KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Esas no
- 2023/1848
- Karar no
- 2025/502
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 03/05/2023
- Numarası
- 2018/70 Esas - 2023/308 Karar
- Dava
- Manevi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.204 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ...'a ait ... plakalı aracı ile 18/05/2017 tarihinde saat 18:00 sıralarında seyir haline iken ters yönde gelen ... plaka sayılı ... marka aracın dikkatsiz ve tedbirsiz olarak müvekkilinin yoluna girmesi ile meydana gelen trafik kazası neticesinde sakat kaldığını, müvekkilinin işinin spor üzerine olduğu, maluliyet oranının tam teşekküllü devlet hastanesi ve/veya adli tıpa sevkine belirlenmesine karar verilmesini, müvekkilinin 3.526,00 TL net maaşla çalışırken kazanın meydan geldiği,
bu bedel üzerinden hesaplama talep ettiklerin, müvekkilinin kusuru olmadan sakat kaldığını, şimdilik 1.200,00 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ... sürücüsü olduğu ... plakalı aracı ile ...
Mahallesi üzerinden ... önünden Avcılar Haramidere bağlantı yoluna girmek için seyir halinde iken aniden aracın arkasından gelen sesi duyarak ... plakalı motosikletin kendisine çarptığını fark ettiği, kazanın meydana gelmesinden kısa bir süre önce ters yönde olduğunu fark ettiğini ve uyarı mahiyetinde aracının dörtlü lambalarını yaktıktan sonra ters yönde olmasının vermiş olduğu tedirginlikle bulduğu ilk müsait alandan U dönüşü yapmak istediğini,
karşı şeritten araçların geldiğini görmesi üzerine uygun bir kavisee hemen U dönüşü yapan müvekkil dönüşü tamamladıktan kısa bir süre sonra arkasından gelen çarpma sesini duyduğunu ve aracını durdurduğunu, araçta meydana gelen hasarı ve davacı şahsın hastane masraflarını da karşılayabilecek bir durum mevcut olup bu husustaki girişimlere rağmen işbu tazminat davası açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Konusu kalmayan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumu, ihlal edilen şahsi hakkın niteliği, olayın oluş şekli, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak 16.500,00 TL'nin manevi tazminat namı ile kaza tarihi olan 18/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davalıların % 100 kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin sakatlandığını ve müvekkilin maluliyet oranının tespit edildiğini, kaza neticesinde, %11 oranında malul kaldığını, müvekkilinin kaza sebebiyle bir yıl boyunca hazırlandığı KPSS'ye giremediğini, kaza sonrası müvekkilinin çok uzun bir süre fizik tedavi ve rehabilitasyona gittiğini, bu süreçte de hiç bir şekilde çalışamadığını, dava dilekçelerindeki talepleri gibi karar verilmesi gerekirken, çok düşük bir bedel üzerinden talebinin kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu,
Yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve dava dilekçesindeki talepleri üzerinden manevi tazminat taleplerinin kabul edilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 18/05/2017 tarihinde saat 18:00 sıralarında davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporuna göre davalı sürücü kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu.
KTÜ Adli Tıp Kurumu raporunda davacının kaza sebebi ile %11 oranında malul olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi, ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1848, K. 2025/502, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama