KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/10
- Karar no
- 2024/939
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28/10/2021
- Numarası
- 2020/250 Esas - 2021/792 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
01/07/2018 tarihli kazada müvekkillerinin desteği ... vefat ettiğini, meydana gelen kazada ... plakalı aracın sürücüsü ... kusurlu olduğunun tespit edildiğini, destekten yoksun kalan baba ... ve anne ... için 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminatı tutarı belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 50,00TL olmak üzere 100,00TL destekten yoksun kalma tazminatının ...'den sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile talebini ... için
19.538,85 TL, ... için 27.885,30 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hasarın meydana geldiği yerde, haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yerinde veya müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul'daki mahkemelerden birinde açılması gerektiğini, davacının HMK'da yetkili olarak belirtilen mahkemelerin hiçbirinde davasını ikame etmediğini, davanın İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesini talep ettiklerini, davacının aynı kaza sebebiyle maddi tazminat talepli olarak tahkim yoluna gittiğini, tahkim dosyasında verilen hüküm kesinleştiğinden kesin hüküm sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ... plakalı aracın,
müvekkili şirkete 23/02/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 360.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, davacı ... için 27.885,30TL, davacı ... için 19.538,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili davacı tarafa ödenmesine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat hesaplamasında TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiğini ve davada uygulanması gerektiğini, mahkemenin yürürlükteki yasal mevzuata uymayarak kanuna aykırı hareket ettiğini, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
tazminat hesabı yapılırken ...'ın kabul gören Yargıtay uygulaması gereğince 22 yaşına kadar asgari geçim indirimi hariç net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kişinin aktif çalışma yaşının 18 olarak dikkate alındığını, hükmedilen tazminatı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte müteveffanın anne ve babasının çalışmadığı hususunun davacı yanca belgeler ile ispat edilmediğinden %5 oranında yetiştirme gideri tenzili yapılmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hesaplamada net asgari ücret kullanılması gerektiğini,
müvekkili sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile başvurulmadığından müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, faizin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 01/07/2018 tarihinde davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı aracın yaya olan ... çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği olan ... vefat ettiği, müteveffanın annesi ve babası olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği anlaşılmıştır.
KTK'nın 99. maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davacı tarafından davalı ... şirketine 03/09/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 13/09/2018 itibariyle davalı ... şirketi temerrüde düşmüştür. Bu nedenle davalı ... şirketi yönünden 13/09/2018 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplanacaktır.
Mahkemece itiraz üzerine alınan ek aktüer raporda tazminat hesabında zaten TRH 2010 tablosu ve "progresif rant" formülü kullanılmıştır.
Davalı vekilinin hesap raporunda TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğine ilişkin istinafı yerinde değildir.Türk Medeni Kanunu'nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı Yasa'nın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir.
Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi (anne ve babadan birinin ya da her ikisinin çalışıp çalışmadığına ve hayatta olup olmadığına ilişkin ayrıksı durumlar da göz önüne alınarak) gerekmektedir.
Dairenin genel ilkelerine göre kural olarak; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa,sadece babadan %5 oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/01/2022 tarih, 2021/18347 Esas ve 2022/369 Karar sayılı ilamı).
Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması, aktif devrede zararın asgari geçim indirimi dahil edilerek, pasif devrede zararın asgari geçim indirimsiz asgari ücret düzeyinde olacağının kabulü gerektiği Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.10.2021 tarih, 2021/14938 Esas ve 2021/7301 Karar sayılı ilamında "Kaza tarihinde 15 yaşında olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için işgücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken, fiilen çalışmaya başlayacağı 18 yaşına kadar AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden ve 18 yaştan sonraki aktif devre içinse AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gereklidir." şeklinde karar verilerek aktif çalışması bulunmayan 18 yaşından küçükler için asgari geçim indirimsiz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, desteğin 18 yaşından itibaren destek olmaya başlayacağı varsayımı ile 18 yaşını ikmal ettiği 2035 yılından itibaren ve asgari ücret üzerinden gelir elde edeceği varsayımı ile aktif devrede olduğundan asgari geçim indirimi dahil edilerek tazminat hesabı yapılmış, davacı anne ev kadını olduğundan yetiştirme gideri indirimi yapılmamış, davacı baba için %5 oranıda bakım yetiştirme gideri indirilerek tazminat belirlenmiştir.
Desteğin annesi ev hanımı olup, çalışmadığından yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince davacı anne yönünden yetiştirme gideri indirimi yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Desteğin üniversite eğitimi görüp görmeyeceği dosya kapsamına göre ispat edilemediğinden reşit olacağı 18 yaşından itibaren anne ve babaya destek olarak kabul edilerek ve 18 yaşından itibaren de aktif devrede olacağından geliri asgari ücrete göre belirlenerek ve asgari geçim indirimi dahil edilerek hesaplama yapılmasında usul ve yasa ve yerleşmiş içtihatlara aykırılık bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporunda davacıların desteği yaya ...
2017 doğumlu olup yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %70 oranında etken olduğu kanaati bildirilmiştir. Destek yaya olup kazanın oluşumunda ne gibi bir müterafik kusuru bulunduğu davalı tarafça ispat edilememiştir.
Kaldı ki kazanın meydana geliş şekline göre de %70 kusurlu olduğu kabul edildiğinden, davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/10, K. 2024/939, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama