KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2026
- Esas no
- 2023/797
- Karar no
- 2026/339
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 09/02/2022
- Numarası
- 2017/228 Esas - 2022/104 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 23/02/2017
Karar Metni
1.487 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi müteveffa ...'ın 05/12/2016 tarihinde yolcu olarak içinde bulunduğu davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde muris ...'ın bir kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, manevi olarak yıkım yaşadıklarını, kazaya karışan aracın davalı ...
A.Ş. tarafından ... poliçesi ile sigortalandığını, sigorta şirketine müvekkillerinden ...'ın başvuru yaptığını ancak davalı sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkillerinin zararının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkillerinden ... için 5.000,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 5.100,00 TL maddi tazminat ile 100,00 TL cenaze giderinin olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
tüm müvekkilleri için toplamda 190.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın yolun ışıklandırılmamış olması ve kazaya karışan aracın trafiğe çıkmaya uygun bir araç olmamasının sebep olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu bulunduğunu, diğer davalı işveren şirketin sorumluluğunun bulunduğunun tespiti halinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmayacağının açık olduğunu, müteveffanın müterafık kusurunun değerlendirilmesini, taşımanın menfaat karşılığı olmadan yapılan hatır taşıması olup olmadığının ve iş kazası olup olmadığının belirlenmesi gerekeceğini, davacı tarafça talep edilen cenaze giderlerine dair belge sunulmadığını ve müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı.... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Gebze CBS'nca yürütülen soruşturma dosyasında Jandarma Trafik Tim Komutanlığı ve bilirkişi tarafından dava konusu kazanın sürücü ...'ın kusurundan kaynaklandığı, dava konusu araçtan kaynaklanmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru veya ihmali bulunmadığını, müvekkilinin çalışanlarına verdiği araçların bakımlarını zamanında yaptırdığını, kaza esnasında muris ...'ın emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ...'dan davacılara tazminat ödenip ödenmediği veya maaş bağlanıp bağlanmadığının da tespiti gerektiğini,
talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın aracın kasko sigorta şirketi olan ...
A.Ş.'ye ihbarını talep etmiş, davanın müvekkili yönünden reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacıların cenaze giderlerine yönelik taleplerinin feragat nedeniyle reddine, 2-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 272.201,58 TL destek tazminatının tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, hükmedilen tazminat tutarına davalılar ... ve .... A.Ş.
Yönünden kaza tarihi olan 05/12/2016 tarihinden, davalı ... şirketi yönünden 10/01/2017 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, fazla talebin reddine, 3-Davacı ...'ın maddi tazminat isteminin reddine, 4-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, Davacı ... için.
15.000,00 TL, Davacı ... doğumlu ... için 7.500,00 TL, Davacı ... için 7.500,00 TL, Davacı ... için 7.500,00 TL, Davacı... için 7.500,00 TL, Davacı ... için 7.500,00 TL, Davacı ... doğumlu ... için 5.000,00 TL manevi tazminat takdirine, davacılardan ... doğumlu ...'ın 30/08/2017 tarihinde davadan sonra vefat etmesi nedeniyle lehine hükmedilen manevi tazminatın Kartal ...
Noterliği'nin 27/02/2020 tarih ... yevmiye nolu mirasçılık belgesinde belirlenen miras payları oranında mirasçılarına ödenmesine, veraset ilamının karar eki sayılmasına, Hükmedilen manevi tazminatların davalılar ... ve .... A.Ş.'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla talebin reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalılar .... A.Ş.
Vekili ile ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.İlk Derece Mahkemesi tarafından davalılar .... A.Ş. vekilinin ve ... vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ancak bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından istinaf başvuruları değerlendirilmemiştir.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Manevi tazminat yönünden verilen kararın haksız ve hukuksuz olduğunu,mevcut durum irdelendiğinde ülkemizde gerçekleşen ekonomik sıkıntılar ve paranın satın alım gücününün gittikçe düşmesi, hükmedilen manevi tazminat tutarının ne kadar yetersiz kaldığını açıkça gösterdiğini, dava dilekçesinde müvekkiller açısından talep ettikleri eş ... için 50.000,00 TL çocukların her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL, anne ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın tam kabulünü talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,
ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para,
zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, yolcu olan müteveffanın kusursuz olması,
tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren davacı ... lehine 50.000,00 TL, desteğin annesi olan davacı ... lehine 15.000 TL, diğer davacılar lehine ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Bu nedenle;
davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN
1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 303,90 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, davacı ... yönünden kurulan hüküm yönünden HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık, diğer davacılar yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/797, K. 2026/339, 13 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama