KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/277
- Karar no
- 2024/1015
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 20/10/2021
- Numarası
- 2019/641 Esas - 2021/711 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'a ait ... plakalı aracın İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi ... mevkiinde park halinde iken ... plakalı araç sahibi ...'ün alkollü vaziyette asli ve tam kusuruyla maddi hasarlı trafik kazası oluşmasına sebebiyet verdiğini, dava dışı sürücü ...'e ait ...plakalı aracın davalı ...
Sigorta A.Ş. nezdinde 23.07.2019/ 2020 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davalının müvekkilinin zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 4.484.00 TL hasar bedeli, 1.003,00 TL olan yedi günlük araç kiralama bedeli ve araç değer kaybının ve ilk aşamada 100.00 TL'sinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurda görülen davanın zamanaşımına uğradığını, dava öncesinde ödeme yapılabilmesi için hasara ilişkin eksper dökümü ve sigortalı ifade tutanağının müvekkili şirketin talebine rağmen gönderilmediğini, eksik evrak ile hasar talebinde bulunarak usulsüz işlem gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, sigortalısının kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edilmesini, araç hasarına ilişkin karşı yanın aldırmış olduğu rapor varsa bunu kabul etmediklerini, yeni bir rapor tanzim ettirilmesi gerektiğini,
kasko sigortacısından hasarla ilgili ödeme alınıp alınmadığı, alınmış ise eksik hasar ödemesi nedeniyle kasko sigortacısına tekrardan bir talep yöneltilip yöneltilmediği hususunun sorulmasını talep ettiklerini, dosyada onarıma ilişkin bir fatura olmadığını, KDV ödediğini ispatlayan bir belgenin olmadığını tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Dava ve talep artırım dilekçelerine göre, davanın kabulü ile, 4.484 TL araç tamir bedeli, 1.003 TL araç kiralama bedeli ve 1.841,55 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 7.328,55 TL’nin kaza tarihi olan 19/06/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükümde müvekkili şirket aleyhine 1.003,00 TL araç kiralama bedeline hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2918 sayılı KTK’nın 92. maddesi uyarınca gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararların teminat dışında olduğunu, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilirken Karayolları Trafik Kanunu'nun 99.maddesindeki özel hüküm dikkate alınmadan kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olduğunu, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Davalı sigorta şirketi, diğer davalıya ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.
Kazanç kaybı zararı, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zarar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, kazanç kaybı zararına yönelik isteminin davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinin 8.günden itibaren davalı Sigorta Şirketinin temerrüdünden söz edilebilir. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir.
Eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Ancak davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile davalı temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden tazminat yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü yerine yazılı şekilde kaza tarihi olarak belirlenmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf itirazı yerindedir.
Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/277, K. 2024/1015, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama