KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/266
- Karar no
- 2024/1234
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 07/10/2021
- Numarası
- 2016/979 Esas - 2021/1037 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.490 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
16/04/2008 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karşı istikametten gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile karşılıklı çarpışması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve ...'nın aracında yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır yaralandığını, kazanın oluşumunda sürücü ...'nın 2918 sayılı KTK'nun 84.maddesinde yer alan şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü ...'ın herhangi bir kural ihlal etmediğinin tespit edildiğini, olaya ilişkin Aşkale Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/217 Soruşturma yapıldığını,
olaydan bir süre sonra davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, hasar dosyası oluşturulduğunu ve bu dosya kapsamında müvekkiline maluliyeti nedeniyle 46.467,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkiline yapılan ödemelerin eksik ve yetersiz olduğunu, müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 1000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından Karayolu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalandığını, davacı tarafından dava öncesinde yapılmış bir başvurunun tespit edilemediğini, davacıya 18/06/2009 tarihinde 46.467,27 TL ödendiğini, ödeme tarihi itibariyle hesap yapılarak davacının müterafik kusuru ve hatır taşıması dikkate alınmak suretiyle müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğunun tespitini talep ettiklerini, dava şartı yokluğu nedeniyle, müvekkili şirketçe ödeme yapıldığından ve sorumluluğu kalmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın kısmen kabulü ile 42.826,40-TL 'nin temerrüt tarihi olan 18/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Huzurdaki dava 16.04.2008 tarihinde davacının karıştığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle 18.06.2009 tarihli ibranamenin iptali ve ek iş göremezlik tazminatı talebiyle ikame edildiğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olup hak düşürücü süreye ilişkin beyanların hiçbir gerekçe gösterilmeden davanın kabul edildiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacının yolcu konumunda olması kusursuz olacağı anlamına gelmeyeceğini, emniyet kemerinin takılmaması,
alkollü ya da sürücü belgesiz sürücünün yanında yolculuk yapılması müterafik kusur niteliğinde olacağını, %30 olduğu iddia edilen maluliyet raporu tarafına tebliğ edilmediğini ancak aynı kurum tarafından verilen raporlar arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK'na gönderilmesini talep ettiğini, davacının SGK kaydı mevcut ise kaza sonrası geçici iş göremezlik döneminde SGK tarafından geçici iş göremezlik zararı karşılandığını, yine sürekli iş göremezlik için davacıya PSD bağlanıp bağlanmadığının SGK'dan sorulmasını talep ettiğini, ödeme tarihi itibariyle eksik ödeme olup olmadığının da incelenmesi gerektiğini,
PMF 1931 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, zira ödeme yapılan 18.06.2009 tarihinde TRH 2010 yaşam tablosu henüz hazırlanmadığını, davacının geliri fazla alındığını ayrıca gerçek durum belirli iken varsayım ile hareket edilemeyeceğini, davacının güncel ücretinin de hizmet cetvelinden tespitini talep ettiğini, huzurdaki davanın konusu davacının gelecekte uğradığı müstakbel zararlar olduğunu, müstakbel bir zarar için bugün faize hükmedilmesi faizin ruhuyla bağdaşmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamında yer alan ceza soruşturma dosyasındaki takipsizlik kararından, 16/04/2008 tarihinde Aşkale - Bayburt Karayolu 15. km. sinde ...
Köyünde mağdur-şüpheli ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minübüs ile mağdur-şüpheli ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içinde yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle bakiye tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında.
"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde.
14.10.2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330 K. sayılı kararında ise "Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez" yönünde karar vermiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararı). Davalı tarafından zararın kısmen karşılanması halinde, yapılan ödemenin tazminat hesabı sırasında mahsup edilmesi gerekecektir. Ancak ödemeye ilişkin dekont dışında ibraname sunulmadığından KTK'nın 111.maddesi uygulanmayacaktır.
Mahkemece ön inceleme duruşmasında hak düşürücü süre yönünden inceleme yapılarak talebin açıklanan gerekçeyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/3964 E.- 2018/6827 K) Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır.
Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine,
20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).
Somut uyuşmazlıkta Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından alınan 28/05/2018 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre davacının meslekte kazanma gücünü % 16,8 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 90 gün kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilerek bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı).
Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. Hükme esas bilirkişi raporunda, davacının geliri için ücret bordrosu dikkate alınarak ve asgari ücrete oranlanarak hesaplanmasında yine ceza soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile sürücünün arkadaş oldukları anlaşılmakla hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimine göre karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca davalı vekilinin, müstakbel bir zarar için bugün faize hükmedilmesi faizin ruhuyla bağdaşmadığına ilişkin istinaf itirazı da, haksız fiilden kaynaklanan zarar olduğundan yerinde değildir.
Dosya kapsamından, ceza soruşturma dosyasındaki takipsizlik kararından, kazanın ... plakalı minübüs ile mağdur-şüpheli ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile meydana geldiği, davacının ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içinde yolcu olduğu, sürücü ... hakkında şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının yolcu konumunda olduğundan kusursuz olacağı göz önüne alınarak kusur bilirkişi raporu alınmadan karar verilmiştir.
Ancak kazada davacı yolcu olup kusursuz ise de, kaza çift taraflı olup yalnızca davacının içinde bulunduğu aracın ZMMS sigortacısına karşı talepte bulunulduğundan ve davalı yargılama sırasında da, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını ve kusur raporu alınması gerektiğini savunduğundan mahkemece kaza tespit tutanağı ile yetinilerek kusur raporu almadan karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.
Yine davacıya SGK tarafından kaza nedeni ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanıp bağlanmadığı, bağlandı ise ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi olup olmadığının saptanması ile SGK tarafından geçici iş göremezlik zararı karşılanıp karşılanmadığının da araştırılarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/266, K. 2024/1234, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama