KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Esas no
- 2022/2047
- Karar no
- 2025/1142
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 29/03/2022
- Numarası
- 2018/845 Esas - 2022/206 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 21/12/2009 tarihinde trafik sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın seyir halinde yapmış olduğu kaza neticesinde davacının ağır bir biçimde yaralandığını ve davacıda geçici kalıcı maluliyet söz konusu olduğunu, ayrıca davacının bakım ihtiyacının söz konusu olduğunu, kusurun tamamının ... plakalı araçta bulunduğunu, davacının geçici-kalıcı maluliyet ve bakım gideri yönünden maddi tazminat tutarının belirlenerek,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere geçici maluliyet yönünden 50TL, kalıcı maluliyet yönünden 50TL ve bakım gideri yönünden 50TL olmak üzere toplam 150,00TL tazminatın, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere kaza tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı definde bulunduğu, davanın kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plakalı araç sürücüsü ... ile trafik tescil kayıtlarından tespit edilecek işletenine ihbar edilmesini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin muhatabının Güvence Hesabı olmadığını, söz konusu taleplerin teminat dışı olup, davanın esastan reddi gerektiğini, davalı kurumun ancak kalıcı maluliyet sebebiyle sorumlu tutulabileceğini, davacının trafik kazası ile ilgili olarak haksız fiil faili aleyhine şikayetçi olmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, işbu davanın dahi reddi gerektiğini,
davanın açılmasına davalının sebep olmadığını, temerrüdünün söz konusu olmadığından faizin türü başlangıç tarihi ile ilgili taleplerin de kabul edelemez olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile.
1.718,80 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23/08/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler yönünden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyadaki rapora itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, müvekkilinin muayene edilmeden rapor düzenlendiğini, raporun eksik ve hatalı olduğunu, söz konusu raporda her ne kadar davacı müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazasında ...'ın maluliyetinin oluşmadığı belirtilmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.12.2020 tarihli Adli Tıp Mütalaasının eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, müvekkilinde oluşan maluliyetinin ciddiyeti tüm dosya kapsamındaki tedavi ve muayene evrakları incelendiğinde ortaya çıkacağını,
Yargıtay kararları ışığında davacı müvekkilinin muayenesi gerekli şekilde yapılmadan mütalaanın düzenlenmesinin eksik inceleneme yapıladığını gösterdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır.
Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine,
20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun ATK 2. İhtisas Dairesi'nin talebi üzerine davacının yeni tarihli muayene raporları ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde ,
davacının yeni tarihli muayene ve tıbbi evrakları değerlendirilerek düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2047, K. 2025/1142, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama