KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/206
- Karar no
- 2024/962
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 03/11/2021
- Numarası
- 2020/165 Esas - 2021/764 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.482 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 31.07.2013 tarihinde, dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı römorkun karıştığı tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacıların murisi ... vefat ettiğini, sürücü ...’ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı çekicinin ZMMS Sigortacısı ...
A.Ş.’ye karşı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1033 E. sayılı dosyası ile açılan davada dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacılara toplam 339.309,70 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi gerektiğini ancak ZMMS teminat limitinin 250.000 TL olduğunun belirtildiğini, mahkemenin 2015/719K sayılı kararında teminat limitine eşit toplam 250.000 TL ödenmesine hükmedildiğini ve dolayısıyla davacıların gerçek zararlarının karşılanamamış olduğunu, kazaya karışan ... plakalı çekicinin davalı ...
A.Ş.’nin kasko poliçesi teminatı altında olduğunu, davacıların zararının ZMMS teminat limitini aşan kısmının davalı sigorta şirketinden talep edilebileceğini, davalı ...
A.Ş.’ye bakiye tazminatın 8 iş günü içinde ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin 14 adet ekiyle birlikte iadeli taahhütlü olarak 21.01.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, desteğin kalan eşi ... için 600 TL, 4 çocuğunun her biri için 100 TL olmak üzere toplam 1000 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 03.02.2015 itibariyle avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, davacılar ... için 28.651,68 TL, ... için 1.123,60 TL, ... için 3.932,58 TL, ... için 5.617,98 TL, ... için 10.674,16 TL maddi tazminatın 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin de hatalı olduğunu, rapor tarihi itibariyle gelire ilişkin kullanılan veriler doğru olsa da işbu dosyada ödeme yapılacak/kararın kesinleşeceği tarihte bu veriler değişecek ve hesap hatalı hale geleceğini, davaya konu kazaya karışan aracın ticari nitelikteki bir kamyonet olduğu dikkate alınırsa, bu aracın karıştığı kazadan kaynaklı tazminata da ticari faiz işletilmesi gerektiğini,
Yerel Mahkeme tarafından her bir davacı için hükmedilen tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam alacak üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
KTK'nın 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen şekilde müracaat edilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından yapılmış olan kasko poliçesi ihtiyari mali mesuliyet poliçesi olup maddi zarara ilişkin taleplerin öncelikle ZMMS poliçesinden karşılanması gerektiğini, mevzuat gereğince gelir tespitinde müteveffaın vergilendirilmiş geliri esas alınmasıyla,
dosyada müteveffanın gelir durumunu gösterir bir belge mevcut olmadığından hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması ve 2918 sayılı KTK uyarınca Genel Şartlar ile belirlenen TRH-2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 Teknik Faiz oranı esas alınması gerektiğini, müterafik kusur araştırması yapılmadığını, faize hatalı olarak hükmedildiğini, sigorta şirketi hak sahibine ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirmiş olup temerrüde düşmediğini, kaldı ki davacının davalı şirkete dava öncesinde usulüne uygun başvurusu bulunmadığından temerüt faizi başlangıcı olarak dava tarihinin dikkate alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 31/07/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların yakını ... vefat ettiği, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1033 E. sayılı dosyasında davacılar tarafından zorunlu trafik sigortacısı ...
A.Ş. aleyhine açılan davada gerekçeli karar içeriğine nazaran, poliçe teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu, hesaplanan zararın bu teminat limitini aştığından, aşan kısmının davalı İMMS sigortacısından talep edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1033E. sayılı dosyasında karar tarihi itibariyle ve o dosyadaki verilere göre hesaplama sonucu ZMMS limiti 250.000 TL ve o dosyadaki raporda hesaplanan tazminata göre ZMMS limitini aşan miktar 90.979,28 TL hesaplanmış olup İMMS limiti kaza başına 50.000 TL olduğundan bu limitin de üzerinde kaldığı ve paylaştırıldığı görülmüştür.
Bu durumda, davacı tarafça ZMMS limitini aşan kısım için talepte bulunulduğuna göre, davalı vekilinin maddi zarara ilişkin taleplerin öncelikle ZMMS poliçesinden karşılanması gerektiğine, mahkemece desteğin müterafik kusuru tartışılmadan karar verilmiş olması doğru olmamış ise de tazminattan indirim yapılması halinde yine davalı İMMS limiti aşılacağından sonuca etkisi bulunmadığından müterafik kusura, dosya kapsamından davadan önce 21/01/2015 tarihinde davalıya başvuruda bulunulduğu ... fotokopisinden anlaşılmakla başvuruda bulunulmadığına ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların,
bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı tarafından yargılama safahatı sürecinde hükme esas bilirkişi raporuna karşı itirazında hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 Teknik Faiz oranı esas alınması gerektiğine.
Davacılar vekili tarafından ise maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin de hatalı olduğunu, rapor tarihi itibariyle gelire ilişkin kullanılan veriler doğru olsa da işbu dosyada ödeme yapılacak/kararın kesinleşeceği tarihte bu veriler değişecek ve hesap hatalı hale geleceğine ilişkin itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine ilişkin değerlendirmeler bakımından karışı tarf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde
tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden aktüerya raporuna ve hesap yöntemi ile belirlenen tazminat miktarlarına ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, kazaya kusuru ile sebebiyet veren araç çekici olup kullanımı da çekici, trailer olup, dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır Yine ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak;
her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Bu nedenle bu yönlere değinen davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne ve hükmün vekalet ücreti ve faiz türü bakımından düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Kabule göre de mahkemenin gerekçeli karar başlığında davacılar ... ve ... gösterilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/206, K. 2024/962, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama