KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi Birleşen Davada
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2023
- Esas no
- 2022/2564
- Karar no
- 2023/23
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15/12/2020
- Numarası
- 2014/903 Esas - 2020/863 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
3.461 kelime·17 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine Kasko Poliçesi ve ZMSS ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 05.10.2011 tarihinde araç sürücüsünün kusuru ile yaya konumunda olan davacı ... ile davacı ...'ün desteği kızına çarpması sonucu ...'in sürekli malul kaldığını ve ...'in kızı ...'ın ise vefat ettiğini, kızının vefatı sonrası yaşadığı üzüntü nedeniyle anne ...' in kanser hastalığına yakalandığını ve psikolojik tedavi gördüğünü, bu nedenle kızının desteğinden yoksun kalan davacı anne ... için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL cenaze,
tedavi ve destekten yoksun kalma tazminatı ile 120.000,00 TL manevi tazminat ile davaya konu kazada malul kalan ... için geçici iş göremezlik, sürekli maluliyet, kaza nedeniyle oluşan izler için yapılacak estetik cerrahisi giderleri, ileride yapılacak tüm tedavi ve kazanç kayıpları için şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ve askerlik görevini dahi gerçekleştiremeyecek olan davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'in babası davacı ... için ise 10.000,00 TL manevi tazminatın, manevi tazminatlar yönünden kaza tarihinden itibaren,
sigorta şirketi yönünden ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasında ...'ın vefatı nedeni ile davacı ...'ın kızının desteğinden yoksun kaldığı ve elim kaza nedeniyle büyük üzüntü çektiği bu nedenle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma zararı ile 100.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ...' ın ablasını davaya konu kazada kaybetmesi nedeniyle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma zararı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren geçerli olmak üzere avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava
etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle yasal faiz talep edilebileceğini, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının, alınmış ise bu tutarın tazminattan tenzilinin gerektiğini, davacılar ... için 19.03.2013 tarihinde 5.629,91 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı ...'e maluliyet tazminatı olarak 19.03.2013 de 18.617,14 TL ödeme yapıldığını, (...'e 21.03.2013 de banka ödeme talimatının verildiği) bu itibarla kendilerinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini,
ZMSS Poliçesinin davalı ... adına 25.05.2011/2012 vadeli olarak 15.05.2011 tarihinde tanzim edildiği, teminat limitinin kişi başı ölüm-sürekli sakatlık 200.000,00 TL olduğu, Kasko Poliçesinin davalı ... adına 31.05.2011/2012 vadeli olarak 31.05.2011 tarihinde tanzim edildiği, ihtiyari mali sorumluluk teminat limitinin kişi 30.000,00 TL kaza başına ise 90.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin davalara verdiği cevap dilekçelerinde özetle; davaya konu kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davalı müvekkilinin ... Sigorta A.Ş. den tanzim edilmiş kaza tarihini kapsar ZMSS ve Kasko Sigortası poliçelerinin bulunduğunu, ... Sigorta tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyasına 4.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu hususun hesaplamalarda dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep emiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Aktüerya hesaplamada TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılarak, hüküm kurulması gerekirken, PMF.1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama uyarınca hüküm kurulması hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının, müvekkillerinin çektikleri ve halende çekmeye devam ettikleri acılarını teskin edici olmadığını, müvekkili ...'ün mirasçılık belgesi, Kartal ...
Noterliğinin 25.02.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile kendileri tarafından çıkartıldığını, mirasçılık belgesi çıkartılması için notere ödenen 201,34 TL'nin yargılama gideri olarak lehlerine hüküm altına alınması gerekirken, bu hususta bir ayrıma gidilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Manevi tazminat davasının zenginleşme vasıtası olmama niteliği göz önüne alındığında ve olaydaki kusur durumlarına bakıldığında, müvekkilinin aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarları, tarafların mali ve sosyal durumlarına bakılarak bir hayli yüksek olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücü olan müvekkilinin % 40 kusurlu, davacıların murisi ve diğer davacının % 60 kusurlu bulunduğunu, gerek tarafların sosyo-ekonomik durumları ve gerekse kusur durumlarının verilecek kararda nazara alınmasının zorunlu olduğunu, manevi tazminatların yüksek belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası nedeniyle sakatlık tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 5.10.2011 tarihinde ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile sahil yolunda ...' dan Kartal istikametine doğru, ışıkların yeşil yanmasını takiben harekete geçtiği sırada, seyir yönüne göre solundan, orta refüjden karşıya koşarak geçmek isteyen yayalar ..., ... ve ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ... vefat ettiği, diğer yayaların ise yaralandığı anlaşılmıştır.
Davacı ... kendi yaralanması için maddi ve manevi tazminat, babası ... oğlu ...'in yaralanması manevi tazminat talep etmişler. Kazada vefat eden ... yönünden ise asıl davada annesi ... birleşen davada ise babası ... kardeşi ... destekten yoksun kalma maddi tazminat ve manevi tazminat talep etmişlerdir.
Trafik kazası nedeniyle cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında "...
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, tazminatın belirlenmesi amacı ile bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış, bu rapor hükme esas alınmıştır.
Gerçek zarar miktarı; davacının olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Desteğin veya hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ...
Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." yönünde karar verilmiştir.
Buna göre tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu ve prograsif rant tekniği uygulanacaktır (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta, kaza tarihi 05.10.2011 tarihidir. Mahkemece alınan 24/05/2017 tarihli raporda PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapılmış, davacıların itirazı üzerine TRH 2010 tablosu ve progresif rant uygulanan 14/09/2017 tarihli ek rapor alınmıştır.
İstinaf talep eden davacı ... vekili bu rapora istinaden bedel artırım dilekçesi vermiştir. Mahkemece hükme esas alınan başka heyetten alınan aktüerya raporunda kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmıştır.
Ancak yukarıya aktarılan emsal Yargıtay ilamı gereğince TRH 2010 tablosunun esas alınması gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince PMF yaşam tablosuna göre hesaplama esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu kabule göre 14/09/2017 tarihli ek aktüerya raporunun davacı ...'in belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlendiği, yapılan ödemede düşülerek kusur oranlarına göre tazminatın belirlendiği anlaşıldığından usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren 14/09/2017 tarihli ek aktüerya raporunun hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmış ve davacının bedel artırım talebi de nazara alınarak davacı ... için 33.103,74 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir.
Mirasçılık belgesi için ödenen noter masrafı yargılama gideri sayılmayacağından bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. ". Yine 56/2.maddesinde ise "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.,2 maddeleri 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacı ...'in yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında TBK'nın 56/1. maddesi kapsamında davacı ... lehine verilen manevi tazminat miktarının;
yaralanmanın ağır bedensel zarar mahiyetinde olmasına göre TBK'nın 56/2. maddesi kapsamında davacı ...'in babası olan ... ve vefat lehine verilen manevi tazminat miktarının.
Vefat eden ... yönünden ise asıl davada annesi ..., birleşen davada ise babası ... kardeşi ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle; davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine, asıl davada davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2564, K. 2023/23, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama