KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/267
- Karar no
- 2024/1013
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 02/12/2021
- Numarası
- 2016/98 Esas - 2021/805 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.253 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 13/06/2015 tarihinde ... Cad. Üzeri No:... önünde yaya olan müvekkiline sürücüsü ve plakası bilinmeyen bir aracın çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza hasebiyle müvekkilinin ciddi mahiyette kalıcı maluliyete duçar olduğunu, müvekkilinin tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, esaslı oranda daimi sakat kaldığını,
bu kazanın oluşumunda kusurlu olan ve plakası bilinmeyen aracın geçerli bir poliçesi olmadığından güvence hesabı tazminatını gerektirin derecede kusurlu olduğunu belirterek müvekkili için 100 TL geçici ve 100 TL kalıcı iş görememezlikten ileri gelen 200,00 TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza tarihinden, aksi halde dava tarihinden başlayarak işleyecek ticari faiziyle veya yasal faiziyle ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının plakasının tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde yaralandığı iddiasının somut delilere ispat edilmesi gerektiğini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmasını talep ettiklerini, müvekkili kurumun sorumluluğunun bedensel zararlarla sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik zararının bedensel zarar olmadığını,
geçici iş göremezlik zararının maddi zarar olarak kabul edilse dahi 6111 sayılı yasa gereğince bir tedavi gideri zararı olan geçici iş göremezlik zararından SGK'nın sorumluğu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 74.003,11 TL kalıcı iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminatın dava tarihi olan 19/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, Yerel Mahkemece her ne kadar talep artırım dilekçelerinin ıslah dilekçesi olarak kabul edildiği yönünde karar verilmiş ise de işbu kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, belirsiz alacak davasında davacının, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabildiğini ayrıca davasını HMK'nın 176.
Ve devamı maddelerine göre de bir kez ıslah edebildiğini, fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak yapmış oldukları bedel artırım sonrası harcını tamamlayarak ıslah haklarını kullandıkları itirazlarına konu kararın ortadan kaldırılarak 15.10.2021 tarihli Islah dilekçeleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.
Davacı vermiş olduğu vekili 12/03/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 100,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminat talebini 74.003,11 TL olarak. 15/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de ek bilirkişi raporu doğrultusunda 74.003,11 TL kalıcı işgöremezlik tazminat talebini 84.857,46 TL olarak artırmıştır. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir.
6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür.
HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden mahkemece davacı vekilinin 10/03/2021 tarihli talep belirleme dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 13/06/2015 tarihi ile ıslah tarihi olan 15/10/2021 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmamıştır.
Davalı vekilinin ıslah zamanaşına ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Mahkemece tüm delilerin toplanması nedeni ile Dairemizce yapılan değerlendirme neticesinde; mahkemece aldırılan ek bilirkişi raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılarak davalının bilirkişi raporuna karşı itirazı yerinde görülmemiş, 15/10/20121 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının 84.857,46 TL kalıcı işgöremezlik tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının 23/11/2005 doğumlu olması kaza tarihi olan 13/06/2015 tarihi itibariyle 9 yaşında olması da dikkate alınarak kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamaz. Davacının gelir getiren bir işte çalıştığı iddia ve ispat edilememiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2477 E. 2021/2949 K. ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/15525 E. 2018/8321 K. sayılı içtihatları da bu doğrultudadır.
Bu nedenle de davacının geçici iş göremezlik zararına yönelik maddi tazminat talebinin reddi gerekmiştir. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/267, K. 2024/1013, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama