İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/376 K.2024/1756

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2022/376Karar2024/1756Tarih24 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.492 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Ekim 2024
Dosya no
2022/376
Karar no
2024/1756
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
01/12/2021
Numarası
2021/302 E. - 2021/227 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
24/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.492 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2013 yılında kurulmuş Singapur merkezli global dijital varlık borsası olduğunu, ....com web sitesinde yürüttüğünü, https://www...com/...adresli Türkçe sayfalarını bulundurduğunu, dünyanın pek çok ülkesinde ... markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, 9 Mayıs 2017 tarihinde ...

Ticaret unvanı tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... markasını tescil ettirmek üzere başvurusunun 36.sınıftaki hizmetlerin davalı markası nedeniyle reddedildiğini, davalının www.....com.tr alan adını tescil ettirdiğini, davalı şirket yetkilisi ...'ın dijital varlık işlem platformlarından biri olan Paribunun ortağı ve münferiden temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı yanın aynı sektör olan dijital varlık işlem platformunda Kripto para alanında faaliyet gösterdiğini,

dolayısıyla ... markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu bilmesine rağmen bunu bilerek kötü niyetli söz konusu markayı tescil için başvuruda bulunarak ... no ile 36. Sınıfta tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... markasının daha önceki tarihten itibaren Türkiye'de kullandığını, ... markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalı yanın bu markayı tercih etmesinin tesadüf olmadığını beyanla davalı adına ... no ile tescilli ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, www...com.tr alan adı tahsis işleminin iptali hükümsüzlüğü ve terkin edilmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava tarihinde Türkiye'de tescilli olmadığını, müvekkilinin ...

Ltd.Şti., 31/05/2018 tarihinde finansal ve parasal hizmet alanlarında faaliyet göstermek üzere TPMK'ya başvurduğunu, tescili istenen ... isminin Çince "para" anlamına geldiğini, dünya piyasasında olduğunu ve Türkiye'de o tarihte faaliyet gösterdiğini iddia eden davacı şirketin iki aylık süre içinde kuruma markanın tesciline ilişkin itirazda bulunmadığını, davacının sahip olduğu markanın başka ülkelerdeki tescil belgelerini sunduğunu , Türkiye'de tanınmışlığına ilişkin kanıt sunmadığını, "tanınmışlık" unsurunun gerçekleşmediğini,

müvekkili şirketin ... markasının konusu olan alanlarda davacının markasının "tanınmışlığını" kullanarak kendisine yarar sağlaması bir yana bu alanda henüz hiçbir geliri dahi bulunmadığını, davacının iyiniyetli olmadığını , davacı yanın Türkiye'de faaliyet gösterdiklerini belirttikleri internet sitesi https://www...com/tr-tr/ adlı internet sitesi olup bu internet sitesindeki kullanıcı sözleşmesine göre faaliyeti gösteren şirketin ...

A.Ş.olduğunu, ... firmasının... firması ile bağı olmadığını, davacının ülkemizde dijital para sektöründe faaliyet göstermediğini markanın hükümsüzlüğünü talep etmede hukuki menfaatinin bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece. "Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacının "..." markasının tanınmış marka olduğunu, tanınmış marka olduğuna dair 3 ayrı bilirkişi raporu olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda da tanınmış olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında davacı müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönde görüş bildirildiğini, 6769 sayılı SMK'nin 6/6 maddesi gereğince davacı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsuru olan "..." markası olduğunu,

SMK 6/6 koşullarının oluşmadığına dair kararın hatalı olduğunu, davalının, müvekkilinin markasını kötü niyetle tescil ettirdiğini, mahkeme kararının aksine SMK 6/3 ve/veya tanınmışlığın kötü niyetin şartı olmadığını, tanınmışlığın kötü niyetin tespitinde karine olabileceğini, davalının yaptığı "..." marka başvurusunun da aynı davaya konu ve hükümsüzlüğü talep edilen "..." markası gibi hayatın olağan akışına aykırı ve kötü niyetli olduğunu, aksi yöndeki davalı savunmasızın dayanaksız olduğunu, davalının sektörün tanınmış ancak Türkiye'de tescilli olmayan markalarını tesadüfen bulmuş ve aynı ürün/hizmetlerde kullanmak istemiş olamayacağını,

markayı kötü niyetle tescil ettirdiğinin açık olduğunu, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı ...

Limited'in birden çok ülkede tescilli tanınmış bir marka olduğunu, müvekkiline ait ... markasının tescilinin tanınmışlıktan yararlanma amacına yönelik olarak kötü niyetle tescil edildiğini ileri sürdüğünü, ancak davacı şirketin Türkiye'de tanınmışlığını kanıtlayamadığını, istinaf başvurusunda atıf yaptığı bilirkişi raporlarında da bu yönde somut bir tespit yapılmadığını, davacının https://www...com/tr-tr/ url adresi üzerinden müvekkilinin marka hakkını ihlal eder biçimde kripto varlık borsası alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetin müvekkilinin marka hakkına tecavüz olduğu gibi bu tecavüzün halen her gün devam ettiğini,

davacının Türkiye'deki ... markasının kullanımlarının bulunduğu adresin tespit edilebilen en erken tarihinin 20 Aralık 2019 tarihi olduğu bu tarihin dava konusu markanın müvekkili adına tescil edilmesinden çok sonra olduğunu, yurt dışında kazanılmış ayırt edici niteliğin Türkiye'de tescil için yeterli olmadığını, @... kullanıcı adlı twitter sosyal medya hesabının açılış tarihinin Nisan 2019 olduğunu, davacının müvekkili adına tescilli markadan çok daha önce Türkiye'de tanındığını iddia ediyorsa söz konusu kullanıcı hesabının neden bu kadar geç açıldığını, davanın tarafı olmayan ...

A.Ş.'nin adına beyanda bulunmuş olmamakla birlikte faaliyetinde davacının markasını kullanması veya tanınmışlığından yararlanması söz konusu olmayıp zaten davacının bu yönde bir iddiası da bulunmadığını, davacının bu yöndeki tek dayanağının ... şirketinin yetkilisi olan ...'ın davalı markanın sahibi ...

Ltd Şti'nin de sahibi olduğunu, kötü niyetle tescilin yarar sağlama unsurunun gerçekleşmediğini ve bu durumun vergi kayıtları ile ortaya çıkacağını, belirterek davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede.

Dava, ... tescil numaralı "..." markanın hükümsüzlüğü ile "www...com.tr" alan adının iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili şirketin global dijital varlık borsası olduğunu, faaliyetlerini www.....com web sitesinde yürüttüğünü, Türkçe sayfalarınında bulunduğunu, dünyanın pek çok ülkesinde ... markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, ... markasını tescil başvurunun 36.sınıftaki hizmetlerin davalı markası nedeniyle reddedildiğini, davalının www...com.tr alan adını tescil ettirdiğini, davalının aynı sektör olan Kripto para alanında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla ... markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak ... nolu "..." markasını tescil ettirdiğini,

www.....com.tr alan adının terkin edilmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının davayı açarken Türkiye'de tescilli olmadığını, ... isminin Çince "para" anlamına geldiğini, davacının markanın tesciline ilişkin itirazda bulunmadığını, davacının Türkiye'de "tanınmış" olmadığını, davacı firmanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacı yanın Türkiye'de faaliyet gösterdiklerini belirttikleri https://www...com/tr-tr/ adlı internet sitesindeki kullanıcı sözleşmesine göre faaliyeti gösteren şirketin ...

A.Ş.olduğunu, davacı ifadelerinden de görüleceği üzere Türkiye'de Türk yasalarına göre faaliyet gösteren ... firmasının ... firması ile bağı olmadığını, davacının ülkemizde dijital para sektöründe faaliyet göstermediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı , ... tescil numaralı markanın kötüniyet, önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tanınmış marka iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük talep etmiştir.

Deliller; - ... tescil numaralı , 31.05.2018 başvuru tarihli ".." markasının 35,36.

Sınıflarda davalı şirket adına tescilli olduğu görülmektedir. - 16/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ve 27/09/2021 tarihli, bilişim uzmanı eklenmek suretiyle alınan ek raporda; " davacının ... markasını wipo nezdinde 12.12.2017 tarihinde 9,35,36,38,41,42 sınıflarda tescil ettirdiği, www.....com alan adının 2003 yılında alındığı, www....com.tr alan adının ise davalı adına 22.06.2018 tarihinde tescil ettirildiği, içerisinde Türkçe linklerin bulunduğu, site içeriğinde ... şeklinde kullanım olduğu, davalı tescilinden önceki tarihli çeşitli haber ve site içeriklerinde davacı markasına yer verilmiş olduğu,

Türkiye'deki bazı sitelerde (ekşi sözlük) davacı kripto para borsası ile ilgili yorumların bulunduğu, 2013 yılında kurulan davacı şirketin önemli kripto para borsalarından biri olduğu dünya genelinde kripto para ticaretinin önemli bir kısmını kontrol ettiği, 2017-2018 yıllarından itibaren Türkiye'de bilinmekte olduğu, sektörel bazda bilinen bir marka olduğu,

www... com alan adının alındığı tarih, yurtdışı marka tescil başvurularının yapıldığı tarih ve başvuru kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler göz önüne alındığında davalının ... nolu başvurusunu yaptığı 31.05.2018 tarihinden önce davacının ... markasının ilk ve gerçek sahibi olduğunu, 36. Sınıfta yer alan “Finansal ve parasal hizmetler” açısından Türkiye'de ve yurtdışında kullanmakla ayırt edicilik kazanmış olduğunu, davalının ... no ile tescilli ... markası ile davacının yurtdışında kullandığı ve www. ...com adlı web sitesindeki kullanımları ve tescilli markaları ile görsel açıdan farklılıklar olmasına rağmen fonetik olarak benzer olduğu,

yazılış ve görsel farklılıklarına rağmen davacının markasından uzaklaşmadığı, kelime unsurunun ve fonetik etkisinin baskın olduğu, davacının markası ile davalı markasının benzer olduğu , davalının ... nolu marka tescil kapsamında yer alan 36. Sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler'in hitap ettiği tüketici kesiminin mal veya hizmet itibarıyla daha bilgili ve yüksek dikkat düzeyine sahip profesyonellerden oluşan tüketici kesimi olduğu, hedef kitlenin makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatlı kişilerden olduğu,

buna rağmen sözkonusu kitlenin tescili talep edilen işaret ile mal/hizmet arasında var olan ilişkiyi ilave bir irdeleme ya da analize gerek kalmadan kurabileceği , yani iltibasa düşebileceği, davalının ... nolu marka tescil kapsamında yer alan SADECE 36. Sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler” açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu ,davalının www...com.tr alan adını kullanılmasının, ilgili tüketici kesimi nezdinde iltibasa neden olacağı , davalının ... “ibaresinin Türk Patent nezdinde 36. Sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler” için tescili için yapılmış olan ... no'lu marka başvurusunun, kötüniyetle yapılmış olduğu,

davalının başvurusunun kötüniyetle yapıldığı kanaati hasıl olursa tüm hizmetler açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu" belirtilmiştir. Delillerin değerlendirilmesi gerekçe ve kabul. Davacı , ... tescil numaralı markanın kötüniyet, önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tanınmış marka iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük ve alan adı iptalini talep etmiştir.

Tescilsiz kullanımla elde edilen öncelik hakkı, gerçek hak sahipliği iddiası ve davalı markasının hükümsüzlüğü talebi yönünden yapılan değerlendirmede. Marka korumasında markaların ülkeselliği ilkesi geçerli olup, bir hak sahibi markasını hangi ülkede korumak istiyorsa o ülkede tescil başvurusunda bulunması gerekir. Aynı işaretlerin, bir ülkede başka, diğer bir ülkede ise daha başka bir kişi adına tescilli olması mümkündür.

Her bir marka tescili kural olarak tescilli olduğu ülkenin coğrafi hudutlarıyla sınırlı olarak korunacaktır. Ancak yurtdışında tescilli, ülkemizde tescilli olmayan tanınmış markalar yönünden, Ülkemizin de taraf olduğu 1883 tarihli Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6. maddesi uyarınca, genişletilmiş koruma sağlanması mümkündür.

Korumanın kapsamı ise, Paris Sözleşmesinin devamı olarak imzalanan yine Türkiye’nin de taraf olduğu 1994 TRIPS Sözleşmesinin 16. maddesinde gösterilmiştir. Türkiye’de tescilli olmayan markalara tanınmış marka koruması sağlanabilmesi için, söz konusu markanın, davalının marka başvuru tarihinden önce Türkiye’de ilgili sektörde tanınmış marka olduğunun dosyaya davacı tarafça sunulan objektif delillerle ispat edilmesi gerekir.

Söz konusu deliller değerlendirilirken, tanınmış marka iddiasında bulunan tarafın, itiraz ettiği başvuru markasının başvuru tarihinden önce, markayı ülke içinde her hangi bir tanıtım faaliyetinin bulunup bulunmadığı, reklam harcamaları, markanın ayırt ediciliği yüksek olup olmadığı, aldığı yurtiçi ve yurtdışı kalite ödülleri vs. özellikle dikkate alınmalıdır.

Tek başına bir markanın yurtdışındaki ülkelerde tanınmış olması veya çok sayıda ülkede tescilli olması, o markanın Türkiye’de de Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyecektir. SMK 6/3 maddesi hükmüne göre, Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

Marka hakkının sağladığı koruma kural olarak tescil ile doğar, istisnası ise marka hakkının önceye dayalı kullanım yoluyla tescile dayanmadan elde edilebileceği ve korunacağı, marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye ait olup, bu durum gerçek hak sahipliği ilkesi olarak ifade edilir.

Markanın tescilinden önce bu markanın piyasada ilgili sınıflarda uzun yıllar kullanıldığına ve bu yolla bilinir hale getirildiğine dair iddianın fatura, katalog ya da benzer somut delillerle ispatı gereklidir. Tescilsiz bir markaya dayalı olarak başka bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi için söz konusu işaret üzerindeki kullanımın, yurt içinde ve yerelden daha geniş bir coğrafyada, nizasız, fasılasız ve yoğun bir şekilde kullanılmış olması gerekir.

