KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/336
- Karar no
- 2024/1096
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 16/11/2021
- Numarası
- 2020/594 Esas - 2021/992 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin aynı zamanda sürücüsü olduğu ... plaka saylı aracı ile TEM otoyolunu takiben seyrederken Hereke çıkışında, trafik sıkışıklığı neden ile önündeki araçların durması üzerine arkalarında durmakta olduğu sırada davalı yönetimindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında hasar gördüğünü, trafik kaza tutanaklarından anlaşıldığı üzere davalı sürücünün olayda % 100 oranında kusurlu olduğu,
fazlaya ilişkin hakların her türlü talep ve bedel artırma ile manevi tazminat talep ve dava haklarının saklı kalmak üzere, trafik kazasından kaynaklı olarak davacıya ait ... plakalı araca verilen maddi zarar bedeli olarak 100,00TL, değer kaybı için 100,00TL, yol çekici masrafı bedeli için 100,00TL ve kayıp kazanç kira bedeli karşılığı olarak 100,00TL olmak üzere toplamda şimdilik 400,00TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminen tahsilini talep etmiştir.Davalı ...
Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın zamanaşımına uğradığını, herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, poliçe müvekkili şirketin sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zarar poliçe teminat limit ile sınırlı olduğunu, dosyanın hem Adli Tıp Kurumundan hem de kusur bilirkişisinden kusur yönünden rapor alınması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli talebinden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... Taahhüt San. Tic. Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın zamanaşımına uğradığından reddi gerektiğini, dava dilekçesinde 50.000 TL zararı olduğunu iddia eden davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, müvekkilinin sevkindeki aracı hız sınırlarına ve takip mesafesine uygun kullanırken öndeki araçların ani fren yapmasıyla müvekkil hakimiyetindeki aracı durdurmak için fren yaptığını ancak buna rağmen kazanın meydana geldiğini, dava konusu aracın zorunlu mali sigorta poliçesinin bulunduğunu, talep edilen hasarın yüksek olduğunu,
müvekkili şirketin aracının ... sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu ve davanın ihbarı ile davacının tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "İş bu asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile 32.362,15 Tl nin davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 15.09.2020 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar Davalı ... ile ...
Ltd.Şti den ise haksız filin gerçekleştiği kaza tarihi 07.08.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikten davalıdan alınıp davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı katılma yoluyla davacı vekili, ... Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde yer alan; hasar miktarının çok daha fazla olup müvekkili tarafından giderildiğini, öte yandan iskonto indiriminin uygulanması da doğru olmadığını, değer kaybının 2.000 TL olarak tespiti de çok düşük olduğunu, yine araçta hasar onarım tespiti ve keşif için ve müvekkili tamir etme imkanı olmadığı için kullanılamadığını, 23.11.2021 tarihli dilekçe ile de aracın keşif için serviste olduğuna dair dilekçe de verilmiş, davalılar haksız bir şekilde aracın onarımını kabul etmemiş, araç bu yüzden de 4 aydan fazla bir süre onarılmayı beklemiş,
onarım tarihinin gecikmesinin davalılardan kaynaklandığı düşünüldüğünde 12 günlük kazanç kaybı hesaplanması da kabul edilmez bir eksiklik olduğunu, yol çekici masraflarının hesaplamaya dahil edilmediği şeklindeki itirazları tahtında katılma yoluyla istinaf talebinde bulunduğunu, denetime elverişli yeni rapor alınmaması bozma sebebi olduğunu, Mahkemece sigorta şirketi tacir olmasına ve ticari faaliyette bulunmasına rağmen ticari faiz uygulanmaması da hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...
Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Olayın meydana gelmesinde davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, talep edilen hasar yüksek olduğunu, olayın oluş şekline göre oluşması mümkün olmadığını, somut olayda gerçekleşen zarar sigorta eksperleri tarafından tespit olunan tutarla bağdaşmadığını, somut olayda da bilirkişi tarafından, sigorta şirketi tarafından şişirilmiş hasar bedeli söz konusu olduğunu, ne hasara uğrayan parçalar ne de bu parçaların bedeli gerçekçi olmadığını, bu nedenle hasarlı parçalara ve bu parçaların bedeline itiraz ettiğini,
raporda da belirtildiği üzere aracın onarımının yapıldığını gösteren herhangi bir fatura da mevcut olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...
Sigorta A.ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin tespit detaylı bir şekilde inceleme yapılmaksızın belirlendiğini, kusur oranları açısından en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davalı şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde değer kaybı hesaplamasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini,
rayiç değer tespiti fahiş oranda yüksek olup söz konusu tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin davacının talebine yönelik herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davalı şirket lehine davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 07.08.2020 günü saat 14.05 sıralarında davalı tarafa ait ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçeli ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ... yönetimindeki araç ile TEM otoyolunu takiben Ankara istikametinden İstanbul istikametine doğru seyrederken, önünde aynı yönde seyreden ve trafiğin durması nedeni ile durmak zorunda kalan davacı yönetimindeki ... plaka sayılı otoya arkadan çarparak onun da önünde durmakta olan otoya çarpmasına neden olmuş, olay sonucu davacı aracında hasar meydana gelmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır.
Davalı sigorta şirketi vekilinin değer kaybı hesabının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Dosya kapsamına göre ... plakalı aracın kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç, ticari olmadığından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen tazminata temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın hasar tespitine ilişkin hasar tespiti ve değer kaybına ilişkin değerlendirilme gerekçelerinin yetersiz olduğu, hasara ilişkin fatura kalemlerinin kaza ile uyumu ve gerekliliği ve miktarları yönünden tek tek değerlendirme yapılmadığı,
değer kaybı tespitine esas verilere nasıl ulaşıldığının belirtilmediği nedenle denetlenemediği ayrıca kusura ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespite atıf yapılarak kusur oranı belirlendiği ve tarafların kusura itirazlarının değerlendirilmediği, davacı tarafın yol ve çekici gideri talepleri hakkında hesaplama yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı anlaşıldığından başka bir bilirkişiden belirtilen şekilde ve itirazları da karşılayacak başka rapor alınarak sonucuna göre ve usuli kazanılmış haklar da göz önüne alınarak karar verilmesi gerekir.Açıklanan nedenlerle, katılma yoluyla davacı vekili, ... Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ...
Sigorta A.Ş vekili vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/336, K. 2024/1096, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama