KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/1737
- Karar no
- 2025/698
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 27/03/2019
- Numarası
- 2016/669 Esas - 2019/224 Karar
- Dava
- İtirazın İptali(Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.448 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirkete ZMMS Poliçesi ile sigortalı....
A.Ş'nin işleteni olduğunu ... plakalı aracın, 22/09/2015 tarihinde ... idaresinde ... istikametine doğru seyir halinde iken çok taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, meydana gelen trafik kazası sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, işbu kaza nedeniyle ..., ..., ..., ..., .... ve ... plakalı araçlarda maddi hasar meydana geldiğini, ZMMS poliçesi üzerinden müvekkiline 6 ayrı başvuru yapılarak tazminat talep edildiğini,
söz konusu hasar tutarlarının ilgililere ödendiğini ancak maddi kaza başına teminat üst limiti 58.000,00 TL olup talep edilen toplam tazminat tutarı teminat üst limitini aştığından proporsiyon hesabı yapılarak ödenmesi gereken tutarların belirlendiğini, yapılan hesaplama neticesinde ... nolu hasar dosyasında ...A.Ş'ye kasko sigortalı ... plakalı araçta meydana gelen hasar dolayısıyla ...A.Ş'ye 17.388,84 TL X 60.. = 10.450,39 TL ödeme yapılması gerekirken 6.938,45 TL fazladan ödeme yapıldığının anlaşıldığını, yapılan bu fazla ödemenin,
sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinin hızlandırılması hakkında protokol hükümlerine göre davalı sigorta şirketinden talep edildiğini ancak davalı tarafından söz konusu bedelin iade edilmediği için davalı hakkında ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili sigorta şirketine yapılan ödeme geçerli bir ödeme olduğundan fazla ödemeye ilişkin iddia ve taleplerin reddinin gerektiğini, davacının da kabulünde olduğu üzere, dava konusu kazada müvekkiline sigortalı araçta 17.388,84 TL tutarında hasar meydana geldiğini, söz konusu hasara ilişkin ödeme yapan müvekkilinin, hasar bedelini dava konusu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan aracın sigortacısı olan davacıya rücu ettiğini, yapılan rücu başvurusu ile müvekkilinin ödediği hasar tutarının tamamı olan 17.388,84 TL’yi davacıdan tahsil ettiğini, davacının,
yapılan bu ödemenin ardından söz konusu kazada başkaca zarara uğrayan araçların başvurusu üzerine meydana gelen zarar tutarının toplam teminat tutarını aşması sebebiyle proporsiyon (garame) hesabı yapıldığını ve yapılan bu proporsiyon hesabı ile müvekkiline daha önceden yapılan ödemenin fazladan yapıldığını iddia ederek 6.938,45 TL’nin iadesini talep ettiğini, davacının, poliçe limitinden müvekkile yapılan ödeme oranında diğer zarar görenlere karşı borcundan kurtulmuş olmasına rağmen, sonradan yapılan başvurulara kalan poliçe limiti dâhilinde ödeme yapması gerekirken proporsiyon hesabına müvekkilini de katarak,
diğer zarar görenlere fazla bir ödeme yapmış olduğunu, dolayısıyla burada fazladan yapıldığı iddia edilen ödemenin müvekkiline değil, poliçe limiti aşılarak sonradan hasar başvurusu yapan dava dışı üçüncü kişilere yapıldığını, müvekkilin rücu ettiği zararı geri ödemesi bakımından herhangi yasal bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının teminat bedelini proporsiyon hesabı ile paylaştırdığını, diğer tüm alacaklılara hangi tarihlerde ödeme yaptığını ve işbu alacaklıların tazminat talebinde bulunup bulunmadığını ispat etmekle yükümlü olduğunu,
somut olayda proporsiyon yoluna gidilmiş olup uygulanan indirimin kanuna uygun yapıldığının davacı tarafça ispatı gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ...
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına itirazının asıl alacak 6.938,45 TL ve işlemiş faiz 45,91 TL olmak üzere toplam 6.984,36 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 1.396,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
müvekkili sigorta şirketine yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olup, fazladan yapıldığı iddia edilen ödemenin müvekkili sigorta şirketine yapılmadığını, müvekkile yapılan ödemenin fazla bir ödeme olmadığından, hatalı proporsiyon hesaplamasına dayalı haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerekirken, hatalı ve eksik değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun kabul edilmesi sebebiyle kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt tarihine ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğunu, davacı yan lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, alacak için her ne kadar hesap tablosu ile göndermişse de söz konusu alacağın yargılamayı gerektirmiş ve bilirkişi raporu ile alacak miktarının tespit edildiğini, dolayısıyla alacağın likit olma özelliğinin olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 22/09/2015 tarihinde davacı Sigorta Şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı iş makinesinin %100 kusurlu olarak maddi hasarlı çok taraflı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine;
aynı maddenin 2. fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi;
bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir.
Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.Somut uyuşmazlıkla Kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçelerinde kaza başına maddi hasar limiti 58.000 TL'dir.
Davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında hasar gören ... plakalı araç için davalı Kasko Sigortacısına 25/12/2015 tarihinde 17.388,84 TL hasar ödemesi yapılmıştır.
Davacı Sigorta Şirketi tarafından aynı trafik kazası nedeni ile hasar gören araç sahipleri ile birlikte kaza başına üst limit olan 58.000 TL üzerinden garameten hesaplama yapılmadan toplam 96.504,00 TL ödemiştir.Sigorta Şirketlerinin Birbirlerine Olan Rücu Taleplerinin Hızlandırılması Hakkında Protokol'ün 2/A-6 maddesinde; "yapılan paylaşma neticesinde fazla ödeme yapma durumunda kalan şirket fazla ödediği bu miktarı belgelerini göndermek suretiyle talep edebilir ve talep edilen şirket de fazla ödenen bu bedeli kendisine müracaatın ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde iade eder." düzenlenmesine yer verilmiştir.
Bu düzenleme kapsamında davacı Sigorta Şirketi tarafından davalı Sigorta Şirketi'nden yapılan fazla ödemenin iadesi talep edilebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aynı kazada birden fazla hasara uğrayan araç olduğu ve zarar miktarı poliçe limitini aştığından teminat üst limitine göre proporsiyon hesabı yapıldığı,
yapılan hesaplamanın usul, yasa ve taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre karar vermeye elverişli ve yeterli olduğundan hükme esas alınmasında;yine protokolün 2/A-6 maddesindeki fazla ödemenin müracaat tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi gerektiğine ilişkin düzenleme nedeniyle sürenin dolması ile davalı ayrıca ihtara gerek bulunmaksızın temerrüde düşmüş olacağından İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ne var ki davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp,
gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalıdan olan alacağının belirlenmesi yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir.
Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1737, K. 2025/698, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama