KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas no
- 2023/1661
- Karar no
- 2024/399
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 16/03/2023
- Numarası
- 2021/755 Esas - 2023/191 Karar
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
Karar Metni
1.237 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araca davalılardan ...'a ait, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 02/04/2017 tarihinde arkadan hızla çarpması sureti ile davaya konu kazanın meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın bu kaza sonrası değerinin düştüğünü, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin diğer davalı aracın maliki ...'ın trafik sigortacısı olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinin de davalı araç maliki ...'ın ihtiyari mali mesuliyet teminatı içeren kasko poliçesinin sigortacısı olduğunu belirterek müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 100,00 TL değer kaybının davalılardan müteselsilen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 20.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin hasar tarihi ile ihbar tarihi arasında mülkiyet değişikliği olması sebebiyle genel şartlar gereği reddedildiğini, taraflar arasındaki borç ilişkisinin sona ermiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı sigortalı ... arasında ... plakalı araç için Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davacı tarafın hasar sebebiyle araçta meydana geldiğini iddia ettiği değer kaybını ispatlaması, kusur oranının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri tam olarak yerine getirdiğini bu nedenle temerrüdünden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 20.000.0 TL (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 111,14 TL, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise 19.888,86 TL ile sınırlı sorumlu olmaları kaydıyla) değer kaybına ilişkin maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 02/04/2017, diğer davalılar ... Sigorta A.Ş. ve .. Sigorta A.Ş. yönünden ise dava tarihi olan 22/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş. ve ...
Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişinin hem ek hem de kök raporuna itirazlarının usulünce değerlendirilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin İMMS'cısı olduğundan sorumluluğunun trafik sigortası limitlerinin tükenmesi akabinde doğacağını, ZMMS poliçesi teminat limitinin 33.000,00 TL olmasına rağmen teminat limitinin 31.000,00 TL olduğunun kabulüyle karar verildiğini, kusur incelemesinin makine mühendisi bilirkişi tarafından hatalı yapıldığını,
araç rayiç bedelinin nasıl hesaplandığına ilişkin bir açıklık bulunmadığını, bilirkişinin rayiç bedeli nasıl ve ne şekilde tespit ettiğinin belli olmadığını, raporda herhangi bir kaynak gösterilmediğini, 02/04/2017 kaza tarihindeki rayiç bedelin tespit edilip edilmediğine ilişkin açıklık bulunmadığını, mini onarım ile giderilebilen kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo, teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarlarının değer kaybı hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 06/10/2021 tarih, 2019/2121 2021/1593 Karar sayılı kararı ile " İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar madde başlıklı, HMK. 341/3.maddesi ile "Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir." hususu düzenlemiştir.
Dava dilekçesinde, HMK'nın 107. maddesi kapsamında, tahkikat sonucunda müvekkilin aracında oluşan değer kaybı zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 100,00 TL değer kaybı açısından dava açılmış olup, değer kaybı zararına yönelik alacağın tamamı, dava açıldığı esnada bilinebilir durumda değildir. Diğer bir ifadeyle karar kesin nitelikte değildir.
Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin, kararın kesin olduğu gerekçesiyle 12/03/2019 tarihli istinaf talebinin reddine yönelik ek kararı yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin reddi kararına yönelik istinaf başvurusu yerindedir.İstinaf dilekçesinin reddine ilişkin karar yerinde görülmediğinden HMK'nın 346/2. maddesi gereğince ilk istinaf dilekçesi için gerekli incelemenin yapılmasına geçilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "... plakalı araç maliki açısından dava dilekçesine ekli araç satış sözleşmesinden aracın 10/05/2017 tarihinde ...'a satıldığı ayrıca Tekirdağ Emniyet Müdürlüğünün vermiş olduğu cevapta aracın dava tarihinden (22/05/2018) önce malik değiştirdiği davacı adına değil 02/04/2018 tarihinde ... İnşaat Tic.
Ltd Şti adına kayıtlı olduğunun bildirildiği görülmekle davacının maliki olmadığı bir araca dair değer kaybını istemesinin mümkün bulunmadığı" gerekçesiyle red kararı verilmiş ise de.
02/04/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, değer kaybı zararının kaza tarihindeki araç maliki üzerinde oluşacağının gözden kaçırılmış olması ve ... plakalı aracın, dava dilekçesine ekli ruhsat fotokopisinde, 30/11/2016 tescil tarihi ile ... adına kayıtlı olduğu yazılı olmasına rağmen, kaza tarihindeki tescil ve ruhsat bilgileri getirtilmeden, eksik incelemeye dayalı karar verilmiş olması doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve olay yeri krokisinde. İlk çarpışmanın üç şeritli yolun orta şeridinde meydana geldiğinin gösterildiği ve davalı sürücü ...'ın olayda asli kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkemece alınan kusur raporunda.
Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan aracın sürücüsü davalı ...'ın kurallara uymadan seyrini sürdürüp önündeki araç ile arasında hızına göre emniyetli mesafe bırakmadığından ve önündeki araca arkadan çarptığından kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacı ...'ın olay sırasında kendi seyir şeridini takiben trafik kurallarına uygun olarak seyrederken arkasından gelen aracın darbesine maruz kaldığından olayda kusurlu olmadığı, kazayı önlemek için alabileceği tedbir bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında davalı vekilinin kusura ve İTÜ öğretim üyesi Makine Yüksek Mühendisi Prof Dr. bilirkişinin sıfatına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı vekili ZMMS poliçesi teminat limitinin 33.000,00 TL olmasına rağmen teminat limitinin 31.000,00 TL olduğunun kabulüyle karar verildiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuş ise de; davalı ...
Sigorta tarafından düzenlenen poliçenin incelenmesinde teminat limitinin 31.000,00TL olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir.
Mahkemece alınan rapora davacı vekilinin itirazı üzerine alınan ek raporda, "aracın parçalarının yenilenmesi ve onarılmasından sonra aracın piyasa rayiç değerinin takdir edilerek değer kaybının 20.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı sürücü ...'ın olayda %100 oranında kusurlu, davacı ...'ın kusursuz olduğu, davalı tarafa ait aracın davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından 11/08/2016 tarihli ZMMS poliçesi ile sigortalı olup poliçe limitinin araç başına 31.000,00TL olduğundan, davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeli olarak 30.888,86 TL ödendiğinden, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesi kapsamında kalan teminat tutarının 111,14TL olduğu, araç davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından İMMS ile sigortalı olduğundan ZMMS poliçe limiti üzerinde olan 19.888,86 TL değer kaybı zararından davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu görüş olarak belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, kaza tarihi olan 02/04/2017 tarihindeki verilere göre rayiç bedelin tespit edildiği ve buna göre değer kaybının hesaplandığı anlaşılmakla bu raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1661, K. 2024/399, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama