İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/371 K.2024/1668

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2022/371Karar2024/1668Tarih14 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.033 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
14 Ekim 2024
Esas no
2022/371
Karar no
2024/1668
İncelenen dosyanın mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
06/10/2021
Numarası
2018/569 Esas - 2021/688 Karar
Dava
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
Dava tarihi
14/05/2018
Karar tarihi
06/10/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.033 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un sahibi olduğu ... plakalı çekici aracı 5 yıl süreyle ...'a kiraladığını, ... tarafından ... sigorta şirketine kasko yaptırıldığını, ... plakalı dorse ve dorsenin çekicisi olan ... plakalı 2008 model ...marka çekicinin kiralayan tarafından kira sözleşmesine uygun şekilde kullanımı esnasında kiralayanın 04/11/2017 tarihinde aracı park ettiği yerde bulamaması üzerine aynı gün Fatih Polis Merkezi Amirliğine giderek aracın çalındığından bahisle şikayetçi olduğunu, yapılan tahkikat sonucunda aracın bulunamaması üzerine ... tarafından,

sigorta şirketine sigorta bedelinin ödenmesi amacıyla müracaatta bulunulmuş ise de sigorta şirketi tarafından 31/01/2018 tarihli cevapta müvekkilinin hasar tazmin talebinin kasko genel şartları ve özel şartları gereğince karşılanamayacağından bahisle reddedildiğini,

sigortacının hasar tazmin talebinin reddi gerekçesinin olayın belirtilen şekilde meydana gelmediğinden tazminat ödemesinin yapılamayacağı yönünde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla ... plakalı çekici için 1.000,00TL sigorta bedelinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

müvekkili ...'un sahibi olduğu ... plakalı yarı römorku 14/04/2015 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle ...'a kiraladığını ve bu tarihten itibaren kira sözleşmesi uyarınca ticari faaliyetlerde kullanıldığını, kira sözleşmesinin yapılmasına müteakip ... plakalı çekici aracın kiralayan ... tarafından müvekkili ... lehine genişletilmiş kasko paket poliçesi ile ...

Sigorta nezdinde sigortalandığını, ... plakalı dorse ve dorsenin çekicisi olan ... plakalı 2008 model ...marka çekicinin kiralayanın 06/11/2017 tarihinde aracı park ettiği yerde bulamaması üzerine aynı gün Fatih Polis Merkezi Amirliğine giderek aracının çalındığından bahisle şikayetçi olduğunu, yapılan tahkikat sonucunda aracın bulunamaması üzerine ... tarafından, sigorta şirketine sigorta bedelinin ödenmesi amacıyla müracaatta bulunulmuş ise de,

sigorta şirketinin 24/01/2018 tarihli cevabına göre hasar tazmin talebinin kasko genel şartlarının A.5.6 maddesi gereğince karşılanamayacağından bahisle reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü hak ve talepler saklı kalmak kaydıyla ... plaka sayılı yarı römork için yapılan genişletilmiş kasko paket poliçesi kapsamında rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle 1.000,00 TL sigorta bedelinin sigortacıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini asıl dava yönünden 46.536,00 TL'ye,

birleşen dava yönünden 40.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ...

A.Ş. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının 05/10/2017 tarihinde hasarlanan ... plakalı araçta oluşan hasarı kasko sigortasını yapan şirket olarak müvekkilinden talep ettiğini, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine ... nolu hasar dosyasının açıldığını, kazaya ilişkin düzenlenen araştırma raporu ve kaza tespit tutanağında yer alan ifadeler ışığında sigortalı araç sürücüsünün beyanı ile hasarın oluşu arasında çelişkiler bulunduğunu, hasarın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğinin ortada olduğunu, müvekkili şirketin aracı hasarlı hali ile alma talebinin olmadığını,

sigorta genel şartlarına göre ödenecek zararın hasarın meydana geldiği tarihteki araç piyasa değerini aşamayacağını ve hasarlı araç bedelinin de tenzili gerekeceğini, bilirkişilerce gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, gerçek zararın tespitinde hasarlı aracın sigortalının elinde olduğunun değerlendirildiğini piyasa değerinden hasarlı araç değerinin düşülmesi, davanın ispatı halinde müvekkili şirketin ferilerden sorumlu tutulmaması, faizin en erken dava tarihinden başlatılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "İşbu davanın ve birleşen İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/577 Esas sayılı davasının kabulüne, asıl dava yönünden 46.536,00 TL'nin, birleşen dava için 40.000,00 TL'nin 03/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte dosyanın davalılarından tahsili ile davacıya verilmesine " karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davalı ...

