KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/293
- Karar no
- 2024/803
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 23/09/2020
- Numarası
- 2017/590 Esas - 2020/340 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
29/08/2011 tarihinde Geyve yakınlarında davalılardan Geyve Belediye Başkanlığına ait olan tescilsiz traktör sürücüsünün 8/8 kusuru ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını, uzun tedavi süreci sonrasında tam bir iyileşme olmadığını ve sürekli sakatlığının söz konusu olduğunu, cami-minare inşaat ustası olarak ağır ve sürekli ayakta durmayı gerektiren bir iş yaptığından mevcut özrü nedeniyle %100 çalışamaz bir durumda olduğunu, beden gücü kaybı, bakıcı gideri vs. maddi zararlarının oluştuğunu,
kazaya kusuru ile sebebiyet veren Geyve Belediyesi'ne ait tescilsiz traktöre ait kaza tarihini kapsayan ZMMS Poliçesi bulunmadığından yasa gereği bu tür zararlardan davalı ...'nın sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı yasanın 107. maddesine göre belirlenecek maddi tazminat miktarını ileride artırmak kayıt ve koşulu ile şimdilik 6.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,
80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte Geyve Belediye Başkanlığı'ndan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 96.692,97 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun Geyve Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/309 Esas saylı dosyasında tescilsiz traktörün sürücüsünden şikayetçi ve davacı olmadığını, tazminat hakkından da açıkça vazgeçtiğini yazılı olarak beyan ettiğinden Geyve Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/309 Esas, 2012/230 Karar sayılı ilamıyla şikayetten vazgeçme sebebine dayalı olarak kamu davasının düşürülmesine karar verildiğini, davacının söz konusu beyanında tazminat hakkından da açıkça vazgeçmiş olduğunu beyan ettiğinden iş bu davayı açma hakkının bulunmadığını,
öncelikle Türkiye Sigortalar Birliği’nden tescilsiz aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli sigorta poliçesinin olup olmadığının sorulması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinden müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza sırasında motorsiklet sürücüsü olarak zararın artmasını engelleyecek kask takma vs gibi önlemleri aldığını ispat etmesi gerektiğini, davacıya kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının SGK'dan sorulması gerektiğini,
müvekkilinden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Geyve Bedeliye Başkanlığı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 7.453,76 TL geçici iş göremezlik, 89.239,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ...ndan 11/10/2012, davalı Geyve Belediye Başkanlığından 29/08/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı Geyve Belediye Başkanlığından 29/08/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı Geyve Belediyesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının, davaya konu olaya ilişkin Geyve Sulh Ceza Mahkemesinde şikayetinden vazgeçtiğini bu kapsamda davanın düşürülmesine karar verildiğini, beyanında tazminat hakkından da açıkça vazgeçmiş olduğunu, tazminat hesabında esas alınan gelirin mevzuata aykırı tespit edildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini, temerrüt tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı Geyve Belediyesi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili idareye izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, manevi tazminat talebi konusunda idarenin sorumlu olmadığını, hesap edilen manevi tazminat miktarının zenginleşmeye sebebiyet verebilecek şekilde orantısız olduğunu, kusur ve maluliyet oranlarını tespit edilirken denetime elverişli raporlar alınmadığını, bu raporlara dayanarak tesis edilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin işleten konumunda olan müvekkili idare yönünden hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 29/08/2011 tarihinde sürücü ... yönetimindeki (Davalı Geyve Belediyesine ait) tescilsiz römork takılı traktör ile sol taraftaki benzinlik istikametine dönüş yapmak istediği sırada karşı istikametten gelen davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosikletin traktöre takılı römorkun sağ arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda gereken dikkatini yola vermeyen,
mevcut trafiğin seyir durumunu ve düz seyir halinde olan motosikletin uzaklık ve hızını dikkate almadan kontrolsüz şekilde dönüşe geçen traktör sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsü ...'nun kusursuz olduğu kanaati belirtilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Ceza yargılaması sırasında davacının el yazısı ile şikayetten vazgeçme dilekçesi verdiği ve dilekçede ayrıca sürücü ile anlaştıklarını, ileride ve geçmişe dönük her hangi bir tazminat hakkı kalmadığını belirttiği görülmüştür. Sürücü tarafından davacıya tazminat bedeli ödenip ödenmediği dilekçede belirtilmemiş, sigorta şirketini de kapsayan bir ibra açıklaması yapılmamıştır.
Açıkça tazminat talebinden vazgeçtiği yazılmadığından davacı asilin bu yazılı beyanı davalı ... yönünden borçtan kurtulmasını sağlayan bir ibraname niteliği taşımadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Davacının minare ustası olarak 30 yıldır çalıştığını beyan edilmiş ve dosyaya davacının yaptığı işlere ilişkin çoğu muhtar onaylı sözleşme örnekleri sunulmuş olmakla bu belgeler ile davacının usta olarak iş yaptığı anlaşıldığından, mahkemece emsal ücret araştırması yapılarak kazancının belirlenmesi ve bilirkişi raporunda davacının asgari ücretin 1.22 katı emsal ücret alacağı olduğu tespit edilerek hesap yapılmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu olayın iş kazası olmadığı kaldı ki davacı işçi olmayıp SGK kayıtlarına göre Bağ -Kur'lu olduğu ve bu nedenle geçici iş göremezlik ödemesi yapılamayacağından rücuya tabi tazminatın tespiti ile mahsubuna ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Dava öncesinde davalı ...na ihtarnamenin gerekli belgelerle birlikte 28.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname üzerindeki alındı kaşe ve tarihinden anlaşıldığından 28.09.2012 tarihinin (8) iş günü sonrası olan 11.10.2012 tarihi itibari ile davalı ... yönünden temerrüt başlangıcı olduğundan bu yöne ilişkin istinaf yerinde değildir.
6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur raporunun ve ATK maluliyet raporunun istinaf talep eden davalı Geyve Belediyesine HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalının süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur oranları ve maluliyet bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusura ve maluliyete ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin davalı Geyve Belediyenin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten bakımından kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenlerle; davalı ... vekili ile davalı Geyve Belediyesi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/293, K. 2024/803, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama