İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1629 K.2025/2283

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2023/1629Karar2025/2283Tarih18 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.922 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
18 Aralık 2025
Esas no
2023/1629
Karar no
2025/2283
İncelenen dosyanın mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
25/04/2023
Numarası
2016/1044 Esas - 2023/344 Karar
Dava
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.922 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/07/2016 tarihinde müvekkillerinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın kaza yaptığını, müvekkillerinin kazada ağır yaralandığını, araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunu davalının dava konusu kaza yapan aracın sigortacısı olduğunu beyan ederek 3.000,00 TL maddi tazminatın işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili talep artırım dilekçesiyle davacı ... için 1.726,94 TL tazminatın, davacı ... için 1.177,46 TL tazminatın, davacı ... için 1.177,46 TL tazminatın, davacı ... için 310.000,00 TL tazminatın 07.09.2016 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı araç, müvekkil şirket tarafından tanzim edilen, 11.04.2016/2017 vadeli ... poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı yanın sigortaya başvuru şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin açıklattırılması gerektiğini, davacı ... ... sigortalı araç sürücüsü olup talep hakkı bulunmadığını, davaya konu olay haksız fiil niteliğinde olup ticari iş söz konusu olmadığından ticari faiz talep edilemeyeceğini, davacı yanın ceza dosyasında şikayetçi olmadığından tazminat davası açamayacağını,

davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur ile sınırlı olduğunu, davaya konu talebin öncelikle taşımacılık poliçesine (yoksa ... Hesabı'na) yöneltilmesi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması ve meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; davacı Lercan ... yönünden 1.726,94 TL geçici iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... ... yönünden 1.777,46 TL geçici iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... ... yönünden 1.777,46 TL geçici iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

davacı ... ... yönünden 310.000,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

Mahkemenin 19/09/2023 tarihli tavzih karır ile mahkemenin 2016/1044 Esas- 2023/344 Karar sayılı 25/04/2023 tarihli kararının (4) nolu bendinin “Davacı ... ... yönünden 310.000,00 TL kalıcı iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Kazaya karışan araç kamyonet ve ticari olmasından ötürü avans faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını, her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin gerek 21.12.2020 tarihli raporunda gerekse de 03.10.2022 tarihli en son raporunda davacı ... ...'in sürekli iş göremezliği bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, Mahkemece çelişkinin giderilmesi için alınan 03.10.2022 tarihli rapora itibar edilmeden %5 maluliyet oranı üzerinden 310.000 TL tazminata hükmedildiğini, bu açıdan kararın kaldırılmasını talep ettiğini, gerekçeli kararın 4 numaralı fıkrasında 310.000 TL "geçici iş göremezlik" tazminatına hükmedildiğini, bu kadar yüksek bir geçici iş göremezlik tazminatı söz konusu olmayıp fahiş bir yazım hatasının söz konusu olduğunu,

dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, Mahkemece bu yöndeki taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, ... ... açısından dava reddedilmesine karşın karşı vekalet ücretine hükmedilmediğini, huzurdaki davada talep davacı yanın gelecekte uğrayacağı müstakbel destek tazminatı zararı olduğunu, gelecekteki bir zarar için bugün faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 31/07/2016 tarihinde sürücü ... ...'in,

sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile TEM otoban yolu üzerinde Esenlerden Silivri istikametine doğru seyir halindeyken Ispartakule viyadüğü çıkışı Kuzey yolda şerit değiştirmesi esnasında zincirleme yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda araç içindeki davacıların yaralandığı anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağı ve mahkemece alınan bilirkişi raporunun birbirlerini doğruladığı,

sigortalı aracın sürücüsünün “doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, şeride tecavüz etme, manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu anlaşılmasına göre kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır.

Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine,

20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Bölümünden alınan 22/01/2020 tarihli maluliyet raporunda,

kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacı ... ...'in dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre davacı ... ...'in meslekte kazanma gücünü % 5 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 3 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilerek bildirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacı ... ...'in kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiştir.

Maluliyet bulunmadığına ilişkin düzenlenen maluliyet raporu ise olay tarihinde yürürlükte olmayan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlanması nedeni ile farklı yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan raporlar çelişki oluşturmayacağından aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Kaza tarihinde 3 yaşında olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışması mümkün olmayan davacı çocuk ... ... için işgücü kaybı (efor kaybı) tazminatı talep edebilecektir. Bu halde davacı çocuğun yaşıtlarına göre daha fazla efor sarf edeceği göz önünde bulundurularak sürekli iş göremezlik zararı kaza tarihinden itibaren hesaplanmalıdır.

Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün olmamakla birlikte, aktif döneme ilişkin hesaplamada gelire dahil edilmesi gerekmektedir.

Hükme esas alınan aktüerya raporunda 18 yaşına kadar geçen dönem hesabına esas alınan asgari ücret, ücretli çalışılarak elde edilen bir kazanç olmadığından, brüt asgari ücretler netleştirilirken asgari geçim indiriminin dikkate alınmayacağı belirterek hesaplama yapılmış, 18 yaştan sonraki aktif devre içinse AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Hükümde "geçici iş göremezlik tazminatı" ibaresi tavzih kararı ile "kalıcı iş göremezlik" olarak düzeltilmiştir. Kaldı ki aktüerya raporunda "kalıcı iş göremezlik tazminatı" hesaplamış olup geçici iş göremezlik hesabı yapılmadığından hükmedilen tazminatın "kalıcı iş göremezlik tazminatı" olduğu açıktır. Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı kamyonetin trafik kaydında kullanım amacının hususi olarak açıklanmıştır.

Bu durumda kazaya sebebiyet veren kamyonet ticari nitelikte olmadığından yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekili 09/03/2021 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde yazılı olan 3.000,00 TL maddi tazminatın kapsamını açılmıştır. Bu göre. 2.700,00 TL'si ... ..., 25.00 TL'si ... ..., 25,00 TL'si ... ..., 25.00 TL'si ... ..., 25.00 TL'si ... ... için olmak üzere toplam 2.800,00 TL'si geçici iş göremezlik tazminatı.

20,00 TL'si ... ..., 20.00 TL'si ... ..., 20.00 TL'si ... ..., 20,00 TL'si ... ..., 20.00 TL'si ... ... için olmak üzere toplam 100,00 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı. 20.00 TL'si ... ..., 20.00 TL'si ... ..., 20.00 TL'si, ... ... 20.00 TL'si ... ..., 20.00 TL'si ... ... için olmak üzere toplam 100,00 TL tedavi gideri" talep edildiği açıklanmıştır.

HMK'nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Somut uyuşmazlıkta.

İlk Derece Mahkemesince tüm davacıların geçici iş görmezlik tazminat talepleri ile davacı ... ...'in kalıcı iş göremezlik tazminatı hakkında hüküm kurulmuş olup davacı vekilinin açıklamasına göre her bir davacı için her bir talebi için ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması (kalıcı iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri ile ilgili hüküm kurulmamış) usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davacı ... ... için dava dilekçesinde asaleten tazminat talep edilmemiştir.

Bu nedenle davacı vekilinin vermiş olduğu açıklama dilekçesi ile dava dilekçesinde yer almayan bir talepte bulunulamayacaktır.

Diğer söylemle davacı ... ...'in kendisi için bir talebi olmadığı, davacı küçük ... ...'e velayeten dava açtığı anlaşıldığından hakkında hüküm kurulmaması ve açılmamış bir davadan dolayı davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak,

zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir.

6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir.

KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Somut uyuşmazlıkta dava tarihi 26/09/2016 olup başvuru ile ilgili belge ibraz edilmemiştir.

Kabule göre her ne kadar dava tarihinden faiz uygulanmış ise de KTK'nın 97. maddesinde düzenlenen dava şartının tamamlanması için davacı vekiline mehil verilmeden yargılamaya devam edilerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.

İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince davacılar yararına yazılı olduğu şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.

O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; davacılar vekilinin açıklamasına göre taleplerinin reddedilen kısımları bakımından (kalıcı iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri) ile ilgili hüküm kurulması, KTK'nın 97. maddesi ile getirilen başvuru koşulu tamamlanabilir bir dava şartı niteliğinde olduğundan davacılar vekiline, davalı sigorta şirketine yazılı müracaat etmesi için kesin süre verilerek dava şartının yerine getirilmesinin sağlanması, sonucuna göre davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğu,

her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek karar verilmesinden ibarettir.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1- Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Davacılar ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1629, K. 2025/2283, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1629
Karar No
2025/2283
Tarih
18 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1637 K.2025/1549
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1652 K.2025/1848
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1654 K.2025/1550
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1658 K.2025/1690
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1663 K.2025/1551
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1664 K.2025/1797

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.