A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazaya ilişkin düzenlenen araştırma raporu ve kaza tespit tutanağında yer alan ifadeler ışığında sigortalı araç sürücüsünün beyanı ile hasarın oluşu arasında çelişki bulunduğunu, hasarın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu hasarın kasko genel şartlarının A.5.6 maddesi uyarınca poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının hırsızlık olayının vukuu bulduğunu ispatlayamadığını,

sigorta mevzuatı ve yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde bir hasarın teminat harici kaldığını ispat külfetinin sigortacıya düştüğünü, davacının iddiasını ispatlayamadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın zamanaşımı süresi dolduktan 1 yıl 2 ay sonra 15/01/2020 tarihinde dava değerini arttırdığını, artırılan 39.000,00 TL bakımından talebin zamanaşımına uğradığını, mahkemenin teminat kapsamında olmayan araç hasarından müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu, husumetin mesnedi ... nolu Kasko Sigorta poliçesinde aracın kullanım amacının ... olarak belirtilmediğini, ... hükmü gereğince kiralık araç olarak kullanılacağı beyan edilmeyen araçlarda sigortacının tazminat ödememe hakkı bulunduğunu, dava konusu aracın uzun süreli kiralandığı hususunun davalı şirkete bildirilmediğini,

bu hususun poliçeye not edilmediği için dava konusu hasarın poliçe teminat kapsamında olmadığını, araştırma sonuçları, yazılı tanık beyanları ışığında aracın bizzat kiralayan ... tarafından çalınmış gibi gösterilerek ortadan kaldırıldığının tespit edildiğini, zararın Kasko Sigortası Genel Şartları'nın teminatı dışında kalan zararlar başlıklı A.5.6 bendi uyarınca teminat dışında kaldığını ve davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,

yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;Dava, davacı adına kayıtlı davalı sigorta şirketlerine genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın çalınması nedeniyle kasko poliçesi kapsamında araç bedelinin davalı sigorta şirketlerinden tahsili istemine ilişkindir.18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile;

"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve geçici 12. maddesi ile de "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.

Bu yasal düzenleme gereğince 01/01/2019 tarihinden önce açılan davalarda arabuluculuk dava şartı söz konusu olmadığından davalı ...

A.Ş. vekilinin davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması,

çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.

Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.Bu ilkeler doğrultusunda somut olayda uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın ihbar edilen şekilde çalınıp çalınmadığı, hasarın teminat dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dava konusu ... plakalı dorse ve dorsenin çekicisi ... plakalı 2008 model ...marka çekicinin kiracının kullanımı esnasında 04/11/2017 tarihinde park edilen yerde bulunamadığı iddiası ile Fatih Polis Merkez Amirliğine aracın çalındığından bahisle şikayetçi olunduğu, kolluk kuvvetlerince yapılan tahkikatta aracın bulunamadığı,

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/01/2018 tarihli kararı ile "müşteki ...'ın müşteki ...'tan 5 seneliğine kiraladığı ... plakalı tırın çalınması olayı ile ilgili olarak yapılan araştırmaya rağmen olayın faili ya da faillerinin yakalanamadığı gibi kimliklerinin de tespit edilemediği anlaşılmakla, suçun fail ya da faillerinin zaman aşımı tarihine kadar sıkı bir şekilde sürekli aranmasına, fail ya da faillerin kimliklerinin tespit edildiğinde soruşturma numarası ilgi tutularak Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesine" karar verildiği görülmüştür.Araç maliki davacının davalı ...

