KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/157
- Karar no
- 2024/921
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 27/09/2021
- Numarası
- 2020/668 Esas - 2021/672 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
29/02/2013 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında müvekkili ... henüz 12 yaşındayken, ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığını, ...plakalı aracın davalı tarafından manevi tazminatı da içeren birleşik kasko poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, müvekkilin maddi tazminat alacakları için davalı ... şirketine dava açıldığını ve deliller toplandıktan sonra (Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/2153 E. 2019/1020 K.) karar verilmesine yakın bir zamanda haricen sulh olunduğunu,
davacıların manevi tazminatları hiç bir şekilde maddi tazminat anlaşmasına dahil edilmediğini belirterek ... için 250.000 TL ... için 70.000 TL manevi tazminatın karar tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkilleri şirket tarafından 30.11.2012-2013 vadeli Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfi kabil kusur olmadığını, davaya konu talep zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerleşik Yargıtay içtihatları gereği manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmamasının esas olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davanın kısmen kabulüne, davacı ... için takdir edilen 125.000 TL ve davacı ... için takdir edilen 25.000 TL manevi tazminatın 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Takdir edilen manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğunu, manevi tazminatın öncelikli sorumlusu sürücüde ve işletende fakirleşmeye yol açacağı gibi lehine tazminat hükmedilenin de açık şekilde zenginleşmesine yol açacağını, maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre hazırlandığını, yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklere uygun davrandığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, kusur tespiti yönünden mahkemece araştırma yapılmamış, kaza tespit tutanağının yeterli görüldüğünü,
gerekli inceleme yapılmaksızın dosyanın karara çıkmasının hatalı olduğunu, dava açılmadan önce müvekkile başvuru yapılmadığını, müvekkilin temerrütü gerçeklemediğini, buna rağmen müvekkili yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, hesaplanan vekalet ücreti, harç, yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 29/05/2013 tarihinde davalı ... şirketine kasko sigortalı ... plakalı aracın, yaya olan davacı ...'ye çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazası nedeni ile davacının yaralandığı, İlk Derece Mahkemesince kusur ve maluliyet raporu alınmadığı, maddi tazminat talebi için taraflar arasında görülen Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/2153 E. 2019/1020 K. dosyası kapsamında alınan kusur raporuna göre kazanın meydan gelmesinde davalı sürücüsünün % 70, davacı yayanın %30 olduğunun tespit edildiği,
davacı ...'nin maluliyet oranının %53 olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Mahkemece dosya içerisine alınan aynı taraflar arasında görülerek sulh ile sonuçlanan Adana 1 Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/2153 E. 2019/1020 K. sayılı dosyası kapsamında kusur ve maluliyet raporu ile yetinilerek manevi tazminat belirlenmiştir.
Bu dava kuvvetli delil niteliğinde olup, davalının da kesinleşen dosyada taraf olduğu, kusur ve maluliyet oranı konusunda yasa yoluna başvurmadığı, bu itibarla taraflar arasında kusur ve maluliyet oranı bakımından ihtilaf bulunmadığı, mevcut raporların manevi tazminat belirlemek için kanaat verici nitelikte bulunduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince maluliyet ve kusur raporu alınmamış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi, ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/157, K. 2024/921, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama