İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/380 K.2024/1714

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2022/380Karar2024/1714Tarih24 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.111 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Ekim 2024
Dosya no
2022/380
Karar no
2024/1714
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
15/12/2021
Numarası
2021/121 E. - 2021/259 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
24/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.111 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın 1. Sınıf kapsamında kalan "yaprak dökücü" ürünleri üretip pazarlayan ticari bir teşebbüs olduğunu, bahsi geçen ürünüyle ilgili olarak Türkpatent'e "..." ibaresinin marka olarak tescili için ... başvuru nolu dosya ile müracaat ettiğini, bu başvurunun davalıya ait ... tescil nolu marka nedeniyle reddedildiğini, oysa ki ilgili markanın davanın açıldığı tarihten geriye doğru son 5 yıldır markasal olarak kullanılmadığını dolayısıyla ilgili markanın 1. sınıfta yer alan ve bahsi geçen ürünler yönünden iptal edilmesi için eldeki davanın açılmak zorunda kaldığını,

bu tür davalarda davalı marka sahibinin, adına tescilli olan çekişmeli markayı SMK m.9/1 anlamında ciddi bir şekilde kullanmakta olduğunu, zamana, mekana, belgelere, olay ve olgulara dayalı olarak tartışmasız bir şekilde ispat etmesi gerektiğini, diğer dava konusu ... tescil nolu markanın aslında ... tescil no.lu markanın serisi olduğunu, davalı markalarında yer alan "... + ekliptik şekil"in her iki markanın ortak unsuru olduğunu, her iki markanın da tescil ettirildikleri tarihten bu yana "tarım, bahçecilik, ormancılıkta kullanılan kimyasallar yönünden" hiç kullanılmadıklarını,

dava konusu ... tescil no.lu markanın kötü niyetli tescil ettirildiğini, zira buradaki amacın ... tescil no.lu markanın kullanmama nedeniyle iptali sonrasında olası olumsuzlukları önlemek ve yeni bir 5 yıllık kullanmama hoşgörü süresi elde etmek, ve/veya yedekleme veya marka ticareti yapmak ya da müvekkilinin yurtdışında adına tescil ettirilmiş olan markalarının Türkiye'de tescilini veya kullanılmasını engellemek amaçlı, hukuki tehdit ve şantaja yönelik kötüniyetli bir başvuru ve haksız yapılmış tescil olduğundan hükümsüzlük davasının açılmak zorunda kalındığını belirterek ilgili ... tescil nolu markanın 0l.

Sınıftaki "Gübreler, deniz yosunları (gübreler), humus, kültür toprağı, kimyasal toprak ıslah (iyileştirme) maddeleri, bitki gelişimini düzenleyiciler; aşılama macunu ve ağaç oyuklarını doldurmaya yarayan macunlar gibi Özel macunlar, gübrelik torbalar, bitkiler için küf ve mantar önleyici maddeler." emtiaları açısından kullanmama nedeniyle kısmen iptalini, ... tescil nolu markanın kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin iddialarının mesnetsiz olup, müvekkili şirket tarafından bahse konu markaların hukuka uygun bir şekilde tescil edildiklerini ve müvekkil şirketin ticari faaliyetlerinde aktif olarak kullanıldıklarını, Türkiye'deki ilk poliüretan sistem üreticisi olma unvanını taşıyan müvekkil şirket ... 'nın, poliüretan sistem üretimini gerçekleştirmek üzere 1999 yılında kurulmuş olup 25.000 m2'lik kapalı üretim alanında hizmet vermekte olduğunu, davacı şirket tarafından mahkeme huzurunda ikame edilen işbu davanın,

davacı şirketin ... sayılı "..." ibareli marka müracaatının tescilini kötü niyetle temin etme amacını taşıdığını, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen 2018/432 Esas sayılı dosyada başarı elde edemeyeceğini anlayan davacının huzurdaki davayı açtığını, Türk Patent nezdinde tescilli her iki markanın da hukuka uygun bir şekilde tescil edildiğini ve müvekkil şirket tarafından aktif bir şekilde kullanıldığını, bahse konu markaların, bizzat müvekkil şirketin ticari unvanında dahi kullanıldığını, müvekkil şirkete ait ticari defterlerin incelenmesiyle de tespit edileceği üzere,

müvekkil şirket markasının aktif olarak kullanılmakta olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da açık bir şekilde vurgulandığı üzere, bahse konu emtia sınıfını geniş yorumlamak ve bu sınıfa dâhil edilebilecek her tür ürünü bu kapsamda ele almak gerektiğini, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin bilirkişi marifetiyle incelenmesi akabinde bahse konu markanın müvekkil şirket tarafından aktif bir şekilde kullanıldığının ortaya çıkacağını, ... sayılı "..." markasının kötü niyetle tescil edildiği iddiasının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin ... sayılı "..." markası için, 02.12.2015 tarihinde müracaat edildiğini,

doğal olarak şayet bir kötü niyetin varlığından bahsedilecekse, müvekkil şirketin önceki tarihli iki tescilli markasına rağmen, müvekkili şirket markalarıyla benzer olduğu bizzat Türk Patent Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ... sayılı "..." marka müracaatına ilişkin verdiği 24.09.2018 tarih ve ... sayılı kararı ile de tespit edilen "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek isteyen davacı şirketin kötü niyetinden bahsedilebileceğini, davacı şirketin markasının Türkiye'de tescilli olmadığı gibi yakın coğrafyamız olan Avrupa ülkelerinde de tescilli olmadığını, davacı şirket tarafından, tamamı Amerika kıtasında olan ABD,

Meksika ve Brezilya ülkelerindeki marka tescillerinin işbu davaya dayanak gösterildiğini, Türkiye'de ve hatta Avrupa'da bile tescilli olmayan bir markanın, Türkiye'deki marka tescilinin kötü niyetli olduğu iddiasına dayanak teşkil etmesinin marka hukuku prensipleri çerçevesinde mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, Amerika kıtasında bulunan birtakım ülkelerdeki marka başvuru ve tescillerini takip edip bu çerçevede Türkiye'de kendi ticari unvanında kullandığı ibarenin marka tescilinden imtina etmesinin beklenemeyeceğini, marka hukukunda ülkesellik ilkesinin geçerli olduğunu, bir diğer ifadeyle bir marka tescilinde esas alınacak hususun,

o ülkenin marka sicili olduğunu, Türkiye'de kullanıldığına/bilindiğine ilişkin hiçbir veri bulunmayan Amerika kıtası menşeli bir markaya dayalı olarak kötü niyet iddiasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Türkiye'de ve dünya çapında tanınmış olmayan ve Türkiye'de ciddi anlamda kullanılmayan bir markaya dayalı olarak,

Türk Patent nezdinde hukuka uygun bir şekilde tescil edilen ve müvekkili şirket tarafından aktif bir şekilde kullanılan markaların hükümsüzlüğünün talep edilmesinin olanaksız olduğunu, Türk hukukunda marka korumasının tescile dayandığını, bu kapsamda benimsenen en önemli kriterin ise "tescilde öncelik" kriteri olduğunu, bu çerçevede, "..." ibaresini Türk Patent nezdinde ilk tescil ettiren ve tescil çerçevesinde Türkiye'de kullanan ve bahse konu ibarenin Türkiye'de maruf hale gelmesini sağlayan müvekkil şirket markasının,

Amerika kıtasındaki birkaç ülkedeki tescilden dolayı hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, Davalıya ait ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 1.sınıfta bulunan "Gübreler, deniz yosunları (gübreler), humus, kültür toprağı, kimyasal toprak ıslah (iyileştirme) maddeleri, bitki gelişimini düzenleyiciler; aşılama macunu ve ağaç oyuklarını doldurmaya yarayan macunlar gibi özel macunlar, gübrelik torbalar, bitkiler için küf ve mantar önleyici maddeler" emtiaları yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline, Davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü davasının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu ... tescil nolu markanın hükümsüz kılınmasıyla ilgili olarak şirketin tüzel kişilik kazandığı ve kök markasının tescil ettirildiği 2002 yılından bu asla kullanılmamış olduğunu da iddia ettiklerini, davalının yasal ya da eylemli olarak kullanmadığı ... nolu markayı tescil ettirmesinin asıl nedeninin, müvekkili ...'ın Türkiye özelinde tescilini engellemek ve gerçekleştirdiği marka intihalini yasallaştırmak olduğunu, uygulama ve doktrinde başkalarına ait olup da Türkiye'de veya yurt dışında tescilli ya da tescilsiz olarak kullanılan bir işaretin,

Türkiye'de marka olarak tescil ettirilip eylemli olarak kullanılmıyor olmasının, kötü niyetli bir tescil olarak nitelendirildiğini, bu hususların Mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, ... nolu kök markanın tescil tarihinin 2002 yılı olduğunu ve dava konusu ... nolu markanın tescil tarihinin 2015 yılı itibariyle kullanmama nedenine dayalı olarak iptal edilebilmesinin yasal olarak kesinlikle mümkün olduğunu, eş anlatımla, 2015 tarihinde açılması mümkün bir iptal davası sonunda, ... nolu markanın iptal edilebilmesi tartışmasız ve apaçık ortada iken, Mahkeme'nin böyle bir tehdidin yokluğundan bahsetmesinin doğru olmadığını,

dahası davalı ..'nın asla kullanmadığı kök markanın serisini tescil ettirmesinin yeni bir 5 yıllık hoşgörü süresi kazanmasına imkan vermemesi gerektiğini beyan ederek, davalı ... adına tescil ettirilmiş ... nolu markanın kötü niyet nedenine dayalı olarak 6769 sayılı SMK'nın 6/9. maddesi delaletiyle 25/1. maddesi gereğince hükümsüz kılınmasına ilişkin davanın reddine yönelik Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kısmen iptaline karar verilen ... sayılı markanın, ticaret unvanında kullanmasının yanı sıra birçok alanda da ciddi olarak kullanıldığını, bizzat davacı şirket tarafından dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere, sektörlerde kullanılmak üzere, müvekkili şirket tarafından çeşitli kimyasal içerikli ürünler üretilip piyasaya arz edildiğini, özellikle tarım sektöründe kullanılan bazı parçaların da yine müvekkili şirket tarafından üretildiğini, müvekkili şirketin söz konusu markayı kullandığının ticari defterlerinin incelenmesi yoluyla anlaşılabileceğini, durumun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini,

Müvekkili şirketin faaliyet alanı poliüretan sistemlerinin üretim, satış ve dağıtımı olduğunu, Poliüretan sistemlerin üretiminin temelinde ise polyester yapısında kullanılan polioller bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından üretimi ve satışı yapılan poliüretanların, çok geniş bir dağılımının bulunduğunu, poliüretan üretiminde hammadde olarak kullanılan ürünlerin tarım, bahçecilik ve ormancılık hammaddelerinin üretiminin de kullanılabildiğini, müvekkili şirketin hem poliüretan kullanan sektörlere satış yapmakta, hem de poliüretan üretiminde kullanılan hammaddelerin alış ve satışını gerçekleştirmekte olduğunu,

Ek rapora yapılan itirazlar dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini beyan ederek, Mahkemece markanın kısmen iptaline yönelik olarak verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, marka hükümsüzlüğü ve kullanmamaya dayalı iptal davası olup, davacı; davalı adına tescilli ... nolu markanın sadece 1.sınıftaki Tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasal ürünler: "Gübreler, deniz yosunları (gübreler), humus, kültür toprağı, kimyasal toprak ıslah (iyileştirme) maddeleri, bitki gelişimini düzenleyiciler;

aşılama macunu ve ağaç oyuklarını doldurmaya yarayan macunlar gibi özel macunlar, gübrelik torbalar, bitkiler için küf ve mantar önleyici maddeler" emtiaları yönünden iptali ile davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle taraflarca istinaf edilmiştir.Toplanan delillere, bilirkişi raporlarına ve tarafların iddia ve savunmalarına göre;

davalı şirketin, markanın kullanımına ilişkin ticari defterleri üzerinde yapılan mali inceleme neticesinde, davalı kullanımına ilişkin faturalarda “Poliester Poliol Reçine 1-2-3” vb. açıklamaların yazılı olduğu, faturalarda ... marka kullanımının gerçekleştiği, kısmen iptali talep edilen dava konusu markanın dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre zarfında toplam satışlar içerisindeki payının %14,54 oranında olduğu ve ciddi bir şekilde kullanımın olduğu,

söz konusu “Poliester Poliol Reçine” ürün/emtiasının, “Tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasal içinde yer alıp almayacağı hususunda dosyaya sunulan ek bilirkişi raporunda sektörde uzman bilirkişinin de katılımıyla yapılan tespitlerde,kısmen iptali talep edilen ve 1. sınıfta yer alan Tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasal ürünler: “Gübreler, deniz yosunları (gübreler), humus, kültür toprağı, kimyasal toprak ıslah leştirme) maddeleri, bitki gelişimini düzenleyiciler;

aşılama macunu ve ağaç oyuklarını doldurmaya yarayan macunlar gibi özel macunlar, gübrelik torbalar, bitkiler için küf ve mantar önleyici maddeler” emtiaları açısından faturalarda yer alan “Poliester Poliol Reçine” ürün/emtiasının, “Tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasal ürünler” içinde yer almadığı” hususunun belirtildiği, raporun bilimsel ve teknik açıdan hüküm kurmaya yeterli olduğu,

SMK'nun 9.maddesinde, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dava konusu davalı adına tescilli ... nolu markanın sadece 1.sınıftaki Tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasal ürünler: "Gübreler, deniz yosunları (gübreler), humus, kültür toprağı, kimyasal toprak ıslah (iyileştirme) maddeleri, bitki gelişimini düzenleyiciler;

aşılama macunu ve ağaç oyuklarını doldurmaya yarayan macunlar gibi özel macunlar, gübrelik torbalar, bitkiler için küf ve mantar önleyici maddeler" emtiaları yönünden iptali koşullarının oluştuğu, ciddi kullanım iddiasının davalı yanca ispatlanamadığı, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Diğer yandan davacı vekili, davalının ... tescil numaralı markasının, yeni bir 5 yıllık kullanmamayla ilgili hoşgörü süresinin kazanılması amaçlı olarak ve kötüniyetli tescil ettirilmiş bir marka olması nedeniyle hükümsüzlüğünü talep etmiş, ayrıca istinaf aşamasında;

hükümsüzlüğü talep edilen markanın da kullanılmamış olduğunu, davalının yasal ya da eylemli olarak kullanmadığı ... nolu markayı tescil ettirmesinin asıl nedeninin, müvekkili ...'ın Türkiye özelinde tescilini engellemek ve gerçekleştirdiği marka intihalini yasallaştırmak olduğunu, uygulama ve doktrinde başkalarına ait olup da Türkiye'de veya yurt dışında tescilli ya da tescilsiz olarak kullanılan bir işaretin, Türkiye'de marka olarak tescil ettirilip eylemli olarak kullanılmıyor olmasının, kötü niyetli bir tescil olarak nitelendirildiğini, bu hususların Mahkemece değerlendirmeye alınmadığını ileri sürmüş ise de;

markanın kullanılmamasının SMK'nun 5. ve 6.maddeleri kapsamında bir hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmediği, kötüniyet iddiası yönünden ise ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, ancak somut olayda davalının münhasıran kısmi olarak kullanmadığı markası ile aynı ayırdedici unsura sahip olan ve hükümsüzlüğü talep edilen marka tescilinin tek başına kötüniyet olarak kabul edilemeyeceği, başkaca kötüniyeti ispata yarar dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, bu itibarla kötüniyetli tescil iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2021/121 E., 2021/259 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

24/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/380, K. 2024/1714, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/380
Karar No
2024/1714
Tarih
24 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/381 K.2024/657
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/382 K.2024/1669
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/382 K.2024/1690
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/383 K.2024/1467
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/384 K.2024/1465
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/386 K.2024/868

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.