A.Ş.'ye başvuruda bulunarak tazminat talep ettiği, başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığı, sigorta şirketinin araştırmacıları tarafından düzenlenen araştırma raporunda; "...sigortalı aracın ve dorsenin çalınmasıyla ilgili Ankara ...'da yapılan araştırmada sürücünün beyanı dışında her hangi bir belgeye ulaşılamadığı, ... isimli şahsın, " ... ve ... kardeşlerin çeşitli bankalara yüklü miktarda borçlu oldukları, haklarında haciz ve icra takipleri olduğu, araç kendilerinde vekaleten olduğu için bu sebeple araca icra konulamadığı,

bu aracı yok ederek sigortadan hasar bedeli almaya çalıştıklarını" beyan ettiği, araştırma sürecinde çalıntı olarak bildirilen dorsenin çalınmadığı, dorsenin ... ve kardeşi .... tarafından ...'ta bulunan ... isimli tır sürücüsüne satıldığı, bu şahsın sahte şase etiketi bastırarak kendi adına .. plaka çıkartıp bu dorseyi kullandığı bilgisinin edinildiği, sürücü ... ile görüşülerek bu bilgi paylaşılıp, ...'nde olduğu tespit edilen dorse görülerek fotoğrafları çekildiği, araç üzerinde oynama yapıldığı baskı şeklindeki şaseye kazınan numaranın muhtemelen zımpara taşı ile silindiği,

perçinle tutturulan şase etiketinin yeni olduğu ve bu etiketin yanında bulunan diğer etiketlerin de farklı bir üretici firmaya ait etiketler olduğunun anlaşıldığı, sürücü ...'ın sanayiye çağrılarak araç kendisine gösterildiğinde, aracın çalınan araca benzediğini ancak çalınan araç olmadığını ifade ettiği, araç sahibi ...'i tanımadığını beyan etmesi üzerine, ...'e ait... nolu telefonu sık sık arayıp görüştüğü tespit edildiğinden bu durum sorulduğunda, tesadüfen aramış olabileceğini ifade ettiği belirtilmiştir.

Somut olayda, asıl ve birleşen davada dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; ... plakalı dorse ve dorsenin çekicisi olan ... plakalı çekicinin 04/11/2017 tarihinde aracı park edildiği yerden çalınması üzerine davacı ve kiracısı aynı gün Fatih Polis Merkezi Amirliğine giderek aracın çalındığından bahisle şikayetçi olmuş, bilahare çekici ve dorsenin sigortacılarına araçların çalındığını bildirerek piyasa rayiç bedelinin ödenmesi için başvuruda bulunmuştur.

Davalıların olaydaki hasar ile olayın beyanı arasındaki uyumsuzluk nedeniyle davacıya tazminat ödemekten kaçınmışlardır. Hırsızlık olayını gören tanık bulunmamaktadır. Olay yerinde tespit edilen bir delil iz, emare vs. de bulunmamaktadır. Yine kamera kaydı da yoktur.Hırsızlık suçu için yapılan soruşturma dosyasında aracın çalındığına dair müşteki beyanı dışında hiç bir delil bulunmadığından daima kararı kararı verilmiştir.

Bu durumda aktarılan mevcut delillere göre davacı doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ispat külfetinin davacı sigortalıya geçtiği, ispat külfeti üzerine geçen davacı tarafından bildirilen rizikonun gerçekleştiği, aracın çalındığı belirtilen yere park edildiği ve buradan çalındığının şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle kanıtlanamadığından ve davacı tarafın sunduğu başka bir delil de bulunmadığından aracın ihbar edildiği şekilde çalınmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.Kabule göre de;

asıl ve birleşen davaya ilişkin diğer istinaf sebepleri inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenle; davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ...

A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Dava ve birleşen davanın sübut bulmadığından REDDİNE,2- Asıl davada alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 35,90 TL ve ıslah harcı 1.445,00 TL harç toplamı olan 1.480,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.053,30 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3- Birleşen davada alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından asıl ve birleşen davada yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendilerine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 54,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,3-İstinaf aşamasında davalı davalı ...

A.Ş. tarafından yapılan 72,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş. 'ye verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/371, K. 2024/1668, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/371
Karar No
2024/1668
Tarih
14 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/372 K.2024/914
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/373 K.2024/1639
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/373 K.2024/548
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/375 K.2024/606
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/376 K.2024/1756
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/377 K.2024/698

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.