İşaretin yurtdışındaki kullanımları, işareti kullanan kişiye yurtiçinde herhangi bir öncelik hakkı vermez. Keza işareti taşıyan mal ve hizmetlerin, yurtdışına çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına pazarlanmış olması da, yurtdışındaki internet sitesine Türkiye’den alıcıların ulaşabiliyor olması da işaret sahibine SMK'nın 6/3 maddesi uyarınca yurtiçinde her hangi bir öncelik hakkı bahşetmeyecektir.

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2019 tarih, 2017/3943 Esas ve 2019/1154 Karar sayılı ilamı), "marka koruması tescille elde edilir ve tescil ve korumada ülkesellik ilkesi geçerlidir.Öte yandan, ülkemizin de taraf olduğu Paris Sözleşmesi ve TRIPS hükümleri dahilindeki bir marka sahibinin Türkiye'de tescilli olmasa dahi ülkemizde ticari faaliyette bulunması koşuluyla öncelik ve fikri ve sınai haktan kaynaklanan üstün hak sahipliği iddiasına dayanması, tanınmışlık halinde de üçüncü kişilerce gerçekleştirilen başvuruya itiraz ve tescil halinde de hükümsüzlük davası açma hakkı mevcuttur.

Bir markanın Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka sayılabilmesi için Türkiye’de ilgili sektördeki kişilerin geneli bakımından tanınmış olduğu ispat edilmelidir." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2019 tarih, 2018/790 Esas-2019/5512 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, markanın Türkiye'de davacı adına tescilli olmamasının yine davacının Türkiye'de mukim olmamasının gerçek hak sahipliği iddiasına engel bir durum ve iddianın ispatı noktasında olumsuz bir faktör değil ise de, davalının 31.05.2018 marka başvuru tarihinde davacı markasının Paris sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğunun,

Türkiye'de ve dünyada tanınmış olduğunun somut delillerle ispat edilemediği, davacının davalı marka başvuru tarihinden önce Türkiye'de ticari faaliyetinin bulunmadığı, yurt içinde yoğun ve ciddi bir markasal kullanımının söz konusu olmadığı, az sayıda basında yer alan haber ve sosyal medyada yorum bulunmasının ciddi kullanım olarak sayılmasına imkan olmadığı, https://www...com.tr-tr internet sitesinin davacıya ait olmadığı, 18.09.2019 tarihinde tescil edilen dava dışı ...

A.Ş.'ye ait olduğu ve ... firmasının davacı şirkete ait olmadığı, dava dışı bu şirketin daha sonra unvanını ... olarak değiştirdiği, davalıya ait www....com.tr alan adının ise 22.06.2018 tarihinde tescil ettirildiği, davacının Türkiye'de internet sitesi üzerinden de marka başvuru tarihinden önce ticari faaliyet ve markasal kullanımının bulunmadığı,

davacıya ait ....com internet sitesine Türk vatandaşlarınca erişim sağlanabilmesinin markanın Türkiye'de kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, bilirkişi raporunda tespit edilen sektörel bilinirliğin davacı markasının tanınmışlığı ve ülkesellik prensibinin geçerliliği noktasında yeterli olmadığı bu nedenlerle davacının yurt dışında başka ülkelerde ve wipo nezdinde tescilli olup Türkiye'de tescilli olmayan markasının ülkemizde ciddi kullanımı ve tanınmışlığı ispat edilemediğinden öncelik hakkına dayalı gerçek hak sahipliği, tanınmışlık yolu ile hükümsüzlük şartlarının somut olayda gerçekleşmiş olmadığı,

davalının davacıya ait Türkiye’de tescilli olmayan markayı aynı sınıfta “markaların ülkeselliği” ilkesi gereği Türkiye’de tescil ettirmesine yasal engel bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan her ne kadar davacı davalı marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürmüş ise de, yerleşik yargıtay kararları ile benimsendiği üzere tek başına marka tescilinin kötüniyetin varlığının kabulü için yeterli değildir.

Zira Kanunda müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için tescil tek başına kötü niyetin emaresi olarak kabul edilemez.

Kötü niyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerekir.

Somut olayda, davacının markayı tescilinin tek başına kötü niyet olarak kabul edilemeyeceği bunun dışında kötüniyetin ispatına dair az yukarıda sayılanlara benzer karine teşkil edecek bir davranışta bulunduğuna dair somut delil bulunmadığı dikkate alındığında tescilin kötüniyete dayalı olduğu iddiası da yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/12/2021 tarih ve 2021/302 E., 2021/227 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacının tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

24/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/376, K. 2024/1756, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/376
Karar No
2024/1756
Tarih
24 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/377 K.2024/698
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/377 K.2024/1784
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/379 K.2024/604
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/380 K.2024/1714
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/381 K.2024/657
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/382 K.2024/1669

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.