...
Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, araç kiralama bedeli ve çekici masrafının trafik sigortası teminatları içerisinde yer almadığını, başvuranın kasko poliçesinin müvekkili şirket nezdinde olmamakla birlikte trafik sigortası kapsamında araç mahrumiyet bedeli talep edilmesinin haksız olduğunu, davacının talebini kanıtlar nitelikte hiç bir belge ibraz etmediğini, kararın sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, onarılmış bir araç hakkındaki talebin haksız olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ...'ın sürücüsü olduğu davalı sigorta şirtetine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı 28/01/2018 tarihinde çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın hasar gördüğü, eldeki dava açılarak hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin davalılardan tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin kusur bilirkişi raporuna istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince hasar ve değer kaybının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda olayın oluş şekli, çarpma noktasının yeri ile davacı aracının hasarlı ve değişen parçaları, parça fiyatının aracın modeli ve yaşına göre belirlenmesi, araçta meydana gelen hasarlı parçaların güncel fiyatlarında uygulanacak olan iskontonun 15 - 20 arasında değişkenlik göstereceği açıklanarak uygulanması gereken iskonto oranının %18 olması gerektiğinin belirlenmesi, aracın daha önceki kazaları ve piyasa araştırması,
modeli, kilometresi ve ekspertiz rapor içeriği ile aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriterinin dikkate alınarak değerlendime yapıldığı, aracın daha önce çok fazla kazaya karışması (daha evvel 8 kez kazaya karışması) nedeniyle araçta değer kaybı oluşmayacağı bu durumda bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğuna göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.
Davalı sigorta şirketi, diğer davalıya ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.6.
Teminat Dışında Kalan Haller..., Gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri olarak belirlenmiştir. Davacı vekili, hasar, araç değer kaybı yanında çekici ve ikame araç bedelinin de davalılardan tahsilini istemiş; mahkemece, tüm zarar kalemlerinden davalıların sorumluluğuna ilişkin hüküm kurulmuştur.
Çekici gideri ile ikame araç bedeli, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, çekici gideri ile ikame araç bedeline yönelik davacı isteminin davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde bu davalı için de kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle; davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde alacağının haksız fiil tarihi olan 28/01/2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği halde Mahkemece davacı vekilinin faiz talebi konusunda karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinafı yerinde görülerek davalı işleten ve sürücü bakımından kaza tarihinden, davalı sigorta şirketine hasar ihbarı ekspertiz tarafından yapıldığı, başvurunun reddine karar verildiği ve son işlem tarihinin 05/02/2018 olduğu anlaşıldığından bu tarihten itibaren itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Harçlar Kanunu gereği davanın kısmen kabulü halinde dahi davalı taraf harcın tamamından sorumlu tutulması gerekirken davanın kabul ve red oranına göre belirlenmesi doğru olmamış ancak istinaf talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılmıştır. Harç miktarı bakımından davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış haklarda gözetilerek düzeltme yapılmamıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3.maddesi ile maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiş olduğundan kabul ve red edilen dava değeri ile belirlenen vekalet ücreti miktarına göre vekalet ücretleri yeniden belirlenmemiştir. Bu nedenle; davacı vekili ve davalı ...
Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/662, K. 2023/1426, 7 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama