KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/300
- Karar no
- 2024/991
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 16/11/2021
- Numarası
- 2019/828 Esas - 2021/870 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.179 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile. 30.06.2019 tarihinde davacı müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, sürücü ...’ ın idaresindeki ... plakalı araç ile; davalılardan sürücü ... ’ın idaresindeki, ... ’ın maliki ve davalı ...
A.Ş.’nin ZMSS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralandığını, kazada ... plakalı araç sürücüsü ...’ın asli kusurlu- olduğunu, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, davacının maluliyet oranı hesaplanması ile, ortaya çıkacak tazminat haklarından şimdilik 1.000,00 TL geçici ve 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 3 davalıdan müteselsil olarak.
10.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ... alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ticari dava olmadığının kabulü ile öncelikle görevsizlik kararının verilerek usulden reddine, KTK m.97 ve karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamında dava şartı olarak düzenlenen sigortaya başvuru şartının yine KTK.99 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında gereken şartları taşımamasından bahisle sigortacıya başvuru şartının yerine getirilmediğinin kabulü ile işbu davanın dava şartı yokluğundan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,
"Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile 11.157,51 TL'nin 21/09/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...
A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın ticari dava olmadığını, bu dava nezdinde talep edilen maluliyet temelli tazminat talebinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmediği gibi ayrıca ticari iş sayılan hallerden olmadığını, dava bakımından dava şartı mahiyetindeki sigortacıya başvuru usulü yerine getirilmemiş olup bu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, tedavi masrafları ve bu kapsamda değerlendirilen geçici iş göremezlik tazminatları bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını,
davacının veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde müvekkili şirkete yöneltilen zarar talebine ilişkin illiyet bağı kesileceğini, her halükarda müterafik kusurun varlığı halinde davacı lehine hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketten söz konusu maddi zararlı tarafik kazasına ilişkin davacı vekili tarafından manevi zarar talep edilmemiş olmasına karşın manevi tazminat yönünden müvekkili şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin tamamen haksız olduğunu, manevi tazminat talepleri sigorta poliçesi teminatları dahilinde olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere,
müvekkili şirket yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 30.06.2019 tarihinde davacının, yolcu olarak bulunduğu sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile; davalılardan sürücü ... idaresindeki, ...' ın maliki ve davalı ... A.Ş.' nin ZMMS sigortası olduğu ... plakalı aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralandığı anlaşılmıştır. İstinaf eden davalı sigorta şirketi ile davalı sürücü-işleten arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaktadır.
Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı da zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmektedir.
Bu durumda dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2017 gün ve 2014/19001E. - 2017/3223K. sayılı, 30/03/2017 gün ve 2015/5763E. - 2017/3414K. sayılı kararları).
Açıklanan gerekçe doğrultusunda göreve ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile başvuru yapılmış olsa dahi başvuru koşulu yerine getirildiğinden KTK 97. maddesi koşuluna ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir.
Bu nedenle davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan, davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna, ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları).
Davacının araçta yolcu konumunda bulunduğu, arka koltukta oturduğu ve kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda bir belirleme yapılmadığı, aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında isabetsizlik yoktur.
İstinaf eden davalı Sigorta Şirketinden manevi tazminat talep edilmediği halde davacı lehine vekalet ücretine hüküm kurulurken davalılar arasında belirleme yapılmaması ve sigorta şirketinde sorumlu olacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu yöne ilişkin istinaf yerinde bulunduğundan Dairemizce kararın düzeltilmesi gerekmiştir.Mahkemece ıslah tarihinden itibaren faiz başlangıcı belirlenmiş olmakla davalı lehine bulunduğundan bu yöndeki istinaf yerinde bulunmamıştır.Davaya konu trafik kazasına sebep olan davalıya ait aracın kamyonet olduğu ruhsat bilgilerine göre kullanım amacının hususi ve kullanım şeklinin yük nakli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç, ticari olmadığından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen temerrüt faizinin yasal olması gerektiği halde avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından istinaf eden davalı yönünden hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Bu nedenle; davalı ...
A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/300, K. 2024/991, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama