KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/382
- Karar no
- 2024/1669
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 25/02/2021
- Numarası
- 2016/328 Esas - 2021/166 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ...'un, Edirne/Uzunköprü ... da vatani görevini yapmakta iken 20/01/2015 tarihinde davalı ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu .. plakalı sayılı ticari takside bulunduğu sırada davalı ...'a ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari taksinin, müvekkilinin bulunduğu... plakalı ticari taksiyi hatalı sollamasıyla araçların birbirine temas ettiğini ve müvekkilinin bulunduğu ticari taksinin taklalar atarak yol kenarında yan yatar vaziyette durduğunu, müvekkilinin vücudunda kırıklar oluşacak şekilde ağır yaralandığını, ameliyatla bel bölgesine 6 adet platin takıldığını, uzunca bir süre yürüyemediğini,
zorunlu olarak terhis edildiğini, halen sağlığına kavuşamadığını ve ağrıları nedeniyle çalışmakta güçlük çektiğini, askere gitmeden önce 2012 yılında ... isimli işyerinde tecrübeli tekstil işçisi olarak 1.400,00 TL net maaşla çalışmakta iken, kazadan sonra 2016 yılı ilk aylarında aynı işyerinde daha hafif bir işte 1.600,00 TL civarında maaşla işe başladığını ancak ağrıları sebebiyle işe gitmekte ve yürümekte zorlandığı için kısa süre sonra işten ayrılmak zorunda kaldığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (Güvence Hesabı poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
20.000,00 TL manevi tazminatın, Güvence Hesabı dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi ve manevi tazminat taleplerine davalılar ..., ..., ... için olay tarihinden, davalı Güvence Hesabı için dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine, sürücü ... için yasal faiz, işletenler ..., ... ve Güvence Hesabı için avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 332.444,89 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava öncesinde başvuru yapılmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve... ve ... plakalı araçların kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, kusur oranlarının ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, bakıcı gideri talebinden SGK'nın sorumlu olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, diğer davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 332.444,89 TL maddi tazminatın davalı ...’dan fiil tarihi olan 20/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tamamının, davalı ...’dan fiil tarihi olan 20/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tamamının, davalı Güvence Hesabı yönünden ise teminat limiti olan 290.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,
diğer davalılar hakkında açılan manevi tazminat davasının kabulüne, 20.000,00TL manevi tazminatın davalı ...’dan fiil tarihi olan 20/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ...’dan ise fiil tarihi olan 20/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkilinin yargılama gideri, vekalet ücreti ve faiz yönünden teminat limiti ile sorumlu olması gerekirken, bu ilke nazara alınmaksızın harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müşterek müteselsil sorumluluğa hükmedilmesinin, müvekkilinin manevi tazminatın ferilerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kararda müvekkili teminat limiti ile sorumlu tutulmuş olsa da net bir rakam belirtilmediğini, feriler yönünden hatalı bir hüküm tesis edildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir.
6704 sayılı Kanun'un 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26/04/2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan 28/03/2016 tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olmadığından davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması usuli bir eksiklik olarak nitelenmeyeceğinden bu hususa değinen istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili, davalı Güvence Hesabı'ndan manevi tazminat talep etmediği ve bu yönde hüküm kurulmadığı halde, mahkemece davalı Güvence Hesabı'nın manevi tazminat vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde davalı Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğu poliçe limiti yazılı olmakla birlikte sigorta limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre harç ve yargılama giderinin hesaplanmamış olması, avukatlık ücretinin de poliçe limiti üzerinden hesaplanmamış olması doğru olmadığından hüküm bu yönlerden düzeltilmiştir.
Bu nedenle; davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/382, K. 2024/1669